9. Ders Ders Ders

18 5 1
                                        

🎵🎵Dove comeron We Belong

Balıklar bazen kendini asar. Sen balık tuttum sanırsın.

🐟🐟

"Domates, biber, patlıcan " anneannem ve güruhu kalkmadığı için kahvaltıyı ben hazırlıyordum. Bir yandan da Barış Manço'yu sevgiyle anıyordum. 2000'lilerden olup çoğu şarkısını ezbere bilmem normal miydi? Adam efsane olduğu için unutmam bile hata olurdu bence.

Unutmak demişken, dünkü rezil anı unutmaya çalışıyordum. O neydi öyle ya. Selam bile vermeden damacanayı kaptım ve hemen eve kaçtım. Napim yani çok kötü bir durumdu. Ben de ne güzel seviniyordum Gediz'i görmedim diye. Ya çocuğu görmemem mümkün mü? Aynı mahalledeyiz, aynı sülaledeyiz, aynı okuldayız. Bir beni nüfusuna almadığı kalmış. Alsana beni nüfusuna. Of ne diyorum ben. Anlayacağınız benim işim çok zor dostlar. Başlamadan bitti benim iş. Salağım çünkü ben. Haketmiyorum hiçbir şeyi.

Hemen bu depresif halimizi bir kenara bırakıyoruz ve masayı hazırlamaya devam ediyoruz Arya hanım.

"Oy benim güzel kızım kahvaltı mı hazırlamış, oy yerim ben seni" işte tontiş ninem de kalkmıştı. Yeni uyanan insanlar çok tatlı değil miydi ya? Ben hariç tabi. Ben kalktığımda ağzımda fare ölüsü, saçlar kabarık, çapaklı gözler ve lekeli bir cilt. Ben niye böyleyim ya? Bir türlü prenses olamadım. Aman prenses olmak isteyen kim. Herkes prenses olacak diye bir şey yok yani.

Çağın ve abim de kalktıktan sonra bir güzel kahvaltımızı yapmıştık. Şimdi de anneannemle beraber oturmuş gündüz dizilerini izliyorduk. Aslında izlemekten çok şunu yapıyorduk:

"Ay görüyon mu bir de o tiple oğlanı beğenmiyor. Sen kurban ol oğlana be"

"Hiç deme ninem bak bak bir de üstten üstten bakıyor çocuğa haspam" evet maalesef her güzelin bir kusuru oluyor. Ben ve anneannem televizyon izlerken yorumlayarak izliyoruz. Aynı şeyi bilgisayarda dizi izlerken yapmıyorum ama televizyon gördüğüm zaman bana bir şeyler oluyor. Kendimi durduramıyorum. Çünkü çoğu şey mantıksız geliyor ve düzeltmek istiyorum.

"Haspam ne kız?" dedi anneannem bana dönüp. Aman şimdi nasıl anlatayım sana.

"Bir çeşit hakaret işte" dedim geçiştirerek.

"Ya biraz sessiz izleyin ya" Bu da sanki evin reisi oldu he. Her şeye karışıyor. Bugün pazar olduğu için ailecek evdeydik ve televizyon izliyorduk. Abim elinde telefon ve Çağın'ın elinde de tablet vardı. Bana söyleyene bak teknoloji bağımlıları. Gözünüz çıksın da göreyim sizi.

"Ay siz onu bunu boşverin de ben bugün Nuriye'yi çağıracam. Taşındıktan sonra hiç çağıramadım ayıp oldu" of anneanne deme işte ya. Gelmesin ben onu görmek istemiyorum. Hele o rezillikten sonra hiç görmeyeyim daha iyi. Hiç görmesem özlerim ama. Bu ne yaman çelişki Allah'ım. Ben niye bu kadar kaptırmıştım kendimi. Sıradan bir insandı işte. Bir de benim gözümden bakın ona. Of of. Ben tam Leyla olmuştum. Hem Leyla ve Mecnun da aynı gün doğmuştu. Bunu size söylemiş miydim ya? Papağan gibi tekrarlarım artık. Leyla ile Mecnun benim en sevdiğim diziydi. Absürtlüğü olsun hicivleri olsun tam bana göreydi ve bayılıyordum. Bazen canım sıkıldığında birkaç bölüm açıp izlerim hala. Artık bundan sonra onları gördüğümde aklıma Gediz ve ben gelir. Leyla ölüyordu ama... Au Allah korusun kız.

"Kız sana diyom kalk domatesi doğra" ha yine başladık yani.

"Anneanne benim sınavım var çalışmam gerekiyor" deyip kalktım. Aman canım napim.

"Dedi az önce televizyon izleyen salak" Çağın cocumuyo yaptım. (cocumuyoyu bilmiyorum demeyin yani yuh artık) Her şeye karışma be çocuk.

Flash'dan bile daha hızlı bir şekilde odama girdim. Ne yapacağımı bilmiyordum. Beni asla sevmeyecek onu biliyorum ama... Aması yok işte asla beni sevmeyecek. O yüzden unutup sınavlarıma odaklanmam gerekiyor. Çünkü tek yapmam gereken bu. Boş bir sevda ardına koşamam değil mi? Bu kötü konuları ardımızda bırakıyoruz ve ders çalışıyoruz değil mi ama?

BALIK VE DENIZBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin