Bölüm 2

2.2K 114 11
                                    

Az önce polisi parçalayan zombiler. parkın ilerisinden geçiyorlar. ayağa kalkamam. göremeseler bile cesaretim yok. düşün.. düşün.. en kısa yol ne.. her zaman evine bıraktığım kıza en kısa nereden gidebilirim. gitmeliyim. sol tarafımdaki sesler uzaklaştı. avm ye doğru ilerliyorlar. işte fırsat. kalktım. ilerlemeye başladım. öğle sıcağı yüzünden üstümdeki tişört ter içinde kalmıştı.

Tam ters yöne gitmeyi düşündüm önce. ama yolu çok uzatıyordum. ev avmnin ilerisinde kalıyor. ve ben yolu uzatarak başka gruplarla karşılaşma riskini göze alamam. düşmanının seni tek farketmeyeceği yer arkasıdır. zombilerin peşinden gidiyorum. yaklaşık 70 metre önemde aylak aylak yürüyorlar. bu kadar insan nasıl bir anda zombi olabildi. ben ne zamandır uyuyorum ?

Sorular.. kafamın içinde adeta onu parçalayan bir zombi var. farkedilmemek için bahçelerden bahçelere atlıyorum. arabaların arkasına saklanıyorum. ilerliyorum. grup hızlanmaya başladı. ne gördüler ? kulaklarıma dolan çığlık sesi.. bi kadın. kaçıyor. kucağında çocuk var. önümde kaçıyor. çok yavaş. kaçamayacak çok yavaş. zombiler koşamıyor fakat kadın kaçamıyor. bileği yaralı. kan içinde. yapmam gereken tek şey var. insanların ölmesi insanlığın ölmesi anlsevgi gelmiyor. koştum. zombilerin yanından tüm gücümle kadının yanına koştum. belki de yapmam gereken tek şey buydu. elimdeki silahı rastgele zombilerin üzerine ateşledim. bir kaçı devrildi. kadına işaret ettim. "Kaç".. Şimdi sıra bende. benim peşimdeler..

Ciğerlerim artık daha fazla nefesi kabul etmeyinceye kadar koştum. başlarda peşimdeki grubu atlatmadım çünkü hala kadının üzerine gidebilirlerdi. şimdi koşuyorum. peşimdeki zombiler geride kaldı. kadının gittiği yönü hesaplamaya çalışıyorum. yardım etmeliyim. ilerledim.. ancak geldiğim yeri durunca farkettim. önündeydim. ayaklarım ben farketmeden buraya kadar geldi mi ? sevgilim.. 4 katta oturuyor. bina kapısı kapalı. silahın arkasıyla camı kırıp kilidi açtım. kapıyı kapattım. apartman karanlık. ilerlemem lazım fakat ilerledikçe hiç birşey göremiyorum. sessiz olmam lazım. ellerimle soğuk duvarda bir düğme arıyorum. bir ışık düğmesi. duvar ıslak. ama sıcak bir ıslaklık..

Sonunda elimle duvarda bir çıkıntı hissettim. düğmeyi aşağı doğru indirince apartman bir anda aydınlandı. evet duvarda hissettiğim şey kan. ellerim kan içinde. sessizce merdivenleri çıkmaya başladım. yerlerde inanılmaz kan birikintileri var. merdivenler kaygan.. demire tutunuyorum kaymamak için. geldim. kapısının önündeyim. kalbimin atışının duyulduğunu hissediyorum. içeride ne var ? içeride neyle karşılaşacağım.. 2 yıldır beraber olduğum tüm kalbimi verdiğim kız nerede ?

Kapı kapalı. burdan eriye dönemem. merak içimi kemiriyor. ses. ne kadar çıkarsa çıksın. var gücümle kapıya vurdum. açılmadı. tüm apartman yayılan sesle yankılanırken bir daha vurdum. kapı açıldı. önümde kanlar içinde bir ev. elimdeki silah terden sırılsıklam olmuştu. eve girdim. oturma odasında yerde yatan bir ceset var. yenmiş, parçalanmış. ama bu o değil.. ilerledim. mutfak, boş.. onun odasının önündeyim. içimde korku yok.. sadece merak.. kapıyı açtım. ve karşımda..

Son hatırladığım şey dalgalı saçları ve bana masumca gülümsemesiydi. şimdi o gülümseye ağız kanla dolmuş ağzından kanlar akarak bana bakıyor. o an ölmek istedim. onun beni parçalamasına müsaade etmek istedim. gözlerim yaş içindeydi. o üzerime gelirken apartmanda sadece bir el silah sesi duyuldu..

Yere yığılışını, gözlerindeki ifadeyi ömür boyu unutamam.. 2 gün önce dünyanın en güzel gözleri, şu an kanlar içinde bir yüzdeydi. o çoktan ölmüştü. ben de öyle.. içimde tarif edemediğim bir acı var.. her şeyi bırakıp atlamak istiyorum yere. parçalarımın bile bulunamamasını istiyorum. ama uzun sürmedi. ses. onları çekiyor. evin kapısı açıldı. hırıltılar. elimdeki silahı kapıya doğrulttum ve bekledim. hırıltıların yaklaşmasını bekledim.

Kapıdan girdiler. elimdeki silahı istemsizce ateş aldı. 3 defa. 2 si yıkıldı. birisi sürünüyor. yerde sürünerek üzerime geliyor. daha fazla mermi harcamamak için bıçağımı çıkardım. daha önce yaptığım gibi. sapladım. defalarca sapladım. fışkıran her kanla beraber gözümden akan yaşlarla sapladım. içimdeki acıyı hafifletmenin hiç bir yolu yok... Hıçkıra hıçkıra ağlamak deyimini o zaman öğrendim. kalbim artık kan pompalamaktan başka bir işleve sahip değil. sevgilim. 2 yıldır deli gibi sevdiğim kız.. kendi ellerimle öldürdüm onu..

SALGINHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin