13 - Confession

4.1K 206 820
                                        

Bölüm Şarkısı: Arctic Monkeys - I Wanna Be Yours

Confession*
İngilizce'de "itiraf" anlamına geliyor.

Betty:

Robert:

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Robert:

Bölüm küfür, psikolojik şiddet ve fiziksel şiddet içeriyor

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bölüm küfür, psikolojik şiddet ve fiziksel şiddet içeriyor. Rahatsız olacakların okumamasını öneririm.

İyi okumalar.

☯️☯️☯️

İki ay sonra...

Nisan, tüm çiçek kokularını beraberinde getirip Londra'da yayılmıştı. Yaz ayına yaklaştıkça güneş daha da belli oluyor, gri Londra semalarını can alıcı bir maviye boyuyordu.

Küçük çocukların sesleri daha çok duyulur olmuştu sokaklarda. Cıvıltıyı andıran sesleri bazen oyunun heyecanıyla çığlık çığlığa yankılanıp beni ürkütürken bazense neşeyle yükselip istemsizce gülmemi sağlıyordu.

Onlar bana, karanlık çocukluğumun birer hatırlatıcısıydı.

Köşeye itilmiş çocukluğum daima gölgeler altında kalmıştı. Güneşi görmek mümkün olmamıştı. Bu gölge, o büyük cüssesine rağmen küçücük kalan kalbi ile babama aitti. Merhametten nasibini almamış babama...

Bu yüzden bedenimin yapıtaşları acı ve özlemdi. Beni ben yapan bunlardı. Etrafıma sardığım duvarlar benliğimi korumak ister gibi her şeyi dışarıda tutmuştu. Bana kalan tek şey kasvet olmuştu.

Kozasında tıkılı kalmış bir kelebek gibi esirdim. Özgürlüğüm yalnızca bedenimin kapladığı alan kadardı. Ben, bugün ben olamıyorsam, eğer dilediğim ben olamıyorsam, her anımı içten gülümsemelerle kaplayamıyorsam sorumlusu bu kozayı etrafıma örenlerdi. Annem, babam, belki biraz da kendim...

Babamı da kaybedeceğim diye susmuştum. İşte hatam buydu. Onu geri kazanmak için boş yere çabalamak. Ona dair umutlar beslemek. Yanıldığımı bilmeden, kabullenmeden yıllarca bunu sürdürmek benim en büyük hatamdı.

Hatam büyüdükçe beni de dipsiz bir çukura doğru çekmişti. Tırnaklarımı sapladığım toprak beni tutamamıştı. Çukura sürüklendikçe sürüklenmiş, zihnimi kontrol etme yetimi ben zaten yıllar önce kaybetmiştim.

Knee Socks | Daddy Issues Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin