Tekrar karşılaşmak

3.5K 380 151
                                        

Beğenin lütfen 🔪

YORUM DA ATIN

"Kalmak istersen kalabilirsin."

Ayakkabımı giyerken mırıldandım, "Evsiz değilim, farkındasın değil mi?"

Ayakkabımı giyip doğrulup ona baktım.

Hadi ama, bu adam neden her zaman bu kadar ciddiydi?

"Bir arkadaşıma gideceğim, başka bir zaman kalırım."

Kapıyı açıp dışarı çıktım ve başımı ona çevirdim. "Ya da sen bende kalırsın, evime aşık olacağına eminim."

Başını hafifçe aşağı yukarı salladığında yürüyerek evden uzaklaştım.

.

"Dur! Ne? Sen kıza ne dedin?"

Akiro'ya bugün o maçtayken Kai'nin sevgilisinin odaya geldiğini, Kai'nin dün neden maça gelmediğimi sorduğunu söylediğini, ve benim de 'Onun için özel maç yaparım, istediği kişi ile' dediğimi anlatmıştım.

O ise büyük çaplı bir şok yaşıyordu.

Vişne sulu votkasından bir yudum daha aldı, "Mal mısın sen? O adam basit birini karşına çıkarmaz."

Omuz silkerek elimdeki şaraptan bir yudum aldım, "Sorun değil."

"Başına bela açma Mia... Ona yakın davranıyorsun ama aslında nasıl bir sosyopat olduğunu ikimiz de biliyoruz."

Evet, biliyordum.

Gerçekten herkesin yakın davranması gereken biri değildi. Melek değildi, şeytanın ta kendisiydi.

Ama sanırım Aris'e karşı kibardı.

Vay be... Koskoca Chisaki Kai bile birine aşık olmuştu.

Kızlara ilgim olsa muhtemelen ben de Aris'e aşık olurdum.

Ve sonra da Kai beni öldürürdü.

.

Gece yarısına kadar Akiro'nun yanında kaldım ve daha sonra evime gitmek için çıktım.

Sokak lambaları ile loş bir şekilde aydınlatılmış sokaktan geçerken parkın tarafından gelen sesler ile durdum.

Bu saatte bir çocuğun parkta oynadığını sanmıyordum. Çok tekin bir yer değildi burası.

Çimenlik alandan geçip park alanına girdiğimde yine onu gördüm, sarı kafa.

Bu çocuk her zaman birileri ile mi kavga ediyordu?

Bu sefer tam kavga değildi ama. İki taraf da birbirlerinin yakasından tutmuş bağırıp çağırıyordu.

Diğer tarafta da bir çocuk vardı. Sanırım sarı kafanın tartıştığı kişinin arkadaşıydı.

Park alanındaki kaydırağa giderek oturdum, hâlâ beni fark etmemişti.

"Sarı kafa."

Bir anda karşısındaki çocuğa küfürler etmeyi bırakıp başını bana çevirdi. Kaşları şaşkınlık ile kalktı, "Sen..."

"Sağ kolunu sağa doğru aç, yakanda duran eli düşer."

Dövüş hakkında bilgim olduğunu artık biliyor olmalıydı, hiç düşünmeden dediğimi yapıp çocuğun bir elini kendisinden kurtardı.

Çocuk şaşkınlıkla bana bakıyordu.

Sarı kafaya başka bir komut verecekken zaten vereceğim komutu yaptı ve çocuğun bileğini tutup terse büktü.

Çocuk acıyla elini tutup geri çekildi.

1 dakika geçmeden diğer arkadaşı ile koşarak uzaklaştılar.

Kaydırağa iyice uzandım ve sigaram ile çakmağımı çıkararak sigara yaktım.

"İster misin?"

Tam karşımda durmuş, üstten bana bakıyordu. "15 yaşındayım."

"15 yaşındakiler içemiyor mu ki?"

"Reşit değilim demek istedim aptal!"

"Ha..."

Yer altında bu tarz yasalara uyulmadığı için aklımdan uçup gidiyordu.

"Her zaman kavga mı edersin?"

"Hayır, sadece senin şansına öyle denk geliyor."

Bir şey demedim, sessizce sigaramı içmeye devam ettim.

"Kaç yaşındasın sen?"

"29"

"Yaşlıymışsın."

"Ablan gibiyim." gülerek ona baktım, "Abla diyebilirsin bana."

"Bir daha karşılaşacağımıza nereden eminsin?"

Omuz silktim, "Hiç, öylesine."

"Sana abla demem."

Gözlerimi kıstım, "Bana kesinlikle abla diyeceksin." gülümsedim, "Bir gün."

Aizawa x Reader (Bnha x Reader)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin