20 Yıl önce
Narcissa, ablasının masada unuttuğu pelerinini almak için biraz önce aile yemeği yedikleri geniş salona inerken içerden gelen seslerle duraksadı. Biraz daha kapıya yaklaştığında iki gencin hala salonu terk etmediklerini anladı. Dinlemek istemiyordu ama içindeki meraka yenik düştü.
Çeşitli meyveler ve nefis içkilerle donatılmış masadan bir kadeh beyaz şarabı alıp karşısında oturan Lucius'a kaldırdı Rodolphus. ''Malfoy veledinin damat oluşuna!'' küçük bir yudum aldığında, Lucius göz devirdi.
''Piç herif.'' diye mırıldandı kaldırılan kadehe karşılık verirken.
''Kim inanırdı..'' diye homurdandı, ağzına attığı meyveleri çiğnemeye çalışıyordu. ''Lucius evlenecek ve-
''Kapat çeneni Rodolphus..'' sarışın genç alnına düşen saçları geriye atıp umursamaz bakan mavilerini arkadaşına dikti. ''Gecelerdir bunun bir kabus olması için Merlin'e yalvararak uyuyorum.'' dedi alkolün etkisiyle gülmeye başlamadan önce.
Aynı gülüşle karşılık verirken, bardağı tutuğu elini uzatıp işaret parmağını Lucius'a dikti. ''Boşuna hayal kurma Mr.Malfoy o damatlığı giyeceksin!'' gülüşü zıvanadan çıkmış bir sarhoşu andırırken, Lucius da gülmekten şarabın bir kısmını dışarı püskürttü.
''Ya da düğün sabahı bana Avada çakman için sana rüşvet vereceğim.'' dedi ağzını masadan aldığı beyaz peçeteyle silerken. ''Yoksa şımarık Black kızlarından biriyle sonsuza kadar bir evin içine hapsolacağım.''
''Büyük konuşuyorsun Lucius..'' dalgınca masaya bakıp gülmeye devam ederken. ''Cissy iyi kızdır. Onu seveceksin.''
''Hogwarts'ta ablasının peşinden ayrılmayan kedinin tekiydi.'' dedi siyah kravatını gevşetirken ''Bilirsin..'' diye devam etti sinsi bir gülüşle göz kırparken ''masum kızlar pek ilgimi çekmiyor.''
''Şerefsiz!'' Rodolphus tekrar kahkaha attığında , kapının önünde dikilen genç kız bin parçaya bölünmüş kalbiyle derin bir nefes aldı, ardından içeriye bir adım attı sakince.
Masadaki ikili ,genç kızı gördüğünde telaşla dağılmış hallerine çekidüzen vermeye çalıştı. Rodolphus yapış yapış şarap olmuş ağzını silerken, Lucius beyaz gömleğini düzeltti. ''Narcissa?'' dedi temkinli bir tonda. Ayağa kalkıp kızın karşısına geçti.
Genç kız bir adım daha attı masaya doğru mavi gözlere bakmaktan çekinmeyerek. ''Ablam pelerinini unutmuş.''
Rodolphus gülerek aptal bir ifadeyle gözlerini bir sağa bir sola çeviriyordu.
''Şey ben görmed-
''Ben bulurum.'' dedi kız hızla genç adamın yanından geçerken kuzey ışıklarının altında bir geceyi andıran ferah parfümü Lucius'un burnuna doldu. Hafif sarhoşluğun da etkisiyle arkasını dönüp sandalyelerin arasında pelerin arayan kızı izlemeye başladı.
Narcissa Black ; uzun saçları, beyaz teni, ince vücudu ve üzerine tam oturan mini siyah elbisesiyle çok mu asil gözüküyordu? Yoksa Lucius sınırı aşacak kadar sarhoş mu olmuştu?
Rodolphus bir eliyle kulağını, gözleriyle de genç kızı işaret ederek ''Duymuş mudur?'' diye mırıldandı.
O an sarışın gencin beyninde şimşekler çaktı. Biraz önce saçmaladığı cümleler yankılandı kafasında. Duymamalıydı.
Narcissa pelerini bulduğunda hızlı adımlarla kapıya doğru ilerlerken Lucius kızı kolundan yakalayıp kendine çevirdi. Aklı yerinde olmadığı için bir süre kızın şaşkın yüzüne bakıp ne diyeceğini düşündü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Storm In Hogwarts // Dramione
Hayran Kurgu✨Hermione, Draco'nun büyük sırrını öğrendiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.✨ 👑 WattpadFanficsTR, "Hogwarts Dünyası" adlı okuma listesinde! 🏳️🌈 "Homofobikler giremez." -Eşcinsel içerik - ¬TAMAMLANDI- |Bölüm Sayısı 38|
