Kapının önünde öylece kala kalmıştım aklıma önce polis arkadaşlarımı aramak geldi ama sonra bir anda vazgeçtim. Çünkü eğer buraya gelirlerse Elif'i kesin görürlerdi. Bu nedenle de onları arayamazdım. Başka bir çözüm yolu bulmalıydım. Acaba çilingir mi çağırsaydım. Bir saniye çilingire ne gerek var ben ne güne duruyorum burada aslında bir kart olsa kapıyı rahatlıkla açabilirdim. Cüzdanımda kredi kartı olucaktı. Lakin ne yazık ki cüzdanım evde kalmıştı. Bir komşudan isteyebilirdim. Önce karşı komşunun kapısını çaldım. Ama evde yoklardı. Sonra aklıma Yukarki dairede oturan Hatice teyzeden istemek geldi. Kapısına geldiğimde usulca zile bastım. Hatice teyze güler yüzüyle kapıyı açmıştı. "Buyur Hamza oğlum hoş geldin" dedi. "Hoş buldum Hatice teyze acaba evinde hiç böyle kart var mı kredi kartı olur akbil olur"dedim. Hatice teyze biraz düşündü ve "olucaktı ben bir bakayım" deyip içeri gityi. Kısa ir süre sonra Hatice teyze elinde bir kartla kapının önünde belirdi. Bana dik dik baktı ve "sen ne yapacaksın bu kartı?"diye sordu. Şimdi kapıda kaldım kapıyı açacağım desem yok yok olmaz. Çünkü o zaman polis olduğumu açık ederdim. Eder miydim? Etmesem bile riske atamazdım. Çilingir çağarsaydim belki de?.. Hatice teyze bir cevap bekliyordu. Hadi Yusuf uydur bir şey "Alış veriş yapacağım"deyip güldüm. Hatice teyze de gülmüştü. "Dalga geçme ve oğlum" dedi. "Hatice teyzem sen bana güvenmiyor musun?" Hatice teyze gülümseyip" tabi ki güveniyorum"dedi. " O zaman ben gidiyorum. İşim bitince kartı geri getiririm."dedim. Ve aşağı indim. Kapımın önüne geldiğimde elimdeki kartla kapıyı açtım. Nasıl olduğunu polisliğime sakladım. Kapıyı açtıktan sonra hemen içeriye girip anahtarı aldım sonra da Hatice teyzeye çıktım. Kapısını tıklattım. Açan olmadı. Bir kez daha çaldım. Gene yok. Bu sefer zile bastım. Ama açan yok. Belki namaz kılıyordur. Ya da lavabodadır. Biraz bekledim. Beş dakika kadar. Tekrar zile bastım. Ama açan yok. Dışarı çıkmış olamazdı. Telefonumu çıkartıp Hatice teyzeyi aradım. Çaldı çaldı ama açan olmadı. Hatice teyzeye bir şey olmuş olabilir miydi? Elimdeki kartla kapıyı açtım. İçeriye baktığımda kapının önünde haraketsiz yatan Hatice teyzeyi gördüm. "Hatice teyze, Hatice teyze uyan" ambulansı aradım hemen. Sonra aklıma Elif'in hemşire olduğu geldi. Koşarak Elif'in dairesine indim. Kapıyı heyecanla tıklatıp bekledim. Çok sert vurmuştum. Kapı açıldı karşımda duran Elif "Hayırdır İnşaAllah ne oldu?"dedi. Nefes nefese kalmıştım. "Hatice teyze, Hatice teyze" Elif girdi söze "o kim?" Ben iki lafı zoraki birleştirip "komşu teyze baygın yatıyor acil gelmen lazım" dedim. Elif hemen kapıyı kapatıp "hadi gidelim" dedi. Beraber yukarı çıktığımızda Elif hemen Hatice teyzenin nabzına baktı. "Ambulansı aradın mı?" diye sordu. "Evet" dedim. Elif ellerini Hatice teyzenin kalbinin hizasına koydu ve kalp masajı yapmaya başladı. "Neyi var?"dedim. Kalp masajını yaparken "kalp krizi geçirmiş galiba ilk müdahaleyi yapıyorum." dedi. O kalp masajını yaparken Ambulansta gelmişti.
Ameliyathanenin önünde bekliyorduk. Gözümden akmak için yalvaran yaşlara inat kalbim onun iyileşeceğine inanıyordu. Elif ilk müdahaleyi yapmıştı ama ... Ya geç kaldıysak, ya Hatice teyzeye bişey olursa? İçim içimi yiyordu. Elif bir anlık omzuma dokundu "Yusuf emin ol Hatice teyze iyi olucak" dedi. Bir anlık kendimi geri çekmiştim. "İnşaAllah"dedim. İçeriye bir anda Akif girmişti. "Hatice teyzenin durumu nasıl?"dedi. Ona bakıp "ben onu bulduğumda baygın yatıyordu. Kalp krizi geçirmiş öyle dediler" bir anlık sesim titremişti. Belki Hatice teyzeyi tanıyalı çok olmamıştı ama onu gerçekten çok sevmiştik. Sanki bir anne şefkati ile ilgilenirdi bizimle. Yemek yapar bize de getirirdi. Biz dedim çünkü Akif ile de ilgilenirmiş. Hatta Akif uzun zamandır burada yaşıyor. Hatice teyze onu çocuğu gibi görürmüş. Akif de onu annesi gibi. Hatice teyzenin iyi olacağına inanıyorduk. Taki doktoru görene kadar ameliyathaneden çıkan doktor bizim yanımıza geldi Akif atıldı hemen söze " Hatice teyzenin durumu nasıl?" Doktor başını eğdi ve"Maalesef, hastayı kaybettik"dedi. Bir anda gözümden yaşlar akmaya başladı. Nasıl olabilirdi böyle bir şey. Bir kaç saat önce kanlı canlı karşımızda duran kadın şimdi... Akif bir anda hüngür hüngür ağlamaya başladı. Aramızda en çok o etkilenmişti bu durumdan. Annesi gibi görüyordu Hatice teyzeyi. Uzun bi süre ağladık. Elif bizi baya bi teselli etmişti lakin nafile ölüm bu çok can yakıyor. Cenaze işlemleri için hasta yakını olarak biri gerekiyordu. Akif "ben üstlenirim"dedi. Ama izin vermediler. Oysaki Hatice teyze kimsesiz bir kadındı. Yani bize öyle demişti. Eşini ve çocuğunu bir trafik kazasında kaybettiğini söylemişti. Bir adam geldi yanımıza "Merhaba ben Özgür, Hatice Hanımın avukatıyım. Kendisinin bir vasiyeti vardı." Nedir diye sorduk tabi. " 'Eğer ölürsem beni memleketime Sinop'a gömün' demişti. Bu nedenle onun vasiyeti üzerine onu Sinop'a götürüyoruz." haber vermek istedim."dedi. Anlaşılan canazeye katılamayacaktık. İzmir ile Sinop arası çok uzaktı. Neredeyse on saat. Gidebilme ihtimalimiz yoktu. En azından cenazesine katılmak isterdim ama bu imkansızı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Amiyane Zevahir
AcciónEğer bir polis mafya tarafından kaçırılırsa ne olur? Ya polisin artık bu mafyadan kurtulması mümkün değilse? Peki bu mafya bu polis için sandığından daha da önemliyse? Bazı şeyler bazen sebepsiz ve çok basit görünse de altından hiç de basit şeyler...
