Almas: nasipte varsa
E: ee
Almas: bu kadar
•Görüldü✔
İsminin elmas olmasının sebebi tabi ki de isimleri birleştirince elmas oldu hahaha defuz kitabımdan bilinir :)
Bu partiye gelmeyi pek istemesemde evin içine adımımı attım. Gelmek istemememin tek sebebi bu partiyi Emre düzenlemişti ve ben Emreyi sevmiyordum.
Evet, evet tek sebep buydu.
Ama gel gör ki partideydim. Bizimkileri gördüğümde yanlarına ilerledim. Almasta oradaydı. Kısa bir şekilde onu süzdüm. Beyaz tişört altınada siyah bir kot giymeyi tercih etmişti.
Doğukan beni gördüğünde el salladı, "Oo Özgü Karanda gelmiş." ukalaca gülüp selam verdim. "Selam."
"Gelmeni beklemiyordum Özgü." Emrenin konuşmasıyla ona döndüm.
"Ben de beklemiyordum ama bak işte buradayım." dedim ve koltuğa oturdum. Yanımda Eylül oturuyordu onun yanında Almas. Almasın karşısında Emre, Emrenin oturduğu koltuğun kenarında sevgilisi ve onların yanında pufta oturan Doğukan.
"Ben içecek bir şeyler getireyim." diyip ayaklandı Eylül.
"Ee nasılsınız millet görüşmeyeli." diyip herkese göz gezdirdim.
"Aynı halimizdeyiz." kafamı salladım. Ben ailemin işlerinden dolayı Fransaya gitmiştim. Aramızda kopukluk oluşmuştu. Artık eskisi kadar yakın değildik.
Eylül elinde bira dolu tepsiyle geliyordu. Ünümüzdeki sehpaya koydu ve yanıma oturdu. Artık Almasla aramızda biri vardı.
Almasın beni tanıdığı söylenemezdi ben gitmeden 2 hafta önce katılmıştı arkadaş grubumuza o zamanlar lise sondaydık. Şimdi 3 sene geçmişti.
"Şu hep oynadığımız oyunu oynayalım mı?" Doğukanın sorusuyla kaşlarımı çattım. Hangi oyundan bahsediyordu?
"Evet! Evet!" Eylül heyecanla konuştu.
"Hangi oyun?"
"Oho sen unutmuşsundur tabii 3 sene geçti. Lisede oynadığımızı diyorum. Her partide oynardık ya."
Aklıma gelen anılarla yüzümü buruşturdum. Bu oyunda neler neler yapmıştık. Oyun doğruluk cesaretliğin sadece cesaret hali gibiydi. Herkes bir kağıda birinin yapmasını istediği bir şeyi yazıyordu, kağıtları katlayıp karıştırıyorduk ve birini seçiyorduk o çıkan şeyi yapmak zorundaydın yoksa ceza alırdın.
Cezayıda oyun başlamadan önce karar veriyorduk. Oyun buydu işte. Herkes ne saçmalıklar yapmıştı bu oyunda.
"Ben varım." dedi Emre.
"Emre varsa ben de varım." diye atladı sevgilisi göz devirdim. Ne itici bir çift!
"Özgü? Almas?" Kafamı salladım eğlenmek istiyorlarsa o zaman eğlenirdik. Almasa döndüm onunda kafa alladığını gördüm.
"Okey! Cezamız ne olmalı?"
"Her birimize 500tl ödemeli."
"Ucuz bir ceza." dedim.
"Siz ne önerirsiniz Özgü hanım? Ya da sen 1000tl ödemeye ne dersin?"
"Bence bu ceza gayet makul. Hepimizin ailesi senin ailen kadar zengin değil Özgü."
"Tamam kabul. Eğer çıkan şeyi yapmazsam her birinize 1500 vereceğim."
"Tamamsa başlayalım. Hemen kağıt kalem getiriyorum." dediği gibi kalktı Eylül. 1 dakika sonra geri geldiğinde elinde küçük kağıtlar ve kalemler vardı. Her birimize birer tane dağıttı.
"Almas ben köşede oturmak istiyorum. Özgünün yanına geçsene." Almas kısaca tamam diyip yanıma geldi. Kasılmıştım ben şimdi nasıl oyuna adapte olacaktım? Kendimi koltuğun kol kısmına iyice yapıştırdım.
"Yazmaya başlayalım."
Düşünmeye başladım. Çok kötü bir şey yazmak istemiyordum çünkü bana da çıkabilirdi. Aklıma ilk gelen şeyi yazdım.
Herhangi birine kucak dansı yap.
Ne? Bir erkek yaparsa komik olabilirdi. Ama bana çıkarsa borçlu çıkacaktım. Yazdığım şeyi katlayıp nerden geldiğini bilmediğim kutunun içine attım.
Herkes tamamlayıp attığında. Emrenin sevgilisi başladı. Cidden kızın adını bilmiyordum. Aldığı kağıdı yüksek sesle okumaya başladı.
"Odadaki birini tahrik et." Ah bu onun için çok kolaydı sevgilisi burdaydı be! Ve ben şimdi bunların ön sevişmesini mi izleyecektim?
Kız çektiği kağıdı kenara koydu ve gülümseyerek Emreye baktı. İlk olarak parmaklarını Emrenin bacağına sürttü. Tamam bana bu kadarı yeterdi. Kafamı çevirip başka yöne baktım.
Dans eden kızlar erkekler vardı ellerindeki biralarıda unutmamak lazımdı. Klasik gençlik partileri işte. Bir süre dans edenlere baktıktan sonra önüme geri döndüm. Öpüşüyorlardı.
"Tamam yeter sonrasını evinizde yapın." dedi Almas o da benim gibi rahatsız olmuştu anlaşılan. Kız ayrılıp saçını başını düzeltti. Sıra Doğukana gelmişti. Bir kağıt çekti ve okumaya başladı.
"Oyundakiler hariç partiden bir erkekle öpüş. Şansıma tüküreyim bunu yapmak zorunda mıyım?"
"Tabii ki yapmayabilirsin her birimize 500tl ateşlersen." Anlaşılan bunu Emre yazmıştı.
"Sikeyim ya! 2500 tl'yi bu oyuna vermek istemiyorum." Ne yani cidden bir erkekle öpüşecek miydi? İşte buna gülerdim.
Doğukan ayağa kalkıp üstünü silkeledi.
"Gay birini arıyorum!" Herkes şaşkınca ona döndüğünde gülmemek için kendimi zor tuttum. Aralardan bir çocuk "Yes!" diyerek geldi. Doğukan hızlı ve seri adımlarla çocuğun yüzünü tuttu ve öptü. Şaşkın bir şekilde kahkahalara boğuldum.
"Bunu yapacağını beklemiyordum Doğukan." dedim kahkahalarımın arasından. Doğukan sinirli bir şekilde pufuna oturdu. Öptüğü çocuk ara beni diyerek gitti.
Evet artık sıra bana gelmişti. Güzel bir şey çıkmasını bekleyerek bir kağıt çektim ve okudum.
"Sağındakine Fransız Öpücüğünü göster."
Sağımdakine mi? Almasa mı? Bunu yapmayı düşünmüyordum. Elim yanımdaki çantama gitti. Bacağımda bir dokunuş hissettim.
Almasa baktım. Ne yani istiyor muydu? Ellerimi çantamdan çektim ve ona döndüm. Bu ilk öpücüğüm değildi ama Almasla ilk öpücüğümdü.
"Peki bunu sağımdaki istiyor mu?" diye sordum.
"İstemezse bana gösterebilirsin Özgücüm." dedi Doğukan ona göz devirdim.
"İstiyorum." dediğinde kalbim tekledi. Peki istediği öpücüğü verecektim.
Ona döndüm ve yaklaştım. Dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Öpüşüme karşılık verdiğinde gülümsedim. Üst dudağını emmeye başladım. Beni belimden tutup kucağına çekti. Ellerimi boynuna doladım. Dilimi dişlerine sürttüm. Dişlerini araladığında dillerimiz birbirine değdi. Son kez öpüp ayrıldım ve yerime oturdum.
"Almasın bir sevgilisi vardı." Arkasını dönüp giden kızı gördüğümde gülümsedim.
"Artık yok."
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
süpriz son bölümü nasıl yazdım hiç fikrim yok *utananemoji* oy ve yorumlarınızı merakla bekliyorum :)