Gördüklerimden sonra ilk tepkim elimi ağzıma götürüp kapatmak oldu, yaşadığım şaşkınlık hareket etmemi engelliyordu. Akın anında Yaren'i itip kendinden uzaklaştırdı. "Bir daha sakın bunu yapma!" Yaren bu tepkiyi beklemiyor olacak ki sendeledi, uzaktan bile yüzünde ki sinir ve gerginlik belli oluyordu. "Akın gör artık beni ya! Seni nasıl sevdiğimi gör.. B-bak buradayım ben!" Akın hareketleriyle bu durumdan rahatsız olduğunu belli ediyordu. Ben bunca zamandır Yaren'in, Akın'a aşık olduğunu nasıl fark etmemiştim? "Sen hala anlamıyor musun Yaren? Ben seni sevmiyorum hiçbir zaman da sevmeyeceğim!" Yaren'in yüzüne doğru sinirle bağırınca Yaren geri adım atmak zorunda kaldı. "Işık'ı seviyorsun ama değil mi?" Adımı duyunca yerimde kıpırdandım hala onları izliyordum gizlice, bir yandan da Akın'ın vereceği cevabı merak ettim. "Evet, Işık'ı seviyorum hep de seveceğim."
"Bir insan arkadaşına nasıl yapar bunu ya?" dedi Akın yine bağırarak. Gerçekten neden bana bunu yaptın Yaren? Göz yaşlarımı daha fazla tutamadım ve akmaya başladılar ses çıkarmamak için nefes bile almamaya çalışıyordum. "Arkadaş mı?" bunu sanki tiksinir bir sesle söylemişti. "Hala anlamadın mı? Işık'la senin için arkadaş oldum ben. Sana yakın olmak için." Bu sözlerle birlikte kalbime bir darbe daha yedim meğer o benim hiç arkadaşım olmamış ben öyle zannetmişim. "Hatta şuan bile Işık'la ilgili bilmen gereken şeyler var diye seni buraya çağırmasaydım muhtemelen gelmezdin." Akın ondan biraz daha uzaklaştı ve yüzünü buruşturdu. "Senden tiksiniyorum!"
"Ben sadece çok aşık bir kadınım, sevdiği için her şeyi göze alabilen." Yaren kendini Akın'a yaklaştırıp elini yanağına koymaya çalıştı ama Akın refleksle elini havada tuttu. Yaren'in sesi titriyordu ağladığını anlamıştım. "Beni sadece birazcık sev istedim.." Akın kendini sakinleştirmek için saçlarını düzeltti ama işe yaramamış olacak ki duvara bir yumruk geçirdi. "O fotoğrafı sen paylaştın! O gün bilerek yanıma geldin Işık'la ilgili konuşup dikkatimi dağıttın ve gizlice telefonumu aldın. Bunu Işık'a nasıl yaparsın ya?" Yine şok içinde ağzımı kapattım meğer her şeyi Yaren yapmış tüm hücrelerimle ondan bir kez daha nefret ettim. "Işık fotoğrafı senin paylaştığını düşünüp senden nefret edecekti ve bir daha hiç barışamayacaktınız ama o intikam almayı seçtiğinde seni üzecek bir şey yapmasından korktum, senin üzülmene kıyamadım." Akın artık sinirden gülmeye başlamıştı. "Sende suçu Açelya'ya attın."
"Fena mı oldu? Bak Işık artık senin yaptığını düşünmüyor." Yaren sanki birine iyilik yapmış gibi kendiyle gururlanıyordu. Akın o kadar sinirliydi ki Yaren'e bir şey yapmasından korktum. "Işık'a her şeyi söyleyeceğim." dedi öfkeyle. Yaren sanki bunu bekliyormuş gibi gülümsedi. "Yapamazsın.. Eğer yaparsan Işık'a senin benim peşimde olduğunu söylerim. Bana aşık olduğunu ve ne yaparsam yapayım peşimi bırakmadığını anlatırım. Sence eski sevgilisine mi yoksa en yakın arkadaşına mı inanır?" İşte tam şuan ortaya çıkıp saçını başını yolmak istiyordum ama kendimi tuttum. Akın işaret parmağını ona doğrulttu. "Sen gerçek bir ruh hastasısın."
Yaren göz yaşlarını okul formasının koluyla silip saçlarını düzeltti. "Sen de bir gün benim doğru kişi olduğumu anlayacaksın Akın hala Işık'ta ne bulduğunu anlamıyorum zaten." İsmimi sanki küfür edermiş gibi söylemişti, tüm sinir hücrelerim harekete geçmişti artık ne duysam şaşırmayacaktım. "Anlamaman çok normal, sen asla onun gibi olamazsın." Yaren sinirle kollarını önünde birleştirdi ve ayaklarını yere vurmaya başladı. "Bir daha Işık'ı üzecek bir şey yapmaya kalkarsan yemin ediyorum seni mahvederim, bu okulu sana dar ederim." Yaren bu uyarıyı ciddiye almadı ama yüz ifadesinden bunu hiç beklemediği belli oluyordu. "Şimdi kızıyorsun anlıyorum ama bir gün sende bana aşık olacaksın." Akın'ın ayak seslerini duyunca hemen kapıdan geri çekildim. "O gün hiçbir zaman gelmeyecek hatta okulda ki tüm kızlarla bile çıkarım ama seninle asla. Şimdi gidiyorum bir daha bana mesaj atıp rahatsız etmezsen sevinirim." Akın boş sınıftan çıkmadan önce koşar adımlarla ses çıkarmamaya çalışarak oradan uzaklaştım.
Bahçeye çıktığımda Deniz'in beni beklediğini gördüm hemen yanına gidip yanında duran çantamı aldım, ağladığımı fark edince endişeyle yüzümü elleriyle kapladı. "Işık noldu? Niye ağlıyorsun?!" O an konuşacak dermanım olsaydı 'Deniz kimseye güvenme' derdim. Duyduklarım kaldırılabilecek türden şeyler değildi ben bile hala idrak edememiştim. "Deniz lütfen bana bir şey sorma.. Sadece eve gitmem lazım." Deniz arkamdan gelmek istedi ama ona elimle durmasını işaret ettim, bu mahvolmuş halimi gördükten sonra ısrar etmedi ve isteğimi yerine getirdi. İlk dersin başlangıcını haber veren zil sesi çaldığında okuldan çıktım. Yaren'le karşılaşmak, onun yüzüne baktığımı düşünmek bile midemi bulandırmaya yetiyordu. Ona yaptıklarının hesabını soracaktım ama ilk önce kaybettiğim gücümü geri kazanmalıydım.
✨
Işık'a üzüldüm ya
Yaren'den nefret edenler?
Sizce yeni bölüm nasıldı?
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OD | Texting
RomantizmIşık: Niye gözlerini kaçırıp duruyorsun benden? Işık: Korkuyor musun bana bakmaktan? Işık: Bence de kork. Işık: Bak gözlerime. Işık: Nefretten başka bir şey görebiliyor musun? Işık: Göremezsin. Işık: Çünkü yok..
