Marc asansöre binince hiç konuşmadık, doğrusu konuşmayı başlatmak istedim benden şüphelenmesini ve bana kötü bakması hoşuma gitmiyordu.
"Bana neden ön yargılısın Spector?"
Cevap vermedi bana bakma tenezzülünü bile göstermedi, umursanmamak beni sinirlendirmişti kolunu tutup hızla kendime çevirdim,
"Neden bu kadar önyargılısın Marc? Bir soru sorduğumda suratıma bak."
Kolunu elimden kurtarıp bana yaklaşmak adına uzun zaman aralıklarında iki adım attı ,gözlerimi gözlerine sabitlemek için kafamı kaldırdım.
Kahverengi gözleri beni içine çekiyordu sanki, bacaklarımın vücudumun güç kaybediyor ve uyuşuklaşmış gibi hissetmiştim, uzuvlarım anlamlandıramadığım bir duyguyla yanmaya başlamıştı.
Ama gözlerimi ondan çekmedim,çekemedim.
Gözlerinde ki sertlik perdesi vardı, sağlam perdelerle kapatılmış kimseyi almadığı bir perde, içini okumanın mümkün olmadığı bir perde.
Elbette istesem zihnine girerdim ama bana kendi kendini açması için kalbim tutuşuyordu.
"Çünkü bize evrenin en güçlü varlığı olduğunu söyledin. Khonshu Nick'e bir soru sordurttu bana , 'o beni istiyor mu?' Diye cevap hayır olunca gitti ve o gideli üç gün oldu..."
Bana daha da yaklaştı, otomatik olarak geri adım attım.
Ama gözlerimi onun gözlerinden ayırmadım o sustuğunda kalbimin pompalanma sesi yankılanmaya devam etti ,bu ahenk beni mutlu ediyor günah olduğunu belli edercesine...
Karnımda hissettiğim karıncalanma da cabasıydı.
"Ve bir gün sonra sen geliyorsun Khonshu'yu kitaplardan tanıdığını söylüyorsun. Ya gerçekten tanımışsan, ya bize zarar vereceksen, ya Bruce'un gerçek kızı değilsen?"
İşte film son soruda koptu.
Adam zekiydi elbette ama bana yalancı ya da kendimi Banner'a kakalamaya kalktığımı ilan etmesi.
Diz kapağının altına tekmeyi geçirdim,gözüm dönmüştü, sert geçirdiğim tekme normalde onun gibi iri bir adamı benim cüssemde diz çökmesi için böyle bir hareket yapamazsınız ama hulk geni ve Custos gücü birleşince üstüne Universi olunca işler kolaylaşıyor.
Acı içinde diz çöktü yüzünü buruşturması ve hissettiğim acısı beni üzmüştü kırılmıştım ama bunu belli edecek bir varlık değildim, benim amacım ve gerçekliğim kalbimden daha önemli.
Kendi isteğim dışında ağzımdan çıkıyordu kelimeler Hulk benim öfkemdi ve beynimi öfkem yönetiyordu.
"KENDİNE GEL SENİN KARŞINDA BASİT BİRİ DURMUYOR."
Friday ortak salona gelince kapıyı açtı ama o tarafa bakmadım hala Marc'ın bana bakan şaşkın gözlerine bakıyordum dehşetle açılmıştı gözleri korkmuşluğun dehşetiyle , başımı kaldırıp aynaya baktım.
Yüzümün ve boynumun sağ tarafı full yeşildi ve gözümün tamamı bem beyazdı, yine zıvanadan çıkmaya yakındım.
Ve... Onu korkutmuştum...
Korkutucu olan görüntüme bir süre baktım ama bu beni daha da hırslandırdı ama kendimi kontrol altına alıp durmam gerekiyor aksi takdirde pek olumlu şeyler olmayacak...
En sonunda kafamı kaldırıp gözlerimi kapadım, sazlık tarlasını o güzel ve sessizliğe eşlik eden müzik melodilerini...
Hayatımda bana bahşedilen ama benim elimin tersiyle yine evren uğruna terk ettiğim nimeti düşledim...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mueaqad
Fanfiction|Marvel & Moon Knight AU| Askıda- Evrene hükmeden taşlardı elbette... Gerçeklik, Ruh, Zihin, Zaman, Uzay Ve Güç. Ama taşlar sanılanın aksine tek değildi... 2024 Temmuz'a Kadar Askıda -Tek tük bölümler gelebilir- Evrenin var oluşundan çok önce b...
