5 yıl sonra
Denizden
Heyecandan yerimde duramıyor sürekli dolaşıyordum. Götümde kurt vardı sanki.
''Yavrum biraz sakin mi olsan?'' dedi karşımda rahatça oturan adam bana yönelik konuşurken. Bana diyene bakın hele. Buraya gelene kadar heyecanından yerinde duramıyor sürekli etrafta dolaşıyor ve sürekli birilerine bulaşıyordu.
''Sakinim ben.'' dedim yanına giderken.
Yanına oturduğumda alyanslı olan elimi tutarak önce öptü sonrada ellerimizi kenetleyerek bacağının üstüne koydu.
Siz ne olduğunu anlamadınız değil mi?
Hemen size anlatayım. Biz Barınla evleniyorduk. Baya baya evleniyorduk..
''Rüya gibi..'' diye mırıldandı karşısındaki duvarı izlerken. Gerçekten öyleydi.
''18 Haziran.. Seni ilk kez gördüğüm gün, sahnede şarkı söylüyordun. O kadar büyüleyiciydin ki..'' bakışlarımı duvardan alıp gülümseyerek bana bakan adama döndüm.
''15 Eylül.. Seni ikinci kez gördüğüm gün. Kendimi inandıramasam da seni ilk kez o kafede gördükten sonra sürekli oraya gitmeye başlamıştım. Gözlerim sürekli seni arıyordu. Ama seni hiç göremedim o günden sonra. Ta ki amfide görene kadar..'' yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
''Bugün 18 Haziran.. Ve biz seni ilk gördüğüm günde evleniyoruz. Bu o kadar güzel ki.''
Gözünden akan yaşa engel olmamıştı. Barın çok güzel seviyordu ve bu sevgisini oldukça belli ediyordu. O kadar huzurlu hissettiriyordu ki..
Elimi yanağına atarak yanağına akan gözyaşını sildim. Bu bizim en güzel günümüzdü. Ağlamak yok bol bol gülmek vardı.
''Seni seviyorum..'' der demez dudaklarımı dudaklarına yasladım. Her seferinde sanki ilk kez öpüşüyormuşuz gibi hissettiriyordu.
Dudaklarımızı ayırarak başımı omzuna yasladım.
Birden odanın kapısı açılmış ve Ege içeri dalmıştı. ''Hadi bakalım çiçeği burnunda damatlar aşağıda herkes sizi bekliyor.'' demiş ve çıkmıştı.
Derin bir nefes alarak ayağa kalkmıştım. Bekarlığımın son dakikalarını yaşıyordum.. Yaşıyorduk..
Barın elini belime atarak alnımı öpmüştü. Gülümseyerek dudağına bir öpücük kondurdum. Birlikte odadan çıkmıştık.
2 yıl önce üniversite bitince İngiltereye taşınmış ve yeni bir hayat kurmuştuk kendimize burada. Tabi bu hayatı kurarken en büyük destekçimiz Barının annesi Elif teyzeydi. O kadar sevimli ve samimiydi ki. Beni de kendi oğullarından ayırmadığını hatta -Barın duymasın ama- beni Barından daha çok sevdiğini söylemişti.
Şimdi ise evleniyorduk. Öyle çok kişiyi çağırmamıştık. Sadece yakınlarımız ve ailemiz vardı. En çok yanımda olmasını istediğim annemin yoktu ama onun yerine beni kendi oğlu gibi seven Elif teyze vardı.
Hepiniz annem öldü sandınız değil mi? Hayır annem ölmedi..
Anneme ve babama eşcinsel olduğumu söylediğimde babamdan beklediğim tepkiyi annem vermişti. Bunun kabul edilemez bir şey olduğunu söylemiş ve beni reddetmişti. Babam ise hiçbir şey söylememişti. Daha sonra babam beni yanına çağırdığında onun da annem gibi beni reddedeceğini düşünmüştüm.
Ama hiç öyle bir şey olmamıştı. Babam bu konuyu araştırdığını ve benim elimde olan bir şey olmadığını söyleyerek beni teselli etmiş ve sürekli yanımda olup beni destekleyeceğini söylemişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Röntgenci bxb
Novela JuvenilBilinmeyen numara: Seni gördüm, beğendim.. Bilinmeyen numara: Dedim ki kendi kendime neden sevmeyeyim. Bilinmeyen numara: Ve sevdim gitti..
