Hoca kafa sallamış ve yanına çağırmıştı. Eline bir kağıt vermiş ve sınıftan çıkabileceğini söylemişti. Gözlerim dolu dolu sınıftan çıkan Namjoon'u takip ediyordum.
Neden böyle yapıyordu? Tanrım, ağlamama engel olabileyim, lütfen...
Kapanan sınıf kapısı ile eşyalarımı çantama tıkmıştım. Namjoon'un masada kalan kalemini de almış ve amfiden aşağı inmiştim. Hocaya çıkmam gerektiğini söylemiş ve hızlıca özür dilemiştim.
Sınıftan çıkmış ve kapıyı hızlıca kapatmıştım. Gözlerim Namjoon'u arıyordu. Ama yoktu.
Hızlıca yeşil ağaçların sıra sıra dizildiği üniversite bahçesine çıkmıştım. İşte oradaydı. Hava alıyor gibi duruyordu. Ensesini kaşıyan eline hafifçe dokunmuş ve bana bakmasını sağlamıştım. Sakinleşmiş gibiydi.
"Ş-şey, kalemin kalmış."
"Ha, saol."
Arkasını tekrar dönmüş ve benden nefret ediyor gibi davranmıştı. Böyle davranması canımı acıtıyordu.
"Namjoon, b-ben, yani gerçekten senden hoşlanıyorum ama sevgili olmak için de-"
"Neden böyle davranıyorum Y/n, biliyor musun? Çünkü benden hoşlandın. Evet belki isteyerek olmadı ama benden hoşlandığın için ne olucak biliyor musun? On iki yıllık arkadaşlığımız boka saracak. Seninle çıkarsam eğer, günün birinde ayrılacağız ve farklı davranacağız. Sonra da ne eski arkadaşlığımız ne de eski bizliğimiz olacak."
Belki de haklıydı. Gözlerimin dolmasını umursamadan arkamı dönmüştüm. Ne yapmam gerektiği hakkında tek bir fikrim bile yoktu.
"Lanet olsun, bende sana aşığım. Senden bu yüzden kaçıyorum. Sana aşığım Y/n, ama arkadaşlığımızı bozamam. Bir gün olur da kavga eder de ayrılırsak, seni bırakmayı göze alamam!.."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐁𝐭𝐬 ☂︎ 𝐋𝐢𝐭𝐭𝐥𝐞 𝐑𝐞𝐚𝐜𝐭𝐢𝐨𝐧𝐬...
De Todo𝙸̇𝚗𝚜𝚝𝚊𝚐𝚛𝚊𝚖𝚍𝚊𝚗 𝚙𝚊𝚢𝚕𝚊𝚜̧𝚝ェ𝚐̆ェ𝚖 𝚑𝚒𝚔𝚊𝚢𝚎𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗 𝚠𝚊𝚝𝚝𝚙𝚊𝚍 𝚟𝚎𝚛𝚜𝚒𝚢𝚘𝚗𝚞𝚍𝚞𝚛. 𝙸̇𝚗𝚜𝚝𝚊𝚐𝚛𝚊𝚖: @𝚒𝚠𝚒𝚎𝚋𝚕𝚎88