7.Bölüm

29 10 1
                                        

Kendimi yaralamaya karar vermiştim. Bunun için şu iplerden kurtulmam lazımdı Hasan'dan da yardım isteyemezdim. Sonuçta yanında bir adam vardı. Acaba adamı sinirlendirsem o beni vurur muydu? Yok yok olmaz o vurursa öldürdü. Benim ölmemem lazımdı. Sadece biraz yaralanacaktım. Yani hemşire gerektirecek kadar. Yemek yeme faslı bittikten sonra Hasan ve adam odadan çıktı. Kapıyı da üzerime kilitlemişlerdi. Evet şimdi odada kendimle baş başaydım. Öncelikle şu iplerden kurtulmalıydım. Bu defa iplerden kurtulmam kolay olmayacaktı. İpler o kadar sıkıydı ki biraz daha sıksalar kangren olabilirdim. Ama ne yazık ki bu kadar sıkı bağlamış olmaları benim buradan kaçmamı engelleyemezdi(!) Ben iki yıl polislik eğitimi almış bir de üstüne üç yılda özel eğitimler antrenmanlar yapmıştım. Yani şu iplerden kurtulmak benim için çocuk oyuncağıydı. Ama hemen iplerden kurtulmamalıydım. Önce bana bir plan lazımdı. Bir bu kapıyı nasıl açacaktım. Aslında odada kesici bir şey bulsam kapıyı açmama gerek bile kalmazdı. Etrafımı incelemeye başladım. Herhangi bir cam parçası bile yeterdi. Gözüm cam parçası ararken aklıma kafamı duvara vurmak geldi. Ama bu o kadar mantıksızdı ki sonuçta en değerli bölüm kafaydı. Eğer beynime en ufak bir zarar gelse hayatım mahvolabilirdi. Etrafımı incelerken aklıma bir fikir geldi. Madem kafamı duvara vuramıyordum. Ben de kolumu vururdum bu sayede de kolumu kırabilirdim. Ama dur bir saniye eğer kolumu kırarsam iyileşmesi uzun zaman alırdı. Ayrıca iyileşse de eskisi gibi olmazdı. Polislik hayatım mahvolabilirdi. Öyle bir şey yapmalıydım ki hem ileriki hayatımda bir sorun teşkil etmemeli hem de çok önemli bir yara olmalıydı. Ah ne yapacaktım ben. Yerde bir çivi gördüm. Acaba onunla bir şey yapabilir miydim? Yok yok o olmazdı. Çivi paslıydı ve eğer batarsa Tetanoz gerekiyordu. Belki işe yarardı ama aşı bulup yapacaklarını sanmıyordum. Kız ne kadar hemşire de olsa Tetanoz aşısını kafasına göre alamazdı her halde. Başka bir şey bulmalıydım. Düşün düşün...ben böyle elemli elemli düşünürken yerde bir cam parçası gördüm. Evet işte aradığımı bulmuştum. Kendimi camla yaralayacaktım. Peki ama nasıl. Daha doğrusu nereden yaralanacaktım. Elimi ya da ayağımı kesmem lazımdı. Kesmek dediyse işte ufak bir kesik ama kanı bol olmalıydı. Yalnız damara gelmemesi gerekiyordu. Cam çok uzağımda değildi. İplerden kurtulmak için kendimi zorlamama gerek kalmamıştı. Sandalyeyi arkaya doğru eğdirip camı aldım. Geri sandalyeyle öne doğru eğilirken içeri bir anda Rıfat girdi. Camı elimin içine gizledim. Galiba elimi kesmiştim. Rıfat bana doğru yaklaşıyordu. Bunu hesaba katmamıştım. Yani odaya birinin girmesini en azından ipleri çözmemiştim. Rıfat bana ters ters bakıp "bak genç adam senin polis olman burada bize artistlik taslayabileceğin anlamına gelmiyor. Burada esirsin esirliğini bil. Öyle kafana göre kaçamazsın. Ben buna izin vermem. Eğer bu yaptığına bir kez daha cüret edersen. Emin ol sonu hiç iyi olmaz." dedi ve odadan çıkıp gitti. Bu normalde çok korkunç bir tehditti ama ben ölümü göze almıştım. Ne olursa olsun buradan kurtulacak ve onları yakalattıracaktım. Cam elimi çoktan yaralamış yere kanlar akmaya başlamıştı. İpleri çözmeme fırsat kalmadan istediğim olmuştu. Şimdi yapmam gereken biraz oyunculuk. Gerçi canım gerçekten acıyordu ama sadece bunu biraz abartacaktım. Biraz mı? bütün dikkatimi toplayıp bağırmaya başladım "aaaah" o kadar acılı bağırıyordum ki gören bıçaklandım zannederdi. Pardon duyan. Bağırışlarımı duymuş olacaklar ki içeri Hasan ve Rıfat girdi. Hasan'ın yüzünde bir endişe vardı. Rıfat" ne var ne bağırıyorsun. "dedi. Hasan bana fırsat vermeden "Rıfat Baba belli ki yaralanmış yerdeki kanları gömüyor musun hemen bir doktor hemşire falan bulmamız lazım. Yoksa kan kaybından ölebilir." dedi. Dışımdan olmasa da içimden sırıtmıştım. Galiba istediğim olmuştu. Rıfat "doğru diyorsun yaralanmış." dedi. Rıfat arkama doğru yürükken Hasan "Rıfat Baba kızın hala burada mı?" diye sordu. İşte bu. Rıfat ters ters bakıp "evet burada daha gitmedi. N'apıcan sen Elif'i?" diye sordu. Hasan "hani kızınız hemşire ya bir bakar. Olur mu diye sormuştum. Hani tanıdık hem. İşler tehlikeye girmez." dedi. Bu fikir Rıfat'ın pek hoşuna gitmemişti anlaşılan ama buna mecbur görünüyordu. "Peki, çağırın gelsin. "dedi. Planım işe yaramıştı. Hasan odadan dışarı hızla çıktı. Durun bir saniye Rıfat hala buradaydı. Ya buradan hiç çıkmazsa o zaman planın hiçbir önemi kalmazdı. İçeri bir adam gidi ve "Baba acil gelmen lazım. "dedi. Rıfat istemeyerekte olsa dışarı adamın yanına çıktı ve gitti. Ne durun bir saniye amacıma yavaş yavaş yaklaşıyordum. Bir anlık gözüm karardı. Kan kaybındandı herhalde. İçeri hasan ve Elif girdi.gözüm karardı...

Amiyane ZevahirBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin