Parmak Fantezisi ♥️ NamJin

2.2K 50 3
                                    

Jin, kahvaltıyı hazırlamış ve sevgilisine bakmak üzere merdivenlerden yukarı çıkmıştı. Kapıyı açınca gördüğü görüntü, karnında kelebekler hissetmesine sebep olmuştu.

Joon, ellerini yastığın altına sokmuş, yüzü tavana bakacak şekilde sırt üstü yatıyordu. Önemli olan ise, Joon'un uzun süredir yaptığı spor yüzünden belli olan ve sert duran karın ile  kol kaslarıydı.

"Tanrım şu görüntü..."

Jin başına vurmuş ve derin bir nefes almıştı. Karnındaki kelebekler yavaş yavaş belden aşağı inmiş ve aletinde uçmaya başlamıştı.

Kapının yanında durmaktan vazgeçerek, koşmuş ve hızlı ama acıtmayacak şekilde Joon'un karnına oturmuştu.

Gözlerini ovan Joon mırıldanıyordu.

"Immh sabah sabah ne bu enerji sevgilim?"

"Ben her zaman enerjiliyim bi kere!"

Kızmış gibi yapmış ve Joon'un göğüs ucunu parmakları ile sıkıştırmıştı. Sırtı bir yay misali gerilen Joon, inlemişti.

"Aman tanrım Joon, azdın neden inliyorsun?"

Jin ukalaca gülümsemesi ile, aslında asıl amacına ulaşmıştı. Ensesini kaşıyan Joon, soru sorar gibi bakıyordu.

"Tanrım! Zevk noktamın göğüs ucunu bilmene rağmen sıkıyorsun ve sonra azdın diyorsun? Bak bakalım azmış mıyım?"

Joon ani bir hareket ile Jin'i altına almıştı. Her ne kadar Jin'in amacı bu olsa da, birden şaşırmıştı. Yavaş gideceklerini düşünmüştü.

"Uzat bakalım elini!"

Jin kafa sallamış ve elini uzatmıştı. Jin'in elini tutan Joon, sevgilisinin elini kendi baksırının içine sokmuştu.

"J-joon tanrım çok sertsin."

"Utanıyor musun sen?"

Jin gözlerini sıkıca kapatmıştı. Kahkaha atan Joon, işini hatırlayarak alt tarafa geri dönmüştü. Sevgilisinin elini önce penis ucuna sürmüş ve zevk sıvısını değdirmişti. Sonra yavaşça çıkarıp, Jin'in parmaklarını emmişti.

"Mmhhm..."

"Bende tadına bakmak istiyorum."

"Tabii."

Joon atletini ve baksırını çıkarmıştı. Artık tamamen çıplaktı. Öpüşmek için atılan Jin, ayağa kalkmıştı. Joon durdurmuştu.

"Şşh, önce eşit şartlar lütfen!"

Jin önce baksırını çıkarmış sonra da üzerindeki uzun dizlerine kadar olan açık mavi gömlekten kurtulmuştu.

"O gömlek, o kadar yakışıyor ki sana... Seni o gömlekle bile becerebilirim!"

Jin kıkırdamış ve Joon'u öpmek üzere omuzlarına tutunmuştu. Boylarının eşit olması, ikisinin de öpüşürken daha sert ve tapılası durmasına sebep oluyordu.

"Çok güzelsin Seokjin!"

Joon'un dudakları Jin'in dudaklarına değiyordu konuşurken. Jin, Joon'un dudaklarıyla bile yanan ateşi hissedebiliyordu.

Joon hala bir şeyler mırıldansa da, Jin hiçbirini dinlemiyordu. Dinleyemiyordu çünkü beyni pelte haline gelmişti.

"A-artık öp, lütfen!"

Joon bu itirafla susmuş ve dolgun dudaklara kapanmıştı. Jin bedenini hissetmiyordu çünkü Joon'un dudakları bütün bedenini yakmıştı.

İkili sulu Bir şekilde öpüştükten sonra Joon, Jin'in bedenini yumuşak yatakla birleştirmişti. Jin'in başının yanında durmuş ve işini yapması için bekliyordu.

Jin, Joon'un karnına değen penisini, önce eliyle sıvazlamış ve sonra ağzına almıştı. Joon iste zevk yüzünden Jin'in yanağını okşuyordu.

"Ummh!"

Jin, Joon'un yanağını okşayan eli yüzünden inliyordu. Joon hareketlerini sertleştirmiş ve daha ileri gitmişti.

"Oghğ!"

Joon'un penisi, Jin'in boğazındaydı. Jin nefes alamıyor ve öğürüyordu. Ama Joon'un ağzını becermesi hoşuna gidiyordu.

"Gel bakalım prens, bu kadarlık yeter!"

Joon, Jin'i kaldırmış ve sırtını başlığa yaslamıştı. Joon'un fetişlerinden biri de,Jin'in parmaklarıydı. Jin'in elini tekrar tutmuş ve ağzına götürmüştü.

"Ahğm J-joonie~"

"Mmm."

Joon Jin'in parmaklarını emmeye devam ettikçe, Jin olduğu yerde zevkten kıvranıyordu. Joon'un parmaklarına karşı zaafı olduğunu biliyordu.

"Joon içime gir artık?"

Yalvarır gözlerle bakan Jin, Joon'un cevabını bekliyordu. Ama Joon konuşmak yerine yatağın karşısına minik pufu çekmiş ve oturmuştu.

"H-hey ben nolucam böyle?"

"Bu seferlik ben becermeyeceğim! Uzun ve güzel parmaklarının güzel marifetini göreceğiz."

"A-ama-"

"Seokjin!"

Seokjin usulca kafa sallamış ve sevgilisine itaat etmişti. Yatak başlığına dayalı sırtı zaten onu seksi gösterirken, birde bacaklarını açması Joon'u çokça zorluyordu.

"A-ağh!"

Jin parmaklarını yavaşça içine yerleştiriyordu. En son dün gece sevişeceklerdi ama üyeler yüzünden ileri gidememişlerdi. Üyeler gittiğinde de geç olduğu için uyuya kalmışlardı. O yüzden Jin'in deliği oldukça dardı ve acıyordu.

"Sevgilim, çekmece de çilekli jel var!"

Joon kıyamamış ve yardımcı olmak uğruna söylemişti. Jin hemen almış ve deliğini bulamıştı. Önce bir sonra iki ve sonra üç parmağı da girmişti içine.

Oldukça uzun parmakları, neredeyse zevk noktasındaydı. Bu ona iyi hissettiriyordu ama sadece biraz. Asıl iyi hissettiği zaman Joon'un penisini içine aldığı zamandı.

Joon bir süre sonra derin inlemeler ile kendini çekmeye başlamıştı. İşe yaramıyordu. Joon ayaklanınca Jin heyecanlanmış ve elini çekmeye yeltenmişti.

"Sakın elini içinden çıkarayım deme!"

Jin öyle beklemiş ve Joon bacak arasına girince sabırsızlanmıştı. Joon Jin'in parmaklarını çekmeden kendi aletini de eklemişti deliğe. Jin deliği yırtılacak gibi hissetmişti.

"Aa-ah acıyor!"

"Az sonra geçer sevgilim."

Joon, hızlı gelgitlerine başlamış ve Jin'in acı yerine zevk almasını sağlamıştı. Jin sıkıca çarşafı sıkıyor ve derin nefesler alıyordu.

"Gelmek üzereyim Joon!"

"Bende geliyorum!"

Joon Jin'in içindeki elini çıkarmış ve parmaklarını tek tek yalamıştı. Son vuruşları da yatağın başlığı duvarda ses çıkaracak kadar sert yaptıktan sonra ikisi de boşalmıştı.

Jin Joon'u yatırmış ve ilk baştaki gibi karnına oturmuştu. Her bir parmağını yaladıktan sonra konuşmuştu.

"Joonie, bence, senin, deliğinde parmaklarımı hissetmeli...?"

𝐁𝐭𝐬 ☂︎ 𝐋𝐢𝐭𝐭𝐥𝐞 𝐑𝐞𝐚𝐜𝐭𝐢𝐨𝐧𝐬...Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin