ÖNCELİKLE UUUZUUN GECİKME İÇİN NASIL ÖZÜR DİLEMELİYİM BİLEMİYORUM. UZUN ZAMANDIR CİDDİ PROBLEMLERİM VE ŞEHİR DIŞINDA İŞLERİM OLDUĞĞU İÇİN AİLEMLE BİR ORAYA BİR BURAYA GİTTİM VE İNANIN VAKİT BULDUKÇA TELEFONUMDAN YAZSAM DA BİR TÜRLÜ BİTMEDİ. LÜTFEN BENİ AFFEDİN İYİ OKUMALAR SİZİ SEVİYORUM
"Senin burada ne işin var?"
Jimin masumca gülümsedi.
"Eski günlerdeki gibi seni evinden almaya geldim."
"Seni tanımıyorum bile."
Soo Min kapıyı kapatmak için zorladığında Jimin ayağını kapının arasına koydu. Yarı aralık kapıdan fısıldadı.
"Üzgünüm, Soo Min. Gerçekten çok üzgünüm. Hiçbir şey yaşadıklarımızı düzeltmez. Hiçbir cümle hiçbir hareket. Ama bana tekrar güvenmeni istiyorum."
"Ne diyorsun sen! Çek ayağını! Aissh bir okulun delisi kalmıştı. Yah! Park Jimin-sshi!"
O sırada dışarıdan gelen başka bir erkek sesiyle birlikte Soo Min kapıyı açtı.
"Yine mi sen? Sevgilimle uğraşmamak söylemiştim."
Zelo eve doğru koşarken Jimin başını eğdi.
"Bizi biraz yalnız bırakır mısın?"
Zelo onu umursamadan eve doğru koştu. Kızın elinden tutup arabaya bindirirken bağırdı.
"Neden bana bu sapığın evini öğrendiğini söylemedin!"
"Telefonundaki cevapsız çağrılara baktın mı hiç? Ayrıca yarım saat de geciktin!"
Arabaya bindiklerinde dikiz aynasından hala onlara bakan Jimin'i görüyorlardı. Zelo fısıldadı.
"Pes etmeyecek değil mi?"
"Amacı eskisi gibi olmakmış."
"Ona inandın mı?"
"Bir şeyleri eski haline getirmek Jimin'in yaptığı en kötü şeydir."
Zelo sinirli bir şekilde kıza döndü. Sesi artık daha da ciddiydi.
"Onu seviyor musun?"
"N-Ne?"
"Onu seviyor musun? Onu bugün amfide gördüğünde heyecanlandın mı? Sevgilisini sınıfa bıraktığını söylediğinde kalbin acıdı mı? İsmini duyduğunda aslında bu isme yıllarca özlem duyduğunu fark ettin mi?"
Soo Min aynadan gözüken çocuğa baktı. Evet Jimin ondan bir şeyler koparmıştı. Çocuğun doğması onun için de büyük bir azap olurdu. Ama Jimin fazla hata yapmıştı. Hem de affedilemeyecek hatalar. Hala Sang Hee ile görüşüp görüşmediğini merak ederken Zelo onu dürttü.
"Cevap alacak mıyım?"
Soo Min düşüncelerinden kurtulurken kaşlarını kaldırıp nefes aldı.
"Unuttun mu? O bir ucube. Ve biz ucubelerle uğraşamayacak kadar önemli insanlarız."
Zelo sırıtırken arabayı çalıştırdı. Soo Min araba hareket ettiğinde hüzünle arkasından ona bakan oğlanı izledi.
Jimin araba gittiğinde titreyen elleriyle telefonunu açtı ve V'yi aradı.
"Oh, Jimin. Her şey yolunda mı?(Bunların da artık klasık lafı oldu alo der gibi :D) "
"Bu akşamki partiye geliyor musun?"
"Bilmiyorum dostum. Bu saçma renkteki saçma papyon saçma derecede sıkıyor. Bu çok saçma."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bencil (BTS- Jimin)
FanfictionJimin, Soo Min'in gözlerine bakıp gülümsedi. "Çok bencilsin." Soo Min kaşlarını çattı. "Benimle nasıl böyle konuşursun?" Jimin kızın alaycı tavrına aldırış etmeden elini kızın saçında gezdirdi. "Bana sürekli surat asıyorsun. Ben senin gülüşünü görm...
