Düşen voteler sonucu moralim alt üst.Kısa bölüm, içime sinmedi diyebilirim.Görüşleriniz önemli.
Mutlimedia; Roman Godfrey.
Jacqueline Irvine & Barrie Gledden - Push Me Pull You
Sevildiğini hissetmek nasıl bir histi?Yoksa hissiz yaşamak mı?Hislerin birbirine girmesi, dilinin birbirine dolanması gibi mi?Nasıl birşey?
Sanki...Nasıl desem?Sanki onu görünce kalbim bedenimin içinde değilde ağzımda gibi atıyor.Onu görünce ne yapacağımı bilmiyorum.Saçma sapan yaptığım hareketler, berbat olan duygularım, ne yapacağını bilememe hissi.Heh işte...O his, benim vücudumu çalkalayan şey.O his...Beni ele geçirmiş ve her geçen gün içinde ne varsa, ne yoksa kemiren, her geçen gün beni bitiren his.Anlatamayacağaım boyutta ve görülemeyecek küçüklükte.Ama bilin ki, herşeyi bitirebilecek büyüklükte.
İşte tamda benim hayatım böyle başladı.
Ailesine ve elbiselerine bağımlı olan bir kızdım.Okula giderken ailemden aldığım harçlıklarımı bir kumbarada biriktirirdim.O kadar tasarrufluydum ki annemin gözünde ailenin en tutumlu bireyiydim.Artık o kız büyüdü, büyüdü ve yok olacak kıvama geldi.
Reşit oldum.
Kendi kararlarımı verebilecek yaşa geldim.Ben evin o küçük kızı kalmaya razıydım.Misafirlerin ilgisini üstüme çekmeye çok meraklı, annemin bana vereceği öğütleri dinlemeyede çok istekliydim.En sonki doğum günümde olan oldu.O ip koptu.Düğümlerin atıldığı ip gün geldi ve bir adam yüzünden yırtıldı.Hiç tanımadığımız bir şahıs yüzünden mahfoldu ailemiz.
Annem’e deliler gibi aşık olan adam, gün geldi gece hayatına başladı.Gözünü annemden başkası görmezdi, şimdi ise başka kadınların yataklarında zevkten kıvranıyor.Annem’in eline gülün dikeni battığında, babamın zehiri emdiği günü bilirim ben.Annem’in yüzünde aşk, arzu, sevgi, sahiplenme duygusu aynı anda beliriyordu.Ta ki...
Gidene kadar.
Bizi bitirene kadar.
Okulda güldüğüm zamanlarda çok çevrem vardı aslında.Bir baktım ağlıyorum, kimse etrafımda yok.Hepsi dağılmış ve hepsi bana acıyarak bakıyor.Gözlerimi silsem bile, annemin bizi bırakıp gittiğini tüm okul biliyor.Çünkü okul bugün bu haber ile çalkalanıyor!
Bir insan küçüklüğünden beri dışlanır mı?
Elbette dışlanır.Ailesine anlatamadığı şeyleri en yakınına anlatınca bir insan dışlanır.Belki kalbinde dışlanır, belki beyninde, belki kendice dışlanır.Ama ben biliyorum ki, ileriki hayatımda yeni bir ailem olursa onları sahipleneceğime yemin ediyorum.Çünkü gelecek nesillerime bunu yapmak zorundayım.Onları bir arada tutmak zorundayım.Ben annem ve babam gibi olmak istemiyorum.Çocuklarımı kendim gibi düpedüz bir korkak yapmak istemiyorum.
Çünkü bir korkak olmak; Arkadaşların cesur ise sen değilsin.Çevren eğlenirse sen düşüncelerinde yanlızsın.Gençlik doruklarda ise sen korkudan kıvranırsın.Ve, korkak olmak Tanrı’nın seni dışlama şeklidir.
Hepimiz küçükken hayaller kurdunuz.Tıpkı benim gibi.Ama benim hayallerimin yelkenleri suya indi.Kimilerinki okyanusları aşıyor.Ailelerinin masum evlatları.Hepsinden nefret ediyorum!
Bu berbat hayatıma birisi dahil oldu, sebepsizce. Onun adı, Roman Godfrey.Sanırım ben ona yavaş yavaş aşık oluyorum.Bir sorun ‘bundan şikayetçi misin?’ diye.Kesinlikle cevabım ‘hayır.’ olur.
Artık ben yağmur yağınca pencerede beklemek istemiyorum.Bekleyince gelecek sanıyorum, fakat gelmiyor.
Roman’ın gitmesini istemiyorum.O hayatıma ‘tecavüz’ ile girdi.İlkim o benim.Belkide geleceğim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KORKAK
Romance"İçimde kendine dair ne varsa öldürdün, ve sen hayatımda gördüğüm gelmiş geçmiş en korkunç katilsin." Uçsuz bucaksız dalgalarla hırçınlaşan denize bakarken buldum gözlerimi.Benliğimi araken gece mavisi olan okyanus derini sahilin gecesindeydim,oysak...