Bence bu bölüme güzel bir yorum sayısı gelir ha? Gelir gelir. Gelmezse Jongin'i elerim. Hadi bakalım. Kdkxmxlxmx
Bu arada yazım yanlışları olabilir... Görmezden gelin sizi yerim. Hadi görüşürüüüüz. Yorumlarda buluşalım.
Hiç içinizde bir yerlerde organlarınızın yer değiştirdiğini ya da hareket ettiğini hissettiğiniz olmuş muydu?
Benim oldu.
Gecenin bir vakti, etrafımdaki herkes ama herkes uyurken kıvranmamın nedeni tam olarak buydu. Sanki omzumdan parmak uçlarıma kadar bütün kaslarım, sinirlerim yer değiştirirmiş gibi titriyordu. Ağrı hiç olmadığı kadar şiddetliydi. Üstelik midem, ocağın üstünde unutulan bir tencere su gibi kaynıyor, beni halsiz hissettiriyordu.
Parmaklarım alt katında yattığım ranza'nın demirine tutundu ve soğuk soğuk terlerken kendimi ayağa kaldırdım. Jongin'den yardım isteyebilirdim ama o benim aksime bugün çok fazla yorulmuştu ve uyandırmak bencillik olurdu. Elimi ranzanın demirinden aşağıya düşürüp, sanki her an kopacakmış gibi ağrıyan ama parmaklarıma uyuşukluk hissi veren sağ kolumu tuttum bu sefer.
Ranza'nın yanında duran ayakkabılarımı ayaklarıma geçirdim zor da olsa ve kimseyi uyandırmamaya özen göstererek odadan ayrıldım.
Koridorda sersem adımlar atarken ilk ve tek hedefim tuvalete girmekti. Öyle de yaptım. Tuvalet, koridor kadar aydınlık değildi, içeride boğucu bir karanlık vardı ama bunu umursamadan lavaboya eğilip suyu açtım. Bu saatte buz bulmam imkânsız olduğu için ve soğuk suyun iui geleceğini düşündüğüm için kolumu buz gibi suyun altına tuttum.
Ancak o an beklemediğim bir darbe yedim. Gözlerimi aynaya çevirme fırsatım olmadan birisi parmaklarını saçlarımın arasına geçirdi ve alnımı hızla karşımdaki aynaya çarptı. O kadar hızlı yapmıştı ki bunu, alnımın altında çatırdayan aynanın sesini duymuştum.
Ben Sehun kadar usta değildim, arkamdan birisi yaklaştığında hissedecek kadar algılarım gelişmemişti. Üstelik o an düşündüğüm tek şey kolumdaki ağrıydı.
Saçlarımın arasındaki parmaklar geriye çekildiğinde ayaklarımın üzerinde duramayacağımı fark edip lavaboya tutundum ama bu da olmadı ve dizlerimin üstüne düştüm.
"Kimse yokken güç gösterisi yapmak o kadar da kolay olmuyormuş değil mi Luhan?" diye sordu birisi. Bu sesi hatırlamaya çalıştım ancak hafızamda herhangi bir yeri yoktu. Belki de vardı ancak o kadar önemsizdi ki ben hatırlamıyordum.
Onu umursamadan parmaklarımı alnıma götürdüğüm sırada bu sefer koluma öyle bir tekme attı ki, tam şu an oturduğum yerde ağlayabileceğimi düşündüm bağıra çağıra. Ancak ağlamamış, sadece bağırmıştım. Sırtım, tuvaletin kirli zeminine serildi ve o zaman sesin sahibini tanıdım.
Sehun'un odasından çıkarken beni gören o adamdan başkası değildi bu.
Kendimi koruyamayacak kadar güçsüzdüm aslında. Bu yüzden bağırışım boğuk iniltilere dönüştüğünde, üstüme eğilen o adamı kendimden karnına güçsüz bir tekme savurarak uzaklaştırdım. Sadece saniyeler sonra bir çarpma sesi duyuldu.
İçeriye ilk giren tanımadığım bir askerdi. Onu Jongin ve başka askerler takip etti. Ardından Jackson ve Sehun girdi. Nasıl bu kadar hızlı toplandıklarını bilmiyordum. Sanırım ben haricinde herkes tetikteydi.
O adam, zaten eleneceğinin bilinciyle üstüme bir kez daha atıldığında ellerinden sadece birisi yakama tutunabilmişti. Onu donduran şey, çıkan tetik sesiydi.
"Eğer şu an ellerini çekmezsen kafanı dağıtırım." diyen Sehun'un sesini adım sesi takip etti ve, "Bir..." diye saymaya başladığında adamın eli yakamdan uzaklaştı, iki elini birden havaya kaldırdı. Adamın gözleri, yüzümde dolaşıyordu ama onu umursamadan Sehun'a baktım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Reason To Live / HunHan
Fanfiction"Bir ayın var." dedi sonunda konuştuğunda. Duruşunda sadece kendinden emin bir ifade yoktu. Duruşunda saf bir güç vardı. "Kendini kanıtlaman için tam bir ayın var ve hazırlan. Elemeler sadece senin için değil, herkes için cehennem olacak. Eğer bu b...