Burcu saklandığı yerden çıkıyordu ki bir çift gözle karşı karşıya geldi.
"İmdat! Hırsız var..." diye bağırıyordu ki Burcu o kişinin ağzını eliyle kapadı.
Karşısındaki en fazla 13 yaşında bir çocuktu. Karanlıkta yüzünü fazla seçemese de biraz kendini tedirgin hissetmişti.
Çocuk elinden kurtulmaya çalışıyordu. Fakat başaramıyordu.
"Alparslan!" diye bir ses evden çıkarak yanlarına geldi.
"Alparslan mı?" diye şaşkınlıkla sorarak elini çocuğun ağzından çekti Burcu.
"Anne, bu kız çalılıkların arkasında karşıdaki evi gözetliyordu. Ben tam hırsız var diye bağıracakken de engel olmak için eliyle ağzımı kapadı" dedi Alparslan annesinin yanına geçerek.
Burcu gözlerine inanmıyordu. Az önce dayısı ile karşılaşmıştı. Daha çok küçüktü. Küçük kardeşi Mira ile neredeyse aynı yaştı.
Dayısını en son bir hafta önce görmüştü. Ailesi ile birlikte çıktığı iş seyahatinden sonra geri dönüşte onlara da uğramıştı.
Onu çok seviyordu. Akrabaları arasında onunla farklı bir bağı vardı. Çünkü her zaman ne olursa olsun onun yanında olup destek vermişti. Keza bu sefer de öyle olmuştu. Geçmişe yolculuğa onu annesi ve babasıyla birlikte ikna etmişti. Şuan buradaysa bunun sebeplerinden biride oydu.
"Endişelenme canım. O benim asistanım Burcu" dedi Neslişah Hanım gülümseyerek.
"Asistanım mı? O zaman niye saklanıyordu?" diye sordu Alparslan kuşkuyla.
"Ayakkabımın bağacını bağlıyordum. Sen yanlış anladın" dedi Burcu gülümsemeye çalışarak.
Alparslan ona inanmasa da annesi için konuyu daha fazla uzatmayarak ona son bir bakış atıktan sonra eve geri girdi.
"Özür dilerim Neslişah Teyze. Yan evden babamla amcamlar çıkınca bir an ne yapacağımı bilemedim ve saklandım" dedi Burcu derin bir nefes alarak.
"Önemli değil" dedi Neslişah Hanım gülümsemesini hiç bozmayarak.
"Bu arada beni ne için çağırmıştın?" diye sordu Burcu merakla.
"Yarın okula gelmene gerek yok diyecektim. Çünkü önemli bir toplantı için birkaç saatliğine şehir dışında olacağım" dedi Neslişah Hanım gülümseyerek.
"Öyle mi? Tamam, o zaman iyi geceler" dedi Burcu ve onunla vedalaşıp evine doğru gitti.
Yarın tatil günüydü. Tatillere bayılırdı. Bu yüzden de geç saate kadar uyumuştu. Uyandığında saat öğleden sonra 2'e geliyordu.
Kahvaltısını yaptıktan sonra da akşam için yemek yaptı. Bahçede asılı olan çamaşırları topladı. Televizyonda bir şeyler izlerken de eve Ayla ve Ela geldi.
Dün geceden sözleşmişlerdi. Kızlar bugün işten erken çıkacak ve yarınki kamptan önce ormana avlanmaya gideceklerdi.
En son buraya gelmeden önceki gece avlanmışlardı. Artık yeniden avlanmanın zamanı gelmişti.
"Gidelim mi?" diye sordu Ayla merakla.
"Gidelim" dedi Burcu ayaklanarak.
İkizler bugünlük arabayı onlara bırakmışlardı.
Birlikte ormana gittiler. Birkaç saat boyunca avlandılar ve geri döndüler. Bu süre zarfında Erol ve Koray'da eve gelmişlerdi.
Akşam ise çok geç olmadan hepsi odasına çekildiler.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)
FantasiEfsane kaldığı yerden devam ediyor... Bu defa üç kız değiliz! Sadece üç ayrı hayat söz konusu da değil. Zaman geçmişte kilitlendi. Macera bitmedi. Kaldığı yerden de değil, en başından yeniden başlıyor. Ve savaş şimdi daha kalabalık. Ailelerinin kad...
