VI. (MEŞHUR AKŞAM YEMEĞİ)

97 10 1
                                        


Ela bütün gün dosya taşımaktan ve onları düzenlemekten artık bıkmıştı.

Sadece birkaç dakika dinlenme imkanı bulmuştu. Onda da Ali Bey odaya gelip onlara yine tonla iş postalamasıyla sinirlerini hoplatmıştı.

Ali Bey'i kendi gözleriyle görmek onu sandığından da çok fazla sarsmıştı.

Burada hiçbir şey yokmuş gibi çalışıyor ve insanlık için türlü türlü planlar yapıyor olmasını kendine yediremiyordu.

Derin bir nefes alıp işinin başına geri döndü. Şirkette çalışmaya ve Ali Bey'i gözlemlemeye devam etmek istiyorsa bir süre daha sesini çıkarmamalıydı.

---

Burcu ise bu dakikalarda Neslişah Hanım'ın kendisine verdiği işleri halletmeye çalışıyordu. Yani o da bir nevi Ela gibi dosyalarla uğraşıyordu.

Birkaç kez birlikte derse de girmiştiler. Neslişah Hanım, gerçekten de çok iyi bir anlatıcıydı. Derslerinde hiç sıkılmamıştı.

Dersten sonra yine birkaç dosya ile Neslişah Hanım'ın odasına gidiyordu ki dosyalardan birini yere düşürdü.

Onu yerden almak için eğildiği sırada biri ondan önce davranıp dosyayı yerden almıştı.

"Adının Burcu olduğunu sanıyordum" dedi Çetin, dosyayı ona geri uzatırken.

Burcu, neyden bahsettiğini çok geçmeden  anlamıştı. Yakasındaki isim kartını bahsediyordu.

Neslişah Hanım, ona sorun çıkmasın diye şehir dışından çalışmaya gelecek olan kişinin yaka kartını vermişti.

"Ha! O mu? İki ismim var. Eylem Burcu. Ailem bana hep Burcu diye seslendiği için bende Burcu'ya alışmışım" dedi Burcu gülümsemeye çalışarak.

"İkisi de güzel isim. Benim şimdi gitmem gerekiyor. Sonra görüşürüz" diyerek Çetin oradan ayrıldı.

Burcu derin bir nefes aldı. Bu seferde bir şekilde onu atlatmıştı. Fakat bir dahaki sefere hiçte bu kadar kolay atlatamayacakmış gibi geliyordu.

---

"Erol, şu masayı doğru silsene. Nalan Hanım birazdan bizi kontrol etmeye gelir" dedi Koray biraz kısık bir sesle.

İkisi de önlüklerini giymiş ve hemen işe başlamışlardı.

"Kolaysa sen sil! İkidir orayı siliyorum. Artık ne döktülerse çıkmıyor" dedi Erol sinirle elindeki bezi masaya fırlatarak.

"Tamam, tamam. Ben yaparım. Sana da hiçbir şey demeye gelmiyor" dedi Koray söylenerek masayı silmeye giderek.

Evren, akşamüstü kafeye uğrayıp neler olup bittiğine bi bakmıştı. Yeni çalışanları olduğunu görünce bir an şaşırmış ama Nalan Hanım ile konuştuktan sonra durumu normal karşılamıştı.

Erol, inananmıyordu. Eniştesi ondan şuan küçüktü. Bu nasıl olabilirdi?

Böyle şeylere artık alışmaları gerekiyordu.

"Biz saat kaça kadar daha buradayız biliyor musun?" diye söylendi Erol iç çekerek.

"Herhalde 5'e kadar" dedi Koray kafeye yeni gelen müşterilerle ilgilenmeye giderken.

---

Ayla ise bu sırada ilk günü olduğu için erkenden işten çıkmıştı. Yarından itibaren haftasonları hariç sabah 9, akşam 4 arası çalışacaktı.

Saat fazla geç olmadığından eve gitmeden önce bir anahtarcığa uğrayıp evin anahtarını hepsi için birer kopyasını yaptırmıştı.

Eve geldiği ve odasını çıkıp üzerini değiştirdiği sırada ne kadar çok yorulduğunu anlamıştı.

Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin