XIX. (ELA'SIZ)

76 7 10
                                        


"Ya yanıldıysam ya aslında Kandemir Holding'teki iş başvurusundan olumsuz yanıt aldığı için üzgünse. O zaman bu demektir ki işe almamaları için geçerli bir sebepleri olduğu anlamına geliyor. Çünkü bu dosyadaki bilgilere göre işe alınması gerekiyordu. Yani yapmamız gereken şey bir an önce bu kadını bulup konuşturmak"

"He o iş o kadar kolay da. Nereden bulacağız o kadını da konuşturacağız?" diye sordu Erol merakla.

"Kafeye yeniden geleceğine ümit ediyorum" dedi Koray iç çekerek.

"İşimiz ümit etmeye kaldıysa..." derken Erol, Ayla onun sözünü keserek:

"Niye her şey babamın kafesine bağlanıyor? Burak Amca'yı kaçıran adam da Erol Abi'nin dediğine göre kafeye sık sık geliyormuş" dedi endişeyle.

"Sanırım gözden uzak bir yer olduğu için Evren Amca'nın kafesi gizli işler çevirmek için oldukça gözde bir mekân!" dedi Burcu bir tespitte bulunarak.

"Olabilir ama yine de fazla tesadüf değil mi?" diye sordu Ayla şüpheyle.

"Ne demek istediğini anlamadım" dedi Burcu ve sonra korkuyla ekledi:

"Sakın bana, babanın da bu işin içinde olduğundan şüpheleniyorum deme!"

"Babam işin içinde değilse de. Bence kafede çalışan başka biri bu işin içinde" dedi Ayla gözlerini düşünceli bir şekilde yere indirirken.

O sırada Erol ve Koray aynı anda birbirlerine bakarak:

"Nalan Hanım!" dediler.

"Bende öyle düşünmüştüm. Düşünsenize neden ben babamın böyle bir teyzesi olduğunu bilmiyorum? Babam annesinden kalan kafeyi gözü gibi baktığına göre, onu çok güvendiği birine emanet etmiş olmalı. Fakat ne hikmetse, hayatım boyunca ben babamdan ne böyle bir isim ne de bir teyzesi olduğunu duydum. Yani demem o ki bence bu işin içinde kesin bir iş var" dedi Ayla başını sallayarak.

"Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Doğru söylüyorsun" dedi Burcu düşünmek için gözlerini kısarak.

"Benim kafa yandı. Ali Bey nasıl bir insanmıştı da bu kadar insanı yanına toplamış?" diye sordu Erol iç çekerek.

"Eee boşuna herkes ona Ali Bey demiyor. Baksanıza adam her yere elini atmış. Kim bilir bizim bilmediğimiz daha nerelerde yandaşı var?" dedi Ela uzaklara bakarak.

"Ve ayrıca unutmamalıyız ki. Bu yandaşlarının arasında bizi kelimenin tam anlamıyla yok etmek isteyen biri var. Gerçekten işimiz fazlasıyla kolaylaştı" dedi Koray karamsar bir şekilde iç çekerek.

Ortamda bir sessizlik oluştu ve:

"Aman be! Düşün düşün nereye kadar? Ben acıktım. Bir şeyler hazırlayacağım" dedi Burcu bu sessizliği capcanlı bir sesle bozarak.

"Valla bende çok acıktım. Yemeye dünden bir şey kaldı mı?" diye sordu Koray'da ona katılarak.

"Maalesef hayır. Çorbamız zaten iki günlüktü. Dün bitti. Yemekleri saymıyorum bile" dedi Burcu mutfağa doğru ilerlerken.

"O zaman iş başa düştü. Elimizdeki malzemelere bir bakalım ve neler yapabiliriz bir görelim" dedi Koray onun peşinden mutfağa girerek.

Böylece Burcu ve Koray mutfakta yemek yaparken, Ela biraz dinlendi. Ayla bahçede asılan çamaşırları topladı. Erol ise laptobunu açıp bugün Burcu'nun dedesinin bilgisayarından elde ettikleri bilgileri gözden geçirdi.

Yemekten sonra da herkese bir yorgunluk çökmüştü. Böylece Burcu ve Ayla, Ela'ya yardım ederek yukarı odasına çıkarmıştı. Ela bir süre sonra izin istemek için Selma Hanım'ı aramıştı. Neyse ki Selma Hanım onu fazla lafa tutmamış ve ona geçmiş olsun diyerek telefonu kapatmıştı.

Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin