8. BÖLÜM: Hanımefendi bu dansı bana lütfeder misiniz?

512 11 3
                                    

"Teşekkür ederim." dedim. Merdivenlerden inip telefonumu şarjdan aldım.
"Peki siz nereye gidiyorsunuz?" dedi Andrew.
"Partiye gidicez biliyorsun bunu." dedi Elena.
"Hayır gidemezsiniz. "
"Neden? İstediğimiz yere gidebiliriz. Yoksa evde tek başına kalmaktan korkuyor musun?" dedi Elena alaycı tonda. Elena'nın bu özelliğini seviyordum. Tabi benimle uğraşmadığı zamanlarda.
" Hayır babana söz verdim sana göz kulak olucam."
"Sana gerek yok. Diana var."
"Konu kapandı. Bekleyin hemen geleceğim. Ben sizin gibi 2 saatte hazırlanmıyorum. "
"Sanki başka seçeneğimiz var." dedi Elena derin nefes alarak. Tekli koltuğa oturup ellerini göğsünün üstünde çaprazladı. Ben de yanındakine oturdum. Beş dakika sonra Andrew geldi. Altına kot pantolon üstüne siyah vücudunu tamamen saran V yaka tişört giymişti. Kaslarını görebiliyordum. Tişörtün üstüne sportif ceket giymişti. İtiraf etmeliyim ki gerçekten yakışıklı olmuştu. Masanın üzerinden arabasının anahtarını aldı. O çoktan 18 olmuştu ve babası doğum günü hediyesi olarak siyah, üstü açık ama kapanabilen tarzda araba almıştı. Elena ve Andrew'u takip ederek dışarıya çıktım. Elena Andrew'un yanına öne oturmuştu. Ben de arkaya geçmiştim. Birkaç dakika sonra partiye varmıştık.
"Elena beni partiye getirdin ama bu parti kimin? " dedim. Doğruydu kimin olduğunu bilmiyordum.
"Bilmiyorum. Önemi var mı neden burada olduğumuzu söylemiştim sana. Hadi gidelim." dedi.
"Aslında gerek var. Kimin evine geldiğimi merak ediyorum." dedim.
"Charla ve Cindy'nin partisi ama ev sahibi Charla." dedi birden Andrew. Bir dakika doğru mu anlamışım okuldaki en nefret ettiğim iki kişinin partisine mi gelmiştim. Kesinlikle eve geri dönmem lazımdı. Oswin'i ya da kuzenimin hoşlandığı şu çocuğu bir kenara bırakın burayı terketmem lazım. Tam arkamı döndüm gidiyordum Cindy'nin tiz, sinir bozucu sesini duydum.
"Hoşgeldiniz. Merhaba Andrew partiye gelmene çok sevindim. Rahatınıza bakın belki ilerleyen saatlerde dans ederiz ne dersin?" dedi. Andrew'a baktığımda sadece gülümsüyordu.
"Aaa Diana sen de hoşgeldin, nasılsın?" dedi. Beni farketmene sevindim Cindy. Oysa boyum ondan uzundu. Planlarım arasında farkedilmeden kaçmak vardı ama artık bu düşünceme veda edebilirim.
"Teşekkür ederim Cindy sen nasılsın?" dedim kendimi sıcak bir gülümsemeye zorlayarak.
"Artık süperim. Rahatınıza bakın."
İçeriye doğru yürümeye başladım. Müzik sesi gittikçe artıyordu. Evin kapısının önüne geldiğimizde "Ben sizinle burada gece yarısı buluşurum. " dedi Elena ve gitti. Andrew bana boş boş bakıyordu. O sırada Oswin'in bana doğru geldiğini gördüm. Tanrım çok tatlı olmuştu. Düşük bel kot pantalonu üzerine bisiklet yaka gri tişört giymişti. Andrew'un tişörtü gibi vücudunu sarmıyordu ama yine de kasları gözüküyordu. Yanıma gelip elini uzattı. "Hanımefendi bu dansı bana lütfeder misiniz?" Sonradan o yüksek sesli, hızlı çalan müziğin yerini yavaş ve dinlendirici müziğe bıraktığını hissettim. Acaba kabul edersem Andrew'a ayıp olur muydu? Sonuç olarak istemesemde bu partiye birlikte gelmiştik. Elena da bizi yalnız bırakmıştı. Hemen bu düşümcelerimi terkettim. Egoist Bey'den banane. Hatta yalnız kalırsa da eğlenirim. Bu yüzden sıcak gülümsememle Oswin'in elini tuttum ve "Elbette beyefendi bu benim için şereftir. " dedim. Birlikte salonun ortasına doğru gidip dans etmeye başladık. Geldiğimiz yöne baktığımda Andrew'u orada göremedim. Geri Oswin'in ela gözlerinin içine baktım. Ben gerçekten bu çocuğa aşıktım.
