X. (YIKIK DÖKÜK)

88 7 2
                                        


"Sizi gördüm Burcu. Polisler gelmeden hemen önce arka bahçeden kaçtınız!" dedi Çetin pat diye.

"Neyden bahsettiğini anlayamıyorum" dedi Burcu şaşkınlıkla ve o anda dün yaşananlar aklına geldi.

Sabah sabah aklı zor çalışırdı. Bu yüzden de birkaç saat boyunca aptal biri gibi ortalıkta dolaşırdı.

"Dün gece partide..." dediği sırada Çetin, Burcu onun  sözünü keserek:

"Ha! Ondan mı bahsediyorsun? Bir işimiz çıktığı için erkenden ayrılmak zorunda kaldık" dedi ve ekledi:

"Niye sordun ki?"

"Olanlardan haberiniz yok mu?" diye sordu birden Çetin şaşkınlıkla.

"Hangi olanlardan?" diye sordu Burcu düşünceli bir şekilde.

"Murat ve Ece dün gece ortalıktan kayboldu" dedi Çetin endişeyle.

"Ne? Nasıl? Nasıl oldu bu yani?" diye sordu Burcu şaşkın görünmeye çalışarak.

Bu oyunculuk işi hiç onluk olmasa da sanki bu sefer işe yaramıştı.

"Hiçbir fikrim yok" dedi Çetin omuz silkeleyerek ve ekledi:

"Siz neden aceleyle ayrılmak zorunda kaldınız?"

"Acil bir telefon geldi. Amcam bir kaza geçirmiş. Bizde o aceleyle hastaneye gittik. İyi olduğunu öğrenince de az bile olsa dinlenmek için biraz önce yeni eve geldik" dedi Burcu bir dakika bir sürü yalan uydurarak.

Bir kere onun amcası yoktu. İkincisi de dün gece hastaneye filan gitmemişlerdi.

"Öyle mi? Çok geçmiş olsun" dedi Çetin başını sallayarak.

Burcu'nun gözü birden karşıdaki eve doğru kaydı. Evin önünde anneleri ve Burak Amca'sı duruyorlardı.

Neler olduğunu anlayamadan birden iki üç tane polis arabası evin önünde belirdi ve araçların birinden Cihangir Bey indi.

Çetin'de onun baktığı yere doğru döndü. Olanları beraber sanki bir film sahnesi izliyormuş gibi izliyorlardı.

"Sence neler oluyor?" diye sordu Çetin merakla.

Burcu bunun cevabını çok geçmeden bulmuştu çünkü annesi ve teyzeleri  polislerle konuştuktan hemen sonra oradan ayrılmış ve 10, 15 dakika sonra onların arkasından polisler evden iki ceset torbası çıkarmıştı.

Çetin ile biraz daha çene çaldıktan sonra Burcu içeri geri girdi ve yukarı odasına çıkıp hemen olanları Ela'ya anlattı.

"Valla! İyi yalan uydurmuşsun. Bu arada bu çocuk sana fazla mı soru soruyor bana mı öyle geliyor?" diye sordu Ela kaşlarını havaya kaldırarak.

"Bana da öyle geliyor. Hem de sanki çok fazla önüme çıkıyor" dedi Burcu ona katılarak.

Birkaç saniye bir sessizlik oldu ve Ela aklına bir şey gelerek:

"Kaç kere tesadüfen karşılaştık demiştin?" diye sordu birden heyecanla.

Burcu bir durup düşündü. İlk karşılaşmaları Neslişah Hanım'dan kaçarken olmuş, diğeri babasıyla karşılaşmak istemediği için onun arkasına saklanmasıyla olmuştu.

"2" dedi ve aniden ekledi:

"3! Şu hep beraber akşam yemeği yediğimiz akşamı unutmuşum"

"O zaman sizin böyle yan yana olmanız kaderiniz de var" dedi Ela aniden gülümseyerek.

"Sende şimdi Ayla gibi başlama. Aramızda bir şey yok. Olamaz da zaten. Hem bu nereden çıktı ki şimdi?" diye sordu Burcu biraz sinirle.

Sürekli onunla Çetin'i yakıştırmalarından bıkmıştı. Aklında yoksa bile onlar yüzünden arada bir onlar yüzünden onu düşünmek zorunda kalıyordu.

Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin