37.Bölüm

5.6K 424 59
                                        

Atölyeye girdiğimizde Akın bilgisayar başında, ekrandaki fotoğraflara bakıyordu. Sesimizi duyunca yüzündeki gülümseme ile bize dönmüş ama Emre'yi fark edince kaşlarını çatmıştı.

"Nil?" dedi sorar gibi.

"Emre ile beraberdik aradığında, o da bu işleri merak ettiğini söyleyince beraber geldik."

İyi yalancıydım vesselam. Emre dediklerimi umursamadan elleri cebinde etrafı incelemeye başlamıştı. Ben de montumu kenara koyup, iki elimi birbirine vurdum.

"Ee ne yapıyorum?"

Akın birkaç saniye yüzüme baksa da sonunda çekim alanına doğru yönelmişti, ben de peşine takıldım.

*

Akşam Akın'ın işleri gece yarısına kadar sürmüştü. Bense şimdi erken saatteki dersim için sızlanarak zar zor uyanıyordum. Bu arada Emre var diye olsa gerek, Akın sadece ve sadece sessizce işini yapmıştı. Belki de bana kızdı, Emre'nin gelişini anlamsız buldu bilmiyorum ama espirili Akın yoktu dün gece.

Okula geldiğimde art arda olan iki dersten sonra anca yemek yemeye vakit bulabilmiştim. Kantine giderken rastladığım Zeynep'le beraber bir masaya geçtiğimizde o sadece meyve suyu almıştı, ben de tost ayran aldım.

"Zeynep."

"Efendim?" diyen Zeynep, meyve suyunun pipetini dişlerken bir yandan da çevremizdeki curcunayı izliyordu. Kantinin en kalabalık saatiydi herhalde.

"Sana bir şey soracağım, dışarıdan bir göze ihtiyacım var."

Gözleri beni bulduğunda meraklandığını kalkan kaşından anlamıştım. Meyve suyu kutusunu masaya bırakıp, kollarını masaya koydu ve öne çıktı. Beni daha rahat duyabilmesi için bunu yapması gerekiyordu zaten. Etrafta çok fazla gürültü vardı.

Eliyle başörtüsünün kenarından çıkmaya hazırlanan birkaç tel saçı itip, "Sor bakalım." dedi.

"Benim gönül işleri şu sıra biraz yorucu gidiyor."

"Hmm, anlat bakalım Güzin ablana. Çözmeye çalışalım."

Güldüm. Zeynep aşırı çekingen bir kızdı, taa ki bu samimiyeti yakalayana kadar.

"Akın'ı biliyorsun, fotoğraf kulübü başkanı arkadaşım."

"Evet?"

"Sence o bana karşı bir şeyler hissediyor mu? Yani sezdin mi öyle bir durum?"

Zeynep düşünceli gözlerini kısıp, bir süre sessiz kaldı.

"Akın biraz... nasıl desem... yani evet sezdim ama çocuğun normali bu gibiydi. Sana özel bir şey görmedim, her an herkese öyle bir imayla bakabilirmiş gibi."

"Ben de öyle düşünüyorum ama Emre yani erkek arkadaşım, bana hisleri olduğunu söyledi."

"Eğer sırf sana olan tavırlarını gördüyse böyle düşünmesi normal. Bence birlikte kalabalık bir ortama giderseniz, hele hele güzel kızların bolca olduğu, Emre de rahatlayacaktır... Ama tüm bunlar gerekli mi emin değilim, doğrudan konuşabilirsin. Çünkü Akın gerçekten sana karşı bir şeyler hissediyorsa, oyunlarla bunu çözme girişimin hem onu kırar, hem de sizin için durumları daha kötü hale getirir."

Zeynep'e baktım düşünceli gözlerle. Akın'a değer veriyordum ve gerçekten bana karşı hisleri varsa bunu o kırılmadan çözmem gerekiyordu. Emre'ye bazı şeyleri kanıtlama derdiyle ona oyun oynayamazdım. Açık açık konuşmam gerekiyordu. Düşününce dün Emre'nin de benimle gelmesine bile bozulmuştu... Onu üzmek istemiyordum.

Gerçek Mi Ailem?Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin