"Hey! Beni de bekle!"
"Tamam minik solucan, koş!"
Namjoon ile seçmeli derslerimiz aynı olduğu için Birlikte derse gidecektik.
Namjoon. Gözümü asla alamadığım, bana en yakın arkadaşımsın diyen Kim Namjoon...
Arkadaşlığımızdan 4 yıl sonra, sözümü tutamamış ve ona aşık olmuştum. 8 yıldır içimde tutsam da, artık taşıyamayacak kadar ağır geliyor bu yük.Bugün yapacaktım. Ona açılacağım ve umarım ki beni hoş karşılayacak. Bana karşı bir şeyler hissettiğini düşünüyorum. Umarım doğrudur.
"Hey, gözün daldı Y/n?"
"U-uhm ben dersi düşünüyordum, üzgünüm. Hadi girelim!"
Dersimizin bulunduğu 17-kgy yazan sınıfa girmiştik. Öğrenciler yavaş yavaş geliyordu ve biz yan yana oturmuştuk.
Gerçekten beni kabul etmiş olsaydı ve şuan sevgili olsaydık elini tutabilir miydim? Ya da onu sorgusuzca gamzesinden öpebilir miydim? Umarım bunlar sadece umut dolu hayal olarak kalmaz ve gerçekleşirdi.
"Kalemini ödünç alıyorum?"
"Evet al!"
Fosforlu açık yeşil kalemimi almış ve hocanın anlattığı yerleri dinleyerek çizmeye başlamıştı. Şuan size onu anlatsam, tam olarak bir şaheser derdim.
Heykeltraşlar heykellerini dikkatli yapıyor ise tanrı da onu özenerek yapmıştı. Hiç bir şey istemesem bile, bir kere onu gamzesinden öpmek isterdim...
"Evet hocam, fosiller eski bir örnektir fakat en çok..."
Hocanın verdiği soruyu yanıtlıyordu. Onu izlemek, dünyada yapılabilecek en güzel etkinlik olabilirdi!
Eğer daha fazla izlemek istiyorsam, ona bir an önce açılmalıydım? Daha sonra sınırsızca izleme hakkım olabilir.
"Kim Namjoon, iyi iş çıkardın evlat, 5!"
"Evet bee! Gördün mü Y/n? Nasıl da havalı bir rakam!"
"Evet, öyle!"
"Sen bugün biraz dalgınsın, farketmedim zannetme?"
"U-uh b-ben şey-"
"Ney? Neyin varsa bana anlatmak zorundasın? Anlatmanı bekliyorum!"
"Namjoon ben..."
Dikkatli bir şekilde beni dinliyordu. Kendime güvenim bir anda yok olmuştu ve korkuyordum.
Sanki oradaki herkes o anda yok olmuştu. Duyduğum tek şey Namjoon'un nefes alışları ve benim kalp atışımdı. Gözleri, sanki bir umut vazgeçmemi ister gibi bakıyordu. Kötü olacağını bildiğim halde söylememem gerekiyordu...
"Ben, ben senden çok hoşlanıyorum?"
Gözlerindeki umuda tutunmak ister gibi derince bakmıştım, gözlerine. Sanki, o umut, beni terk ediyor gibiydi. Yüzündeki tebessüm kayboldu, yerini karanlık bakışlar aldı.
"Ben, seni arkadaş olarak görüyorum!"
Hızlıca ayağa kalktı ve bana son kez bakar gibi baktı. Defterlerini toparlayıp, hocaya doğru adımladı.
"Hocam diğer sınıflardan birine ismimi ekler misiniz? Güvendiğim kişiler güvenimi kırdığı için, artık aynı derste bulunmak istemiyorum..."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐁𝐭𝐬 ☂︎ 𝐋𝐢𝐭𝐭𝐥𝐞 𝐑𝐞𝐚𝐜𝐭𝐢𝐨𝐧𝐬...
Random𝙸̇𝚗𝚜𝚝𝚊𝚐𝚛𝚊𝚖𝚍𝚊𝚗 𝚙𝚊𝚢𝚕𝚊𝚜̧𝚝ェ𝚐̆ェ𝚖 𝚑𝚒𝚔𝚊𝚢𝚎𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗 𝚠𝚊𝚝𝚝𝚙𝚊𝚍 𝚟𝚎𝚛𝚜𝚒𝚢𝚘𝚗𝚞𝚍𝚞𝚛. 𝙸̇𝚗𝚜𝚝𝚊𝚐𝚛𝚊𝚖: @𝚒𝚠𝚒𝚎𝚋𝚕𝚎88