46

9.1K 535 185
                                        

Medya - Ege (Eğer sizde beğenirseniz tabi)

Kevinden

Bedenimi saran sımsıcak kollara biraz daha sokularak başımı mis kokuların geldiği yere biraz daha yakınlaştırdım.

Gözlerimi aralayarak önümdeki beyaz tenle birkaç saniye bakıştım. Ne kadar beyazdı öyle. Dudaklarımı beyaz tene bastırarak küçük bir ısırık bıraktım. Gökay bir şeyler mırıldansa da uykusuna kaldığı yerden devam etmişti.

Ağzımdan kaçan küçük kıkırtıya engel olamamıştım.

Belime sıkıca dolanan kollarla birkaç saniye hareketimi kestim ve tekrar önümdeki beyaz teni ısırdım. Gökay tekrar bir şeyler mırıldansa da uyanmamıştı.

Beyaz teni bu sefer dudaklarımın arasına alarak emdim. Ardından emdiğim yerin üstüne dilimi sürterek öptüm.

Gökay ''Mmh..'' diyince ağzımdan kaçan kıkırtıya engel olamamıştım. Tekrar aynı şeyi yaptığımda yine aynı sesi çıkarmıştı. Kafamı biraz uzaklaştırarak boynuna baktığımda hafiff kızarmış olduğunu gördüm.

İmzamı Gökayın boynuna atmıştım

Eserime hayranlık dolu bakışlarımı atarak gülümsedim. Kendi mesleğimi Gökayın boynunda icra etmiştim.

Kızarttığım yerin hemen üstüne küçük bir öpücük kondurdum. Umarım Gökay uyanınca bu kızarıklığı görüp bir şey demezdi. Derse ne yapacağımı bilmiyordum.

Ama eğer o bana boynuna imzamı attığım için kızarsa bende ona benden habersiz beni yatağa getirdiği ve benimle uyuduğu için kızardım. Amaç zeytinyağı gibi üste çıkmak.

Elimi kızarıklığın üstünde dolaştırırken yenilerini yapma isteği uyanmıştı içimde. Bu sefer köprücük kemiğinin hemen üstüne dudaklarımı bastırdım ve ince beyaz deriyi dudaklarımın arasına alarak emdim. Dudaklarımı çekmeden hemen önce ısırmış ve dilimi ısırdığım yerin üzerinden geçirmiştim.

Tanrım ben şuan resmen Gökayın boynuna imzalarımı atıyordum.

Birden Gökay hareketlenmiş ve beni altına alarak üstüme çıkmıştı. Şaşkın gözlerle ona bakarken o gülümseyerek bana bakıyordu ve hiçte yeni uyanmış gibi değildi.

Gökay baştan beri uyanıktı ve onun boynuna imzalarımı atmama izin vermişti. 

Utançla yanaklarım kızarırken ellerimle yüzümü kapattım. Gökay ellerimi yüzümden çekerek ''Yaparken hiç utanmıyor aksine gülüyordun.'' dedi.

Neden beni daha çok utandırıyordu ki!! Götay işte ne olacak..

Elini boynuna atarak bir süre boynuna bıraktığım imzaların üzerinde gezdirdi. Ne güzel imzalar atmışım be.

''Şimdi benim sıram.'' dedi gülerek yüzünü yüzüme yaklaştırırken. ''Hii, yoksa sende mi aynisini yapacak benim boynuma.'' dedim kısık çıkan sesimle. Yapma nolur. Kalp krizinden ölmek istemiyorum.

''Tch, canım çikolata istiyor benim.'' dedi dudaklarıma bakarak.

Ben hipnoz olmuş gibi yüzüne bakarken gittikçe yüzlerimizi yaklaştırdı ve dudaklarıma gömüldü. Ellerimi saçlarına çıkararak aralarında gezdirdim.

Gökay üst dudağımı dudaklarının arasına alarak emmeye başladı. Geçen sefer yaptığı gibi hoş mırıltılar çıkararak öpüyordu. Sanki çikolata yiyen bir çocuk gibi. Aklıma gelen şeyle gülmek istesem de dudaklarımın üstündeki dudaklar buna izin vermemişti.

Dudaklarını son kez dudaklarıma bastırarak dudaklarının istikametini değişti. Yüzümün her yerinde kondurduğu küçük öpücükler beni huylandırsa da sesimi çıkarmamış ve gözlerimi kapatarak tadını çıkarmıştım. Son olarak kapalı gözlerimin üzerine de birer öpücük kondurarak yüzünü biraz uzaklaştırdı. ''Nasıl bir şeysin sen..'' dedi gözlerini gözlerimden ayırmadan.

Röntgenci bxbBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin