Güneş sormuş Gece'ye; "Yer değiştirmek ister misin?" Gece cevap vermiş; "Sen her gece çığlık ve ağlama seslerine dayanabilecek misin?" ardından Güneş'te cevap vermiş; "Sen Gece'yi bekleyen acılara ve sessiz gözyaşlarına dayanabilir misin peki?.." böylece ikiside yerinde kalmış.. insanoğlu ise artık acılarını geceye sığdıramamış. Gece gündüz demeden çığlık ve ağlama sesleri yükseliyormuş gökyüzüne.. (Bu şarkı #açteş aşkına özel :D dinlemesenizde olur sadece sözlerini hatırlatmak istedim.. "Yanayım yanayım, Ateşlerde yanayım.." XDCFVGBHNBGV iyi okumalarr)
************************
Ateş dönmüştü, o kıza olan tüm öfkem birden kayboldu. Yerine korku, sevinç, özlem gelmişti, hücrelerim ayaklandı. Ama dışta sadece kala kalmıştım. Kendime geldiğimde boka bastığımı fark ettim. Neredeyse üstünde olduğum kafasını yere vurduğum burnu kanayan kız, arkamda ağzımıza etmeyi bekleyen sınıf hocam, yanımda Bade'nin ağzını kapatmış Samet ve Bade, arkama doğru çarprazımda ise Ateş vardı.. her şey bir yana sadece Ateş'i görüyor gibiydim. Sadece 1.30 ayda dönebilmişti, bu bile hasretten yakmıştı beni."Açelya?
Ah ah.. yüzümde hiç belli olmuyor ama senin adımı söyleyişini bile öyle özlemişim ki.. yiğidim benim be.
Ama şaklabanlık bir yana, ses tonunda özlem, şaşkınlık, ne yaptığımı sorgular, birazda kızar bir ses tonu vardı.. inşallah yanlış anlamamıştır çünkü şahidim sizsiniz altımdaki kıskanç köpek damarıma bastı ve o başlattı yani.
Hocanın sert sesiyle kendime geldim; "Kızlar öğretmenler odasına. Derhal."
Ay bir yerim. Geliyoruz işte anladık fırça atacaksın ne şekil yapıyorsun?
Kıza öfkeyle tekrar baktım ve o Ateş'e bakıyordu. Allah'ım sen benim aklıma mukayyet ol.. ya sabır..
Üstünden kalkıp onuda kolundan tutup sertçe kaldırdım. Ya ben şuan Ateş'e doya doya bakmak istiyorum yaşadıklarıma bak.. ne var yani sevdiği biri varsa platoniklik suç mu? Tamam bana karşı da baya olaylar oldu ama kendi de söyledi sevdiği bir kız olduğunu..
Düşünceler arasında hocanın arkasından ilerleyip artık düzgün duran Bade ile Samet'i geride bıraktık. Bade'ye de yazıklar olsun anca "Aha sıçtın" der.. tekrar düşüncelere dalınca Ateş yavaşça kolumu tuttu ve elektrik çarpmış gibi hissettim ama irkilmedim.
Kulağıma yaklaştı;
"Döndüm.. İşiniz bittiğinde hemen sınıfa gel."
Emir verse de bu çocuğun emirleri bile benim hoşuma gider olmuştu. Onu o yapan şey ciddiyeti ve sert yapısıydı.. tabi içinde masum ve yaralı bir Ateş olsa bile.
Ona kafa sallayıp kolumu bırakınca tekrar onlara yetiştim ve hocanın arkasından odaya girdik.
"Kızlar siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz? Konuşmaları da duydum. Çok terbiyesiz konuşmalardı, bir erkek için rezilce okul koridorunda kavga ettiniz yani? Üstelik ders saatinde."
Yani bir erkek için kavga çok klişe gelebilir ama biz Ateş için kavga etmedik. O hala Ateş'e âşıktı ve kuduruyordu, damarıma bastı üzerime gitti.. kavga başlattı bende karşılık verdim. Sadece onun kudurma sebebi Ateş'ti o kadar..
Aptal kızın konuşmasına izin vermeden ben konuştum; "Hocam sandığınız gibi olmadı, arkadaş sadece öfkeliydi ve üzerime yürüdü. Bende haliyle sinirlendim ağır laflar sonrası kavga dövüş çıktı öyle.. sebebi bir erkek değil." Diyemedim ki o bir erkek yüzünden kudurdu hak etti de diye.. at içine Açi at.. kalsın orada o söz yoksa kendini disiplinde bulursun ona göre.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karşı Karşıya | Tamamlandı
Ficção Adolescenteİnsan denen varlık ne olursa olsun yaşamak zorundaydı. Bir kere düşerseniz, arkanızdan koşan sorunlar üstünüze çıkmaya başlar ve asla kalkamazsınız. Ben çok düştüm, çokta kalktım. Öyle şeyler yaşadım ki, hayat bana yaşamayı bir zorunluluk olarak değ...