Kafeye varınca ilk gelen kişi olma gururunu yaşıyordum. En güzel masayı bulup oraya oturdum. Herkes gelince içicek bir şeyler aldık.
DURU:
-Ateş bana yeni görev verdi!
HAYRUNNİSA:
-Yaaa yeter artık konuşma şu çocuklaaa!!!
DURU:
-(Sinirli sinirli hayruya bakıp) .....
MELİKE:
-Sakın bana ondan hoşlanıyorum deme?
DURU:
-SAÇMALAMAAA!!
BEYZA:
-Tamam o zaman artık takılma onlaa!!
DURU:
-Yaa arkadaşım niye takılmiyimkii?
EBRU:
-...Arkadaş?
DURU:
-Evet arkadaşşş! Ona karşı bişey hissetmiyorumm!
BEYZA:
-Eminmisin?
DURU:
-Evet....Bu konuyu kapatabilirmiyiz?
MELİKE:
-Tamam şimdilik kapayalım!
HAYRUNNİSA:
-Şimdiki görev ne?
DURU:
-Ayazın odasındaki kutuyu alıcaz!
EBRU:
-Ya yinemi kutu yaaa?
DURU:
-Malesef!
BEYZA:
-Nasıl alıcaksın?
DURU:
-Bilmiyorum!
MELİKE:
-Offfff.....Ne kadar süren var?
DURU:
-3 gün.
HAYRUNNİSA:
-Offf offff!!
BEYZA:
-Tamam yaa hallederiz!
MELİKE:
-Harbi yaa hallederiz bir şekilde sıkıntı yapmaa!
Yanımızdan bir anda üç tane erkek ve iki kız geçti kızlardan birisini tanıyodum. Bu Ateşi dövdükleri zaman kartı veren kızdı.
DURU:
-Şu kızı tanıyorum!
HAYRUNNİSA:
-Hangisi?
DURU:
-Ya bak şu saçı uzun olanı!
EBRU:
-Nerden tanıyosun?
DURU:
-Ateşi dövdükleri zaman kartı veren kız ooo!!
MELİKE:
-Ciddimisinn!!
DURU:
-Evett!!
