Ela'nın dediklerinin ardından kalakalmıştı Koray. Duyduklarını anlamaya çalışıyordu.
"Merak ediyorsan diye söyleyeyim. Ki bence etmiyorsun. Ama ben yine de söyleyeceğim. Benim hiçbir zaman bir sevgilim olmadı. Olamazdı da zaten. Seni severken başka birine bu kötülüğü yapamazdım. Anlayıp dinlemeden beni harcadığın için ayrıca teşekkür ederim" dedi Ela ve odadan hızla çıktı.
Böyle bir yanlış anlaşılma sonucunda yollarını ayrılmış olması Ela'yı hem üzmüş. Hem de fazlasıyla sinirlendirmişti.
Ayla bu sırada limonatayı yapıp bardaklara koyuyordu ki Ela hızla mutfağa girip koyduğu bardaktaki limonatayı bir dikişte içti. Birden hafifçe öksürmeye başladı. Limonata biraz ekşi gelmiş ve boğazını yakmıştı.
"İyi misin? Ne oldu? Niye bu kadar sinirlisin?" diye sordu Ayla şaşkınlıkla.
"Ne olacak? Az önce Koray Bey'in beni nasıl harcadığını öğrendim. Nasıl sinirlenmeyim" dedi Ela öfkeyle.
"Şunu tane tane anlatsana. Ne harcaması?" diye sordu Ayla, tam karşısındaki sandalyeyi çekip oturarak.
Ela'da böylece onun karşısına oturarak Koray ile olan konuşmasını baştan sona anlattı.
"Vay canına!"
"Aynen öyle. Düşünebiliyor musun? Bir hiç uğruna bunca zaman benden uzak kalmış. Gelip benimle her şeyi açık açık konuşsa bugün bu halde olmayacaktık"
Bir süre bir sessizlik oluştu.
"Ela Abla! Sana bir şey soracağım ama dürüst cevap vereceksin" dedi Ayla heyecanla.
"Tabii ki. Benim ne zaman yalan söylediğimi gördün?"
Ayla derin bir nefes alarak aklıma takılan soruyu sonunda sordu:
"Sen Koray Abi'nin hiçbir şey demeden senden uzaklaşmasına mı sinirlendin? Yoksa senin duygularını görmemiş olup böyle bir şey olabileceğini düşünmesine mi?"
"Her ikisine de sinirlendim ama beni en çok kıran ve üzen şey ikincisi oldu. Nasıl ondan hoşlandığımı anlamaz?" dedi Ela üzgün bir şekilde.
"Bence içten içe o da biliyordu ama tıpkı senin gibi. Senin ondan hoşlandığından emin olamamış ve seni kaybetmek istememiş" dedi Ayla içinden geçenleri söyleyerek.
Ela'nın siniri şimdi çok olmasa da biraz hafiflemişti sanki. Bu yüzden:
"Öyle mi diyorsun?" diye sordu.
"Diyorum. Fakat şunu da söylemem gerek öyle hiçbir şey demeden korkakça çekip gitmek hangi kitapta yazıyor? Bu konu da çok haksız" dedi Ayla biraz sinirle.
"De mi? Yanılmamışım" dedi Ela heyecanla.
"Aynen öyle. Sen takma kafana. Şimdi o çoktan kendini yemeye başlamıştır. Ben nasıl böyle bir hata yaptım diye" dedi Ayla gülümseyerek.
"Yesin? Daha beter olsun inşaallah!" dedi ellerini havaya kaldırarak Ela.
"İnşallah" dedi Ayla'da ona katılarak.
---
Erol kafede işinin başındaydı. Şansına bugün kafe çok kalabalıktı. Siparişleri getir götür yaptığı için bir türlü yalnız kalıp olanlar hakkında hiç düşünememişti.
Diğerlerine kızmıştı ama gelip çalışmak gerçekten iyi bir fikirdi. Hiç olmazsa bir şeylerle uğraştığı için ikizi hakkında endişelenecek zaman bulamıyordu.
Bir tek ara verdiği zaman oturup dinlenebilmiş ve o ara ikizini arayabilmişti.
"İyi misin?" diye sordu Erol merakla.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Operasyon Mimoza (DEVAM EDİYOR...)
FantasíaEfsane kaldığı yerden devam ediyor... Bu defa üç kız değiliz! Sadece üç ayrı hayat söz konusu da değil. Zaman geçmişte kilitlendi. Macera bitmedi. Kaldığı yerden de değil, en başından yeniden başlıyor. Ve savaş şimdi daha kalabalık. Ailelerinin kad...
