Sen Kimsin?

17.3K 771 154
                                        


Herkese merhaba🖐

Bölüm atıyorum sık sık ama yorum neredeyse hiç yok, hatta direk yok. Okuyanlar ne düşünüyor merak ediyorum açıkçası, o yüzden yorum atarsanız çok sevinirim.

---------------------

Karşımda bir sürü çerçeve vardı. Kimisinde Murat Bey ve Efsun Hanım, kimisinde sayamadığım kadar erkek topluluğu. Mutlu gibiydiler.

Ama garip olan bir şey vardı ki, hiçbir fotoda karıştığım kız yoktu. Bu kız  gerçek olmasa da bu aileden değil miydi? Hiç mi aile fotosunda olmazdı?

Dün pek takılmasam da, bana bu kadar değerli hissettiren insanların neden kızlarını bu kadar kolay bıraktığını merak ediyordum. Dile kolay 17 seneydi. Ve bu 17 sene boyunca o kızı, gerçek kızları sanıyorlardı. Bu kadar kolay mıydı bırakmak?

Gerçi bunu diyene bak! Hiç zorluk çıkarmadan, büyüdüğüm yeri bırakıp gelmiştim buraya. Bir veda bile etmeden, ardımda bıraktıklarımı düşünmeden bu yeni hayatıma bodoslama dalmıştım.

Acaba hangimiz daha gariptik.

Konağa adım atar atmaz hiç yabancılık çekmeyen Selin mi, 17 seneyi bir çöpmüşcesine kenara atıp, kaçan ben mi?

Gözlerimi seyrettiğim duvardan yanıma oturup elimi tutan Efsun Hanım'a çevirdim. Ağlamamak için kendini sıktığı belliydi ama yine de gözleri doluydu.

"Sana baktıkça içim yanıyor Nur. Benden uzakta hiç tanımadığım insanlarla büyüdün. Kim bilir kime anne diyip sarıldın. Kendi kızımın 17 sene boyunca hiçbir anına, ilkine şahit olamamak ne kadar acı veriyor tahmin bile edemezsin."

İyi ki de anılarıma şahit olmadın anne.

"Ben şimdi nerden başlıyıcam kızım. Sen 17 yaşına gelmişken, en sevdiğin yemeği, rengi, neler yapmaktan hoşlandığını yeni mi öğrenicem?"

Olsun anne.
Sen yeter ki bil sevdiğim şeyleri, varsın 17 sene sonra olmuş olsun.

Tekrardan ağlamaya başlayan Efsun Hanımla,yine aynı çaresizliğe düştüm. Demek ki annenin gözyaşlarına şahit olmak bu kadar acı veriyormuş insana.

"Lütfen ağlamayın Efsun Hanım. Hem ben artık sizin yanınızdayım öyle değil mi? En baştan başlayıp herşeyi düzeltebiliriz. Kaybettiklerimize ağlamaktansa, yaşayacaklarımıza sevinelim."

Söylediğim cümleler ile bana doğru atılıp sımsıkı sarıldı."Haklısın annecim. O kadar doğru söyledin ki. Yaşayacaklarımıza sevinelim bundan sonra."

Murat Bey karşı koltuğa oturmuş şefkatle, ben ve karısını seyrediyordu. Yüzünde buruk bir tebessüm vardı. O da aynı benim gibi karısının ağlamasına kıyamıyor gibiydi.

"Tamam yeter artık bu kadar duygusallık Efsun."

Kafam tekrar duvarda ki çerçevelere dönünce Efsun Hanım'da fark etmiş olacak ki, ağzından heyecanlı bir nefes verdi.

Susar KadınHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin