Sonunda yazabildim #şükür , bölüm atlamayalımm~
~
"Sakin ol bebeğim, ağlama lütfen..."
Sırtım yatıştırıcı bir şekilde okşanmaya devam ederken ağlamalarım çoktan iç çekişlerine dönmüştü bile. Derin derin iç çekerken burnumu kırıştırıp huysuzlanarak biraz daha yapıştım bedenine. Başım omzuna yan bir şekilde yaslı olduğu için burnumun ucu ve aralık ıslak dudaklarım boynuna değiyordu. Yanağım omzuna baskı yaptığı için dudaklarım büzülmüş, aralanmıştı.
Şakaklarımda hissettiğim dudaklarla kirpiklerimi kırpıştırdım ve kollarını biraz daha sıktım. İki elimde sıkıca koluna tutunmuştu. Alt dudağımı büzüp burnumu çektim. "N-neden gelmedin hemen yanıma?" Saf bir merakla konuşmuştum. Batı beni okuldan aldıktan sonra evine getirmişti.
"Halletmem gereken ufak bir iş vardı." Sıkıntıyla iç çektiğinde kafamı omzundan kaldırarak yüz yüze gelmemizi sağladım. Çenesine buz tutuyor, diğer eliylede belimi sarıyordu. "Kimle kavga ettin?" Dediğimde eğilerek ıslak yanağımdan öptü
"Önemli bir şey değildi, ayyaşın biri üzerime gelince kendimi tutamadım."
Elinin üzerine avuç içimi kapatıp bir kolumu omzuna sardığımda afalladı. Ona biraz daha yaslanarak tekrar dolan gözlerimi kırpıştırdım ve ıslanmaktan dolayı kıpkırmızı olan, tahriş olmuş yanağımı yanağına yasladım.
"Utku, ne oldu sana böyle anlat artık." Bel gamzelerimi sakinleştirici bir şekilde okşarken ben sadece kokusunu içime çekerek sakinleşmeye çalışıyordum. Bir saattir kucağında bu şekilde oturuyordum ve o da bir saattir beni sakinleştirmeye çalışıp, dudaklarını yüzümde gezdiriyordu.
"Doruk ile konuştum..." burnumu çekerek mırıldandığımda belimde ki eli olduğu yerde kaldı. Şaşırdığı belliydi. "Korkuyorum Batı, yemin ederim çok korkuyorum. Neyi amaçlıyorlar, neden hâlâ üzerimden bakışlarını çekmiyorlar bilmiyorum ama bu durum beni çok korkutuyor. Çınar delirmiş gibi, okuldakilerden alamadığı hırsı benden alıyor sanki."
Çocuk gibi konuşup omuz silktiğimde dudaklarını boynuma bastırmıştı. Yumuşak yumuşak öpücükler bırakıp kokumu içine çekti ve sırtımı okşamaya devam etti.
"Ben yanında olduğum sürece kimse sana zarar veremez, korkmana gerek yok. Ben her daim senin yanında olacağım bebeğim."
"Beni asla bırakmayacaksın, değil mi?"
"Korkma güzelim, asla bırakmayacağım seni. Hep böyle sarıp sarmalayacağım, sen iste yanından bir saniye ayrılmam."
Işıldayan gözlerimle geriye çekilip bir kaç saniye koyulaşan bal rengi gözlerine baktım. Ardından hiç düşünmeden dudaklarımı dudaklarına bastırdım. Burnundan derin bir soluk alıp anında bana karşılık verdi.
Tatlı tatlı mırıltılar çıkartıp alt dudağımı kavradığında yanaklarını sıkıca tutarak üst dudağına atıldım. Dişlerimle çekiştirip hırsla emiyordum. O da belimi yatıştırıcı bir şekilde okşamaya devam edip yumuşakca karşılık veriyordu. Beni ilk defa bu kadar yumuşak ve duygu dolu bir şekilde öpüyordu.
Beni sevdiğini iliklerime kadar hissediyordum.
Dokunsa kırılacakmışım gibi davranıyordu şuan. O kadar naif ve hoştu ki dudaklarımın arasında ki dudakları, daha fazla hırs yapmayıp sakinleşmiştim. Kokusunu içime çeke çeke dudaklarını su içermiş gibi öpmeye devam ettim.
Çalan zil ile dudaklarını dudaklarımdan tatlı bir öpüş sesiyle ayırdı ve alnımdan öptü. Kucağında benimle birlikte ayaklandığında alt dudağımı dişleyerek başımı omzuna koydum. Bacaklarım o yürüdükçe sallanıyordu. Düşmemem için beni bir kere hoplatıp ilerlemeye devam etti.
