"Of! Peki. Kim olduğunu değil de. Kimden şüphelendiğimi söyleyebilirim" dedi Lale Hanım pes ederek.
"Kim? Kim ya? Kim?" diye sordu Burak beklentiyle.
"Kadir Kandemir!"
"Ne?" diye sordu aynı anda Koray'da Erol'da, Burak'da.
Koray ve Erol bunu çok fazla sesli söylemişti.
"Gidelim! Buradan çabuk" dedi Erol, Koray'ı kolundan çekiştirmeye çalışarak.
Burak kapıyı hızla açmadan sadece 1 saniye önce kendilerini arabalarına atabilmişlerdi.
Koray bu sırada yolda Ela'ya mesaj attı.
"Hemen buluşmamız lazım. Kafe 1643'e gelin!"
Ela ve Burcu'nun bir arada olduğunu ve Ayla'nında hala işte olduğunu bildiği için buluşma yerini Kafe 1643 olarak seçmişti.
10-15 dakika sonra kafede onlarla buluşmuş ve duyduklarını Erol ile birlikte ayrıntılı bir şekilde onlara anlatmıştı.
"Dedem mi? Benim dedemmm mi?" diye sordu Burcu şaşkınlıkla.
Burcu dedesini severdi. Onlara çok fazla yakın davranmasa da gözlerinde nedense hep azda olsa bir sevgi pırıltısı olurdu.
"Öyle. Yani Lale Hanım öyle dedi" dedi Erol onu onaylayarak.
"Durun bir dakika! Benim dedem yani Ali Bey'in yarım bıraktığı işi tamamlayacak kişi mi?" diye sordu Burcu düşünmeye çalışarak.
"Çok şaşırtıcı bir durum biliyorum ama..." dedi Koray fakat Burcu onun sözünü keserek:
"Şaşırtıcı olmasına şaşırtıcı ama kafamda oturtturmadığım başka bir şey var. Neden böyle bir şey yapsın?
Beni yanlış anlamayın. Bunu onun torunu olduğum için söylemiyorum. Düşünsenize. Ali Bey'in zaten işi tamamlayamadığını biliyor. Neden bunca zamandır bekledi?
Her an bunu yapabilecek imkânı vardı. Şimdi de gelecekte de" dedi.
Bir süre kimseden çıt çıkmadı.
"Haklısın ama yine de bu şüpheyi göz ardı edemeyiz. Tedbirli olmakta fayda var" dedi Ela endişeyle.
"Anlaştık. O zaman sen şirkette gözünü dört aç! Bende okulda neler yapabilirim bir bakarım. Hazır aklıma gelmişken bakın size ne diyeceğim..." dedi Burcu ve Burak ile garip bir adamın birkaç saat önceki hallerini onlara anlattı.
"Biz oradan ayrıldıktan sonra o adamla buluşmuş olmalı" dedi Koray düşünceli bir şekilde.
"Öyle görünüyor. Sizce de Burak Amca bir işler çeviriyor gibi durmuyor mu?" diye sordu Burcu merakla.
"Tabii ki çeviriyor. Çevirmese bu kasaba hakkında bu kadar şeyi nasıl öğrenecekti?" diye sordu Ela mantıklı bir sebep ortaya koyarak.
"Öyle öylesine de. Ama bence şu sabahki konuştuğu adam gerçekten ama gerçekten çok tuhaftı. Sanki birilerinin onları görmesini istemiyorlarmış gibi canları çok sıkındı" dedi Burcu hissettiklerini onlarla paylaşarak.
Birkaç saniye yine bir sessizlik oldu.
"Gerçekten bu iş nereye gidiyor? İlk başta Rob, sonra Burak Amca, şimdi de deden. Sevdiklerimiz niye böyle şüpheli davranıyor?" diye sordu Ayla iç çekerek sessizliği bozarken.
"Doğru biz onu unuttuk. Rob hakkında ne yapacağız? Bir şey düşündünüz mü?" diye sordu Erol merakla.
Tam bu sırada iyi insan lafının üstüne gelirmiş gibi onlara doğru Rob geliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)
FantasiEfsane kaldığı yerden devam ediyor... Bu defa üç kız değiliz! Sadece üç ayrı hayat söz konusu da değil. Zaman geçmişte kilitlendi. Macera bitmedi. Kaldığı yerden de değil, en başından yeniden başlıyor. Ve savaş şimdi daha kalabalık. Ailelerinin kad...
