🎻Ayağınızı Burkarsınız-KNJ🎻

1.2K 66 7
                                    

"İşte, hazırsın!"

Namjoon'un siyah beresini ve kendi gri beremi sıkıca takmış ve bittiğini belirten bir öpücük vermiştim dudaklarına.

Bugün çocuklarla birlikte şirket kar oynamaya gitmemiz için izin vermişti. Hepimiz bu fikre sevinmiş ve kar oynamak üzere bir dağ evine gelmiştik.

"Y/n siz hazır mı- Hey, Namjoon ne zamandan beri kendi giyinmeyi bilmiyor?"

Hoseok'un dediğine gülmüş ve Namjoon'un sırtını sıvazlayarak desteklemiştim.

"Giyinmeyi bilmiyor demeyelim biz ona, benim yanımda çocuk olmayı seviyor diyelim?"

"Bu seferlik diyelim bakalım!"

İkimizde Namjoon'un bükülen dudaklarına karşın gülmüştük. Tıpkı bir çocuk gibiydi.

Hep beraber aşağı inmiş ve grup halinde dağın tepesine doğru yürümeye başlamıştık. Maknaeler birbirine vurup koşturarak oyun oynarken, grubun hyungları neden geldiğimiz hakkında sızlanıyordu. Aslında sadece Yoongi!

"Hadi hep beraber yuvarlanalım!"

"Evet evet. Namjoon biz yuvarlanmaya gidiyoruz!"

"Dikkatli ol lütfen güzelim?"

"Olurum."

Diğerlerini yukarıda bırakarak Jimin ve Jungkook ile sırasıyla karlı zemine uzanmıştık. Geriye doğru saymış ve aynı anda yuvarlanmıştık.

Bu gerçekten eğlenceliydi. En azından yüzüme koca bir kartopu yiyene kadar öyleydi.

Yarı sinirli yarı eğlenmiş bir şekilde ayağa kalkmış ve bana kar topu fırlatanı bulmaya çalışmıştım. Jimin!

"Seni öldüreceğim Park Jimin!"

"Aman tanrım Jeongguk, beni koru!"

Jungkook ikimize kahkaha atarak bakıyor ve elimdeki karı ona fırlatacağım için pür dikkat bizi izliyordu.

Elimdeki kar topunu var gücümle fırlatacakken Jimin kendini korumak adına yanlışlıkla beni iteklemişti. Ve bende öne yalpalayıp Jungkook'un ayağına takılmıştım.

Hissettiğim ağrıyla sesimi çıkarmadan kendimi geriye atmıştım. Bileğimin içten yandığını hissetmiş ve sızlanmıştım. Daha önce hiç böyle ağrımamıştı.

Yere sertçe basan ayak sesleri ile hafifçe dönmüştüm. Namjoon ve diğerleri koşturarak geliyordu.

"Y/N İYİ MİSİN?"

"E-Evet, iyiyim."

"Değilsin. Nasıl oldu?"

Jungkook lafa atlamış ve olan biteni anlatmıştı.

"Jimin, onu neden itekledin?"

Gergin bir şekilde konuşan Namjoon'a sarılmıştım. En azından birazcık yumuşamış gibiydi.

"Onun bir suçu yok Joonie, sonuçta oyun oynuyorduk."

Namjoon biraz sakinleşince ellerini bacaklarımın altına yerleştirerek bir hamlede beni kucaklamıştı.

"Aman tanrım!"

Hafif ve aniden gelen sızı ile çığlık atmıştım. Namjoon korkarak bakmıştı.

"Özür dilerim güzelim, acımasını istemedim."

"Önemli değil Joon, eve dönelim artık."

Hep beraber yürümeye başlamıştık. Yolda giderken arkadaki üyelere bakmıştım.

"Aslında benim yüzümden eğlenceniz yarım kaldı, üzgünüm."

"Ah, bence eve dönmek daha eğlenceli."

Yoongi buna sevinir bir şekilde göz kırpmıştı. Evde oturmaya bayıldığını bir kez daha çok iyi anlamıştım.

Dağ evine ulaştığımızda diğerleri odasına ilerlemiş ve Namjoon da beni salondaki koltuğa yatırarak ayağıma bakmak üzere ilk yardım çantası getirmişti.

"Hafif şişmiş bebeğim, krem sürelim şimdilik eğer geçmezse gece seni hastaneye götürürüm olur mu?"

"Olur Namjoon, çok kötü değil zaten."

Alnımı öpmüş ve sarı bir krem sürüp ardından bandaj ile sarmıştı. Kollarımın altından tutup kucağına oturtmuş ve boynuma minik minik öpücükler kondurmaya başlamıştı.

"Seni çok seviyorum bebeğim, bir şey oldu diye çok korktum."

"Öyle mi?~"

Burunlarımızı sürtmüş ve öpmek üzere daha da yaklaşmıştım yüzüne. Onu öpmek üzere atak yapmıştım fakat son an bükücüsü Yoongi bunu da bozmuştu.

"Iyy, ne kadar romantik bir çift(!)..."

𝐁𝐭𝐬 ☂︎ 𝐋𝐢𝐭𝐭𝐥𝐞 𝐑𝐞𝐚𝐜𝐭𝐢𝐨𝐧𝐬...Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin