4.Bölüm "Alaz İle Yakınlaşma."

1K 174 50
                                    

Üzerine giydiği kot gömlek ve siyah pantolonla karşımda kısılan gözleriyle sırıtıyordu.

"Sen?" Babam önüme attığı gazeteyi alıp fotoğrafta yüzü net bir şekilde gözüken Alaz'a baktı. Fotoğraf iki açıdan da çekildiği için ikimizin yüzünün de gözüktüğü iki fotoğraf vardı.

"Ben Alaz Demirkan. Memnun oldum." Diyerek babamın elini öptü. Ardından bana gülümseyip göz kırptı. Annemin yanına gidip onun da elini öptü ama alnına götürmedi. "Siz de Derin'in ablası olmalısınız. Derin bana ablan olduğundan hiç bahsetmemiştin." Ne klişe ama! Bu klişe lafla annemin gözüne girmeyi başarırken ben olanları oturduğum sandalyede şaşkınca izlerken az sonra olacakları merakla bekledim.

"Çok teşekkür ederim. Ben Derin'in annesi, Nuray. Memnun oldum." Alaz gülümsedi.

"Biriniz bana burada ne olduğunu açıklayabilir mi artık?" Diyen babama hak verdim. Bana da açıklar mısın Alaz? Ne yapıyorsun sen burada?

"Efendim, isterseniz kahvaltıya geçelim orada konuşalım." Babam bir şey demeden masada baş köşesine oturdu. Annem benim yanıma otururken Alaz karşıma oturdu. Ona soran gözlerle baktığımda bana güven verici bir gülümseme yolladı. Bir bildiği olduğunu düşünsem de beni çıkmaza sürüklüyordu.

"Dinliyorum. "Diyen babamın sabrı tükenmiş gibiydi.

"Derin ile üç aydır beraberiz. "Başladığı cümle ile gözlerimi pörtletebildiğim kadar pörtlettim. Yahu ben seni daha dün tanıdım! "Fakat size söyleyemedi bir türlü, tepkinizden korktuğu için. Gazete de haberleri görünce artık bilmeniz gerektiğini düşündük. Derin bu sabah yalnız söylemek istemediği için beni kahvaltıya çağırdı. Lütfen ona kızmayın size söylemeyi ne kadar istese de yapamadı." Bakışlarını bana çevirdiğinde şaşkınca onu izliyordum. "Ben kızınızı çok seviyorum, çok aşığım. Onu gözümden bile sakınacağımdan şüpheniz olmasın. Onu üzmeyeceğim, onu üzen olursa da onu üzeni üzeceğim." Demesiyle ağzıma attığım salatalık boğazımda kaldı ve ufak çaplı bir öksürük krizine girdim. Annemin sırtıma değil boğazıma takılan salatalığı,, iç organlarımı yerinden sökebilecek güçte vuruşlarıyla öksürük krizim sonlandı. Şimdi düşüp bayılacağım şuracıkta. Tansiyonum düştü galiba bana bir şeyler oluyor!

"Nereden tanıştınız siz?" Babamın sorusuyla ecel terleri dökmeye devam ettim. Üzerimdeki tişörtün eteklerini sıkarak sakinleşmeye çalıştım. Alaz bunları anlatırken aynı zamanda kahvaltı da ediyorduk.

"Üniversitede görmüştüm onu. İlk görüşte aşık oldum ve bir şekilde numarasını aldım. Yoğun uğraşlar sonucunda üç aydır sevgiliyiz. Üç ay içinde sadece bir kere buluştuk o da dündü, zaten siz de öğrendiniz. "Babamın kafasının karıştığı belliydi. Annem de anlamış olacak ki, "Devrim, neyi düşünüyorsun? Kaç yaşına geldi kız. Hem daha iyisini mi bulacaksın? İzin ver gençlere. Hem görmüyor musun nasıl seviyorlar birbirlerini."

"Bana söylenecek söz mü bıraktınız?" Alaz'ın yüzünde zafer kazanmışcasına bir gülümseme oluşurken biraz daha uzatırsa üstüne atlayacaktım. "Onaylıyor musunuz ilişkimizi?" Ne ilişkisi, neyin ilişkisi kendi kendine ilişki başlattı resmen iki dakikada adama bak.

"Madem çok seviyorsun kızımı, ben de onayladım gitti." Alaz'ın gülümsemesi büyürken günü kurtarıp geleceğimi çöpe atmasından dolayı ona kızdım. "Ama bana bak, kızımı üzersen doğduğuna pişman ederim seni." Ben Alaz'ın gezegeninde doğum nasıl oluyor acaba diye düşünürken Alaz konuşmaya başladı.

"Çok teşekkürler efendim. Kızınızı üzmeyeceğimden emin olabilirsiniz. İzninizle ben gideyim, size afiyet olsun."

Alaz'ı yalandan geçirdikten sonra hızla odama çıktım. Delirmişti bu! Odamın kapısını açtığımda yatağımda uzanmış, kollarını başının altında birleştirmiş sırıtarak bana bakıyordu. Kapıyı kilitledim.

LAVİNYAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin