Ela iş çıkışı direk eve geçmiş ve çocukları beklemeye başlamıştı. Edindiği bilgiyi çabucak onlarla paylaşmalıydı.
Ki öyle de olmuştu. Koray ve Erol eve girer girmez:
"Bugün ne oldu bilemezsiniz..." dedi ve olanları anlatarak çantasına gizlice atmış olduğu belgeyi onlara gösterdi.
"Demek ki annemlerin şu bahsettiği kimin yaptığı bilinmeyen kitap tanıtımı, yine Ali Bey'in işiymiş" dedi Koray oflayarak.
"Aynen, öyle. Görünce çok şaşırdım. Sizce Meri Teyze'lerin adını o listeye eklemeseydim, davetiye onlara gitmeyecek miydi?" diye sordu Ela merakla.
"Valla hiç bilmiyorum. Şu zamanda yolculuk işi bende zaten hala bir gizem. Bir türlü anlayamadım" dedi Erol iç çekerek.
Bir süre sessizlik oldu.
"Eee şimdi ne yapacağız peki?" diye sordu Ela düşünceli bir şekilde.
"Ne yapacağız. Şu listedeki kişileri bir araştıracağız. Bakalım Ali Bey'in şu gizemli ortakları kimlermiş" dedi Koray ve yukarıdan tabletini alıp aşağı indi.
"Siz bakadurun! Bende akşam yemeğini hazırlayayım. Çok acıktım valla" dedi Erol mutfağa giderek onları oturma odasında yalnız bırakarak.
Ela heyecanla Koray'ın yanına oturarak tabletteki çıkacak yüzleri beklemeye başladı.
Koray'ın ismini girdiği ilk kişi otuzlu yaşlarda bir kadındı. Ve bir öğretmendi.
"Ali Bey'in bir öğretmenle ne işi olabilir ki?" diye sordu Ela şaşkınlıkla.
"Bir bilsem" dedi Koray listeye elindeki kalemlerle bir şeyler yazarken.
Kısaca ne iş yaptıklarını, nasıl biri olduklarını listeye ekliyordu.
Bir diğer kişi kırklı yaşlarda, siyah saçlı, ela gözlü bir adamdı.
"Savcı Ahmet Saygın mı?" diye sordu Ela ağzı beş karışık açık bir şekilde.
"Tanıyor musun yoksa?" diye sordu Koray kaşlarını havaya kaldırarak.
"Hem evet hem de hayır. İsmini çok duymuştum. Şuan bizim zamanımızda başsavcı" dedi Ela ve ekledi:
"Onunda bu işin içinde olduğunu bilmiyordum"
"Anladığım kadarıyla bu listedeki insanlar boş insanlar değil. Hepsinin önemli bir işi ya da ne bileyim önemli bir bağlantısı olmalı" dedi Koray, Ela'la bir anlık göz göze gelerek.
Hemen gözlerini çevirdi. Her zamanki gibi o güzel gözleri yine onu büyülemişti.
Duyguları gün yüzüne çıkmadan önce başka bir şeyler düşünmeye çalıştı. Ama başaramadı.
Onunla neredeyse kendini bildiği bileli tanışıyorlardı. İlk önce ona karşı duyduğu duyguları sadece arkadaşça bir duygu olduğunu düşünmüş ve hiç üstünde durmamıştı. Fakat zamanla bunun sadece arkadaşlıkla ilgi bir şey olmadığını ve ondan hoşlandığını fark etmişti.
Bu olduğunda lise 2'nci sınıftalardı. Aynı lisede hatta aynı sınıftalardı.
İkizler küçükken aileleri ile birlikte bir süre yurt dışında yaşadıklarından yurda dönünce bir sene okula geç başlamışlardı. Böylece Ela ile aynı sınıfta okuyabilmişlerdi.
Sınıfta hoca ders anlatırken bazen gözleri istemsizce Ela'ya kayıyor ve onu izlerken zamanın nasıl hızla akıp geçtiğini fark etmiyordu.
Birkaç defa bunun yüzünden resmen dersleri dinleyememişti. Çünkü ona bakakaldığı zaman sadece ona odaklanıyor ve başka kimseyi dinleyemiyordu. O kendine geldiğin de ise hep zil çalmış oluyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)
FantasyEfsane kaldığı yerden devam ediyor... Bu defa üç kız değiliz! Sadece üç ayrı hayat söz konusu da değil. Zaman geçmişte kilitlendi. Macera bitmedi. Kaldığı yerden de değil, en başından yeniden başlıyor. Ve savaş şimdi daha kalabalık. Ailelerinin kad...
