"Selim benim bir işi vardı. Şimdi aklıma geldi. Sonra yemeğe gitsek olur mu?" diye sordum.
Arabayı sağa çekerken "Olur yani." dedi. Kırıldığı belliydi.
"Çok özür dilerim." dedim.
"Önemli değil. Hadi sen git." dedi.
"Teşekkürler ve görüşürüz." deyip arabadan indim.
Yürüyerek Metehan'ın yanına gittim ve "Kız güzel mi?" diye sordum.
Şaşkınlıkla "Sen gitmemiş miydin?" diye sordu.
"Aslında ben gittim ama buradayım." dedim.
Metehan bu dediğime gülümseyince "Buluşacağın kız umrumda değil. Benimle birlikte geliyorsun." dedim.
"Nereye?" diye sorunca "Sizin hastanenin yanında bir kafe var. Bence orada oturabiliriz." dedim.
"Yani randevuya o kız yerine benimle çık diyorsun." dedi.
"Farklı bakış açıları." dedim.
"Benim bakış açım daha ilgi çekici." deyince "Gidecek miyiz?" diye sordum.
"Selim'e ne oldu?" diye sordu.
"Seni hiç alakadar etmez." dedim ve koluna girip yürümeye başladım.
Kafenin olduğu yere yaklaştığımızda "Benden özür dilemen lazım." dedim.
"Ne için?" diye sordu.
"Benim sürtük olduğumu ima ettin." dedim sinirle.
"Sen bu yüzden beni buraya getirdin." derken kulağından tutup çektim.
"Özür dile!" dedim.
Herkes bize bakarken Metehan "Özür dilerim." dedi.
"Bağır!" dedim.
"Özür dilerim Alina!" diye bağırdı. Etraftaki herkes bize bakıp gülüyordu.
"Az daha bağır. Affetmemi sağla." dedim.
"Herkes bize bakıyor. Bıraksan mı?" diye sorarken kulağını daha çok çektim.
"Ben hayvanın tekiyim! Odunum! İğrenç, insanı kıran biriyim! Hatalı benim! N'olur beni affet! Çok pişmanım!" diye bağırdı.
Kulağını bıraktım ve "Aferin. Böyle adam ol." dedim.
Kulağı kızarmıştı. Bu haline bıyık altından güldüm.
Kafedekiler, çevredekiler hep bize bakıyordu. Bunun içinde hastane çalışanları da vardı.
"O zaman kafeye geçebiliriz." dedim gülerek.
"Geçelim, geçelim. Evde bunların hep bir karşılığı olacak." dedim.
"Evde konuşuruz bunları." dedim ve kafeye girdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ev Arkadaşı
ChickLitÜniversite okuyan gençlerin ev bakma sürecinde olan olaylar ile başladı her şey...