"Sen gelene kadar burası çok sıkıcıydı. Charla ve Cindy hiçbir zaman benim seveceğim türden parti yapmadı. Bu sefer gelmeyecektim ama sen gelince fikrimi değiştirdim. Bugün çok güzel olmuşsun." dedi Oswin. Birden utandım.
"Teşekkür ederim sen de çok yakışıklı olmuşsun." dedim. Bu sırada şarkının çoktan bitip yerini yeniden yüksek sesli müziğe bıraktığını farkettim. Birden gülmeye başladım. Oswin'in kafası karışmıştı. Anlamayan gözlerle bana bakıyordu.
"Şarkı çoktan bitmiş ama biz hala dans ediyoruz. " dedim bağırarak. O da anlayınca gülümsedi ve birbirimizden ayrıldık. Oswin kulağıma doğru eğilip "İçecek bir şey alıcam istiyor musun?" dedi. Kafamı olumlu anlamda salladım. O benden uzaklaşırken ben de etrafıma gözgezdirmeye başladım. Sonra birden Andrew'u gördüm. Cindy ile çok yakın bir şekilde konuştuğunu gördüm. Cindy elini Andrew'un omzuna koydu. Gülüyorlardı. Sonra Andrew ile gözgöze geldik. Kafamı çevirip Oswin'e bakmaya başladım.
***
Gece yarısı olmuştu ve ben söylediğimiz yerde hem Elena'yı hem de Andrew'u bekliyordum. Aslında arabaya ihtiyacımız olmasa Elena'yı kolundan tutup giderdim ama maalesef ihtiyacım var ve Andrew'u da bekliyordum. Elena'nın bana çok mutlu şekilde geldiğini gördüm. Rezil olmayacağını bilsem mutluluk dansı yapar derdim. Yanıma gelince bana sarıldı ve şapşal gibi yüzüme gülüyordu.
"Arabaya ihtiyacınız var mı? İsterseniz siz iki güzel bayanı evlerine bırakabilirim. " dedi Oswin. Oysa onun gittiğini sanmıştım. Tam Elena ağzını açacaktı ki ben "Çok mutlu oluruz. " dedim. Elena'nın bana baktığını hissediyordum ama aldırmadan koluna girip Oswin'in arabasına gittim. Öne oturdum.
"Elena'nın evi nerede biliyor musun?" dedim.
"Evet biliyorum. Ailen ne zaman gelecek?"
"Yarın akşam gibi burada olurlar." dedim. Elena'nın evi Charla'nın evine yakındı. Hemen geldik. Aşağıya inerken Oswin kolumdan tuttu ve beni kendine döndürdü. "Bu gece çok eğlendim." dedi Oswin. Bakışları değişikti. Aslında biraz utangıçlık da vardı. Tam bir şey söyleyecekken Elena cama vurdu. "Hadi hava soğuk üşüdüm, gelmeyi düşünüyor musun?" dedi. Oswin'e yeniden dönüp "Ben de çok eğlendim. Her şey için teşekkürler. İyi geceler. " dedim ve arabadan indim. Eve girdiğimde kendimi koltuğa attım ve bu büyülü akşamı düşündüm. Elena yanıma geldi ve bana dik dik bakmaya başladı. "Ne istiyorsun Elena?" dedim. Bir şey söyleyecekti. Kuzenimi çok iyi tanıyordum.
"Bir şey söylicem. Aslında çok iyi bir şey ama kızmayacağına ya da herhangi bir şey yapmayacağına söz ver." dedi. Ne olduğunu çok merak etmiştim. Birisine bir şey mi olmuştu.
"Söz. Hadi söyle merak ettim."
"Andrew seni seviyormuş."

Kutup YıldızıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin