ONCELIKLE ARKADAŞLAR BÖLÜM KISA FARKINDAYIM AMA HIÇBIR ŞEY YAZMAMAKTAN IYIDIR ÖZELLIKLEDE ÖNCEKI BÖLÜMÜ TAM YERINDE KESTIKTEN SONRA.. VE ILERISI IÇINDE SÖZ VEREMIYORUM BIR SÜRE BÖYLE KISA GELECEK BÖLÜMLER. LAFI UZATMADAN BÖLÜME GECEYIM BEN EN IYISI.. :-)
--------------------BURCU---------------------
Kapıyı açınca, sadece Arya'nın gelmediğini gördüm. Karşımda samimi olduğu birkaç arkadaşım, Çağın, Mustafa müdür ve en önemlisi KUTAY kardeşlerde buradaydı. En önde Seda KUTAY onun arkasında umursamaz bir şekilde Uğur KUTAY ve en arkada en büyük kardeş Ali vardı. Bana bakmıyordu. Hala sinirli ve umursamaz gözüküyordu. Seda ise hüzünlü gözlerle bana bakıyordu. Hiç düşünmeden bana sarıldı.
"Gideceğine inanamıyorum! "
Dedi. Bende ona sarıldım.
"Öyle gerekti.."
Dedim. Uğur, müthiş bir suratsızlıkla bize hitaben konuştu.
"Böyle kapıda mı duracağız ? "
Dedi. O öyle deyince kenara çekildim ve sırayla içeri girmeye başladılar. En son Ali geçti. Yuzune bakmadım. O, geçtikten sonra kapıyı kapatıp içeri girdim. Her yerd koli gören bizimkiler şaşkın görünüyorlar.
"Tayinin çıktığını bilmiyordum."
Dedi Arya müthiş bir kızgınlıkla.
"Bende yeni öğrendim. "
Dedim kendimi savunmak istercesine.. bu sefer kırgın bakislarla müdüre döndü.
"Gideceği zamanın belli olmadığını söylediniz.."
Dedi. Savunma ihtiyacı duydum.
"Ben gizli kalmasını istedim cunkü..
Dedim. Bu sefer kırgın bakışlarla bana baktı ama hiçbir şey demedi. Bende lafı dağıtmak için çaya bakmam gerektiğini söyledim. Mutfağa geçtiğim de bugün yeni toplamış olduğum birkaç koliyi açtım. Yeterli sayıda tabak, bardak ve çatal kaşık çıkarttım. Buz dolabında, geçen gece aldığım pasta duruyordu. Birkaç bir sey daha bulup tabakları hazırladım ve çayları koymak için arkamı döndüm. Bir anda gördüğüm kişi ile korktum. Uğur, arkamdaydı ve bana bakıyordu. Ilk başta üzgün gibi dursa da kendini hemen toparladı ve
"Su içmek için geldim.."
Dedi. Başımı hafifçe sallayıp ona şu doldurmak için arkamı ona döndüm ve bir bardağa su doldurup ona döndüm. Tam arkamdaydı. Bir şey söylemek ister gibiydi.
"Ben.. gitmene üzüldüm.."
Dedi başını eğip.
"Böylesi herkes için en iyisiydi."
Dedim. Suyundan bir yudum aldı ve
"Peki.. nereye gidiyorsun ?"
Diye sordu. O sırada
"Bir şey lazım mı ?"
Diyerek mutfağa giren Arya ve yanındaki Seda ile sorusu havada kaldı. Çok mutlu oldum çünkü ben gidene kadar kimsenin nereye gideceğimi bilmemeleri en iyisiydi.. bir şekilde engel olmaya çalışacaklardı çünkü..
"Ahh evet biraz yardım fena olmaz. Ben çayları koyayım sizde peşimden tabakları götürün salona.."
Dedim. Uğur'da dahil hepsi dışarı çıktı. Bende çayları koydum ve kapıya doğru döndüm. Bu sefer kapıda gördüğüm kişi ile dondum. Ali, üzerinde siyah kumaş pantolonu ve ona zıt bembeyaz gömleği ile kemerinde silahı ve rozeti ile kapıya yaslanmış bir vaziyette duruyordu. Kollarını bağlamıştı ve bana bakıyordu. Bir anda ellerimin terlediğini hissettim. Bardaklardan gelen hafif tıkırtılarda bunun ispatıydı. Kendimi zorla da olsa toparlayıp,

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KAN VE ADALET
Mystery / ThrillerCenk, her zaman en fazla haz duyduğu kısma gelmişti. Kurbanının yalvardığı kısma... Bu kadında diğerleri gibiydi. Birazdan son nefesini vereceğini anlamış , zavallı hayatı için yalvarmaya başlamıştı bile.. ama katili amansızdı. Kadının çığlıklarını...