BÖLÜM 24

350 49 246
                                    

Bu bölümde Sehun'un ne kadar değiştiğini siz de göreceksiniz. Final bölümü geldi çattı, eğer yorum sayısından memnun kalırsam yarın bölüm gelir ve tabii diğer kurgunun tanıtımı da.

Sizi çok öpüyorum.

Hoşçakalın.

Elimdeki havluyu bir kenara bırakıp Sehun'u uyandırmak için merdivenlere ilerledim. Bu sırada Elvis sessizlik yeminini bozmadan benden hevesli bir şekilde önümde ilerliyordu. Yukarıya çıkıp yatağın kenarına otururken gözlerimi Sehun'un yüzünde dolaştırdım. Huzursuz görünüyordu ve bir eli yaklaşık bir saat önce kalktığım yatağın boş kısmındaydı.

"Uyan bakalım yakışıklı." diye dürttüm onu. Zaten uykusu çok ağır bir insan olmadığı için birkaç saniye sonra gözlerini aralamıştı. Esneyerek bir kolunu başının altına koyup bana baktı. Gözleri sık sık kapanıyordu. "Aşağıya iniyorum, kahvaltı hazırlayacağım. Sen de ayıldıktan sonra gel."

Ona uzanıp dudaklarına ufak bir öpücük bıraktım ama Sehun kolunu sırtıma sardığı için geriye çekilememiştim. "Duş mu aldın sen?" diye sorup burnunu ıslak saçlarımın arasına bastırdı. "Hem de bensiz." Bedenimi birden üstüne çekti ama öyle kalmak yerine yönümüzü değiştirerek beni altına aldı.

"Sehun karnım aç." dedim ama beni umursamadan üstüme eğilmişti. "Sabah sabah bu enerjiyi nereden buluyorsun bilmiyorum ama karnımızı doyurmamız lazım."

"Şarkı söylediğini duydum." dedi. "Yine söyle."

"Yalan söyleme, uyuyordun."

"Sen yanımdan kalktığın an uyandım Luhan." dedi gülerek. "Şarkı söyledin, üstünü değiştirdin, kıyafetlerini bulamadığın için söylendin ve benim tişörtümü giydin. Sonra da aşağıya inip kahve yaptın ve kahven bittiğinde yanıma çıktın... Değil mi?"

Şaşkın bir bakışla yüzünü izledim. "Evet."

Yatağın yan tarafına zıpladı elvis. Patilerini karnıma koyunca Sehun onu itip üstüme biraz daha abandı. "Bu bizim aramızda bir mesele, yatağımdan in." dedi Elvis'e bakarak.

Elvis ona hırladı ama yataktan inmişti.

Sehun gülümseyerek bana döndü. "Nerede kalmıştık?"

"Yemek yiyecektik."

Yüzünü yüzüme eğdi. "Bence hayır." dedi haylaz bir ifadeyle. Parmaklarını şort giydiğim için açıkta kalan bacağımda dolaştırdı. Dudakları dudaklarıma dokunacağı an yemeği falan umursamadan dudaklarımı araladım ama Sehun, "Siktir!" diye çıkışıp geriye çekildi birden. "Randevu vardı bugün, zamanımız yok."

Sinirle inleyip başımı yastığa sert bir şekilde bastırdığımda o çoktan üstümden çekilmişti. "Bu durum sinirimi bozmaya başladı." diye homurdandım. "Beni öpecek gibi yapıp çekilmenden bahsediyorum."

Sehun üç seansı geride bırakmıştı ve bugün dördüncü seansına gidecekti. Belli başlı bir değişiklik vardı hareketlerinde. Artık eskisi kadar agresif değildi ve bu öfkesinin yatıştığını gösteriyordu. Yine de bunun için ilaç kullanıyordu. Sakinleştiriciyi doktor önermişti ve sadece kamptan geldiği geceler içiyordu.

Uyuyabilmek için.

Korktuğu gibi bana olan sevgisinde herhangi bir azalma yoktu, aksine garip bir takıntısı vardı bana karşı hâlâ ama eskisi gibi beni rahtsız etmiyordu bu durum. Aramızda tartışmalara neden olmuyordu. Hatta artık beni biraz daha serbest bırakmaya bile başlamıştı ki bu kesinlikle üçüncü seanstan sonra olmuştu.

Reason To Live / HunHanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin