Herkes yaptığım şeyden sonra şok olmuştu. Özellikle de Rıfat bunu beklemiyordu. Bırakın karşılarına silahla çıkabileceğimi o odadan bile çıkamayacağıma inanıyordu. Karşımda duran 6 kişiye silah doğrultmuş vaziyette dururken. Rıfat'ın kızı "babacığım bahsettiğin polis bu mu?" dedi. Ne kadar da sakindi böyle. Normalde kızlar silah görür görmez çığlık falan atardı ama o hiç korkmamıştı bile. Yalnızca kızlar değil silahı gören herkes korkardı. Rıfat "evet kızım polis bu." dedi. Acaba Rıfat'ın kızının adı neydi? Ya merak ettiğim şeye bak şurada canım tehlikede ben neyi düşünüyorum. Kız "e o zaman bir sorun yok demek ki kaçmamış." dedi. Şu an şoktaydım. Benden hiç korkmamıştı. Karşısında bir polis silah doğrulttuğu halde hiç korkmamıştı. Allah'ım Rıfat korkmuş olsun ne olur. Rıfat adamlarına bir bakış attı ve adamlar üstüme yürümeye başladı. Şu anda üç iri yarı adam üstüme yürürken tek güvencem olan silahı da korkudan düşürmek üzereydim. Belki de şu anda bana yardım edebilecek tek kişi Hasan'dı. Galiba az önce her şeyi mahvetmiştim. Üzerime yürüyen üç adamdan ikisi kollarımdan tutmuş beni sürüklerken biri de silahımı almıştı. Engel olmak bir yana olduğum yerde sabit bile kalamıyordum. Beni içeriye doğru sürüklerlerken bir anda Hasan durun dedi. Herkes ona bakarken bir anlık dikkat dağınıklığından faydalanıp kolumu tutan adamlara dirseğimi geçirip silahımı alan adama da tekme savurmuştum. Üçü de acıyla kıvranırken. Rıfat'ın kızı kıkır kıkır gülmeye başlamıştı. Herkes bir anlık ona bakmış olacağından utanmış ki yüzü kıpkırmızı olmuştu. Rıfat "ne oldu neden gülüyorsun garip bir şey mi var Elif?" dedi. Demek ki adı Elif'ti ne de güzel bir isimdi böyle. Elif "pardon babacım, özür dilerim." dedi. Hasan konuşmaya başlamış bir anda dikkati kendi üzerine çekmişti." Markete mallar gelmiş." dedi. Rıfat adamlara bir bakış atıp kapıya yönelmişti. Rıfat ceketinin cebinden çıkardığı anahtarla kapıyı açarken adamlar kolumdan tutmuş beni içeri sürüklüyorlardı. Bu sefer kaçamamıştım belki ama bir dahaki sefer muhakkak buradan kaçacak hatta Rıfat'ı da hapse atacaktım. Şu anda istesem adamlar bırakın beni o odaya götürmeyi bir adım ileri atmamı bile sağlayamazlardı. İşi zorlamadım nasılsa bir şekilde kurtulacaktım. Adamların beni içeri götürmesine izin verdim. Beni bir güzel sandalyeye oturtmuş ellerimi ve ayaklarımı da sımsıkı bağlamışlardı. Adamların odadan çıkmasını bekledim. Odadan çıkmışlardı. Şimdi bir süre sakin kalıp dikkat çekmemeliydim. Artık doğru düzgün bir plan yapmanın vakti gelmişti. Artık Hasan'a da güvenemezdim. Tek kurtarıcım kendimdim. Şimdi gelelim planıma öncelikle kapının anahtarına sahip olmalıydım. Bunun içinde Rıfat'ın ceketini almam lazımdı. Peki Rıfat'ın ceketine ulaşmak için ne yapmalıydım. Tabi ya Elif belki ondan yardım isteyebilirdim. Gerçi hangi kız babasını bırakıp hiç tanımadığı birine yardım eder ki ama bunu denemeden bilemezdim. Belki onunla bir anlaşma yapabilirdim. Ayrıca şu anda yapabilecek başka hiçbir şeyim yoktu. Yani şimdilik en azından. Ben bunları düşündüm düşünmesine ama Elif'i nereden bulacaktım daha kızı ilk defa içeride görmüştüm. Buraya girmesi neredeyse imkansızdı. Bir şey yapmam lazımdı ama ne? Öncelikle şu iplerden kurtulsam ve şu odadan dışarı çıksam sonra da Elif'i bulsam. Her şey o kadar mantıksızdı ki. Kız neden içeride olsun ki. Burada ne yapacak hem burası çok tehlikeli bir yer Rıfat kızını tehlikeye atmazdı. Peki ama eğer böyleyse kızın az önce içeride ne işi vardı. Hadi diyelim ki kız içeride yanında illaki biri olurdu, onunla tek başına konuşmalıydım. Ben böyle düşünürken içeriye Hasan ve yanında bir adam girdi. Hasan'ın elinde yemek tepsisi vardı. Hasan tepsiyle yanıma gelmiş "sana yemek getirdik." dedi. Yanındaki "sen şu İsmail'e dua et yoksa bu yaptıklarından sonra sana yemek vermezdik de İsmail zorladı. " dedi. Hasan bu davranışıyla bir hayli dikkat çekmiş olmalıydı. Ona çok güvenmek istesem de işimi riske atamazdım. Hasan'ın yanındaki adam arkama geçmiş başımda dikiliyordu. Acaba Rıfat'ın Hasan'a olan güveni mi azalmıştı. Hepsi benim yüzümdendi. Hasan'ı zor duruma sokmuştum. Yemeği Hasan yediriyordu. Yemeği yerken hasanla adam konuşmaya başladılar" İsmail şu Elif çok güzel kız değil mi ya?" bir anlık istemsizce elimi yumruk yapıp sıkmaya başladım. Hasan "sessiz ol biri duyacak hem o kız hemşire sana hiç bakar mı?" dedi. Ne ne dedi o hemşire mi? tabi ya onunla nasıl konuşacağı mı buldum. Kendimi yaralayacağım. E bir mafya kendini tehlikeye atmamak için kızını kullanacaktır bu sayede de Elif beni tedavi edecek ben de onunla konuşacaktım
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Amiyane Zevahir
ActionEğer bir polis mafya tarafından kaçırılırsa ne olur? Ya polisin artık bu mafyadan kurtulması mümkün değilse? Peki bu mafya bu polis için sandığından daha da önemliyse? Bazı şeyler bazen sebepsiz ve çok basit görünse de altından hiç de basit şeyler...
