Multimedia'da @miracposey'in yaptığı bir kapak var. Ona kocaman teşekkürler! Bu bölüm ona...
Bölüm şarkısı: Marilyn Manson - Sweet Dreams
‘’O bara yeniden gitmek istiyorum.’’ Haydi ama bir kere de benim isteğimi yerine getirsen ölür müsün? Ölürsün!
Tanrı’dan sabır istermiş edasıyla karanlık gökyüzüne baktı. ‘’Senin gibi bir deli ile ne yapacağım ben?’’ Sabrının son demlerine geldiği her halinden belliydi. ‘’Bu deliyi bara götürürsen cidden büyük bir sevap işlemiş olursun.Cennetlik!’’ Son cümlemde sesimi olduğundan daha fazla yükseltmiştim.Şuanda o kadar sıkılıyordum ki, biri gelip vücuduma iğne batırsa, pat dile patlayacaktım.Çünkü Roman’ın okuttuğu romanın son paragrafı beni depresyona sokmuştu.Kitabı ondan almakta –baya- zorlanmıştım.Dilimde tüy kalmamıştı.Ve, birde yeniden söz vermiştim.Bir isteğini yerine getirecektim.Fakat bel altı olmayanından.
‘’O kız ölmemeliydi Roman Godfrey!’’ Sesim yankılanmıştı. ‘’Sesini kesersen düşünebilirim.’’ Diyerek benim dengemi tarttı.Kedi bakışı gibi açtığım gözlerimi üstünde gezdirdim. ‘’O bakış bende işlemiyor Lydia Martin.’’ Adeta beni taklit etmişti.
Arabanın şoför koltuğuna oturdu.Benim yolcu koltuğuna geçmemi bekliyordu.Puflayarak geri arabaya bindim.Oksijen bile alamamıştım. ‘’Bir tutam eğlenceyi bile bana çok gördün.Harikasın.’’ Sakin sesim sanki çatallaşmış gibiydi. ‘’Harika olduğumu biliyorum.Defalarca duymuştum…Daha iyilerini.’’ Dediği şeyi duymamış gibi olmayı ümit ettim.Duymuştum işte, içimde bir tutam kıskançlık ateşi alevleniyordu.
‘’Başkalarından bana bahsetmezsen sevinirim.’’ Yapmacık gülümseme takındım solgun yüzüme.Bana laf sokmaya hevesliydi. ‘’Ne o, yoksa kıskanıyor musun?’’ Dedi. ‘’Yangına körükle gitme.’’ Dedim.
Şuan da tüm kanın yüzüme pompalanıyor olmasını istedim.İstedim evet, bu bir kaçış yolu olabilirdi.Dudağımı yaladığımda emniyet kemerimi taktım.Çünkü arabanın alarm sistemi ötüyordu.Berbat ses…
‘’Neden bara gitmek istiyorsun?’’ Sorduğu soru karşısında afalladım. ‘’Birini gözüme kestirdim de.’’ Dediğimde hoşnutsuz yüz ifadesini takındı.Verdiğim heves sayesinde tüm yelkenler suya inmişti. ‘’Sormadım var say.Bara gidiyoruz.’’ Tüm konunun kapanmasına yaracak bir cümleydi bu.Her şeyin nasıl bir hal alacağını belirler gibiydi.Ama açarsanız cümle –konuyu uzatırsan seni öldürmekten çekinmem sürtük- oluyordu.Uzun lafın kısası, kaçış yolu; Susmaktı.
Sessiz geçen yolculuğun ardından neon ışıkların süslediği eflatun amblem gözlerime akın etmişti.Bu bara henüz bir kere gelmiştim.Kavga falan çıkmadığı için kendine çekiyordu.İçki fiyatları da uygundu.Reşitler açısından elide yakmıyordu.Roman’ın yürüttüğü bir bardan anca bu beklenirdi.Çok patron havası olmasa da, ortama girince ciddi yüzü ortaya çıkıyordu.Dışarıdan gören kimseler onu, kavgacı biri olarak tanıyabilirdi.Biz buna, ön yargı diyoruz.
Arabanın kapısını açtığımda keskin rüzgar vücuduma temas etti.Böylelikle içimden bir titreşim geçmişti.Dışarıya bir şey belli etmemek için bir ayağımı dışarı sarkıttım.Centilmen bir erkek olup da, gelip kapımı bir beyefendi gibi açmıyordu.Dışarı çıktığımda elbisemin etekleri usulca yukarı doğru çıkmıştı.Sıcak tutsun diye üzerime giydiğim kot ceketten hiçbir fayda gelmemişti.Elde var sıfır.
Roman’ın yanıma geldiğini sesinden anlamıştım. ‘’İçeri girelim, titremeye başladın.’’ Nereden gelmişti bu korumacı tavrı? İnsanda bir öğrenme isteği beliriyordu. Fakat zor olan ise, bunu öğrenmek büyük fedakarlıklar istiyordu.Göğüs germezseniz, bu işi unutmanızı söyleyebilirim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KORKAK
Romance"İçimde kendine dair ne varsa öldürdün, ve sen hayatımda gördüğüm gelmiş geçmiş en korkunç katilsin." Uçsuz bucaksız dalgalarla hırçınlaşan denize bakarken buldum gözlerimi.Benliğimi araken gece mavisi olan okyanus derini sahilin gecesindeydim,oysak...