Dönme dolabı daha çok aşağıya yaklaştığında korkum gittikçe artıyodu . Sonunda dönme dolabı durunca karşımda beş tane adam bana bakıyodu. Birisi dolabın izine girip ben kolumda tutdu.
DURU:
-BIRAK BENİİİİİİ!! NE İSTİYOSUN BENDENNN!!
Adam sadece bana bakıyodu cevap vermiyodu.
DURU:
-YARDIM EDİNN!!
Etrafıma baktığımda kimse yoktu sadece ben ve bu adamlar. Herkes nereye gitmişti?
ATEŞİN AĞZIYLA
Duruyu o adamlara bıraktığım için çok pişmandım ama yapabileceğim başka bişey yoktu. Bir anda telefonum çaldı. Arayan Hasandı . Hasan beni döven adamların başıydı. Kendisi duruyu ona vermemi istemişti . Eğer verrsem kurtulucaktım onların elinden . Artık özgürdüm ama halen neden korkuyodum ki? O kız benim için hiç birşey ifade etmiyodu. Halen neden böyle hissediyodum artık kurtuldum onların elinden.
Telefonu açtım.
HASAN:
-Aferim kızı vermişsin!
ATEŞ:
-Kıza zarar vermiceksiniz! Söz verdin.
HASAN:
-Tabiki de bize güvenebilirsinnnn!
ATEŞ:
-Eğer o kızın tek bir saç teline bile zarar gelirse....
HASAN:
-Naparsın Ateş? Napabilirsin?
ATEŞ:
-HEPİNİZİ ÖLDÜRÜRÜMM!
HASAN:
-Bunu kızı bize vermeden önce düşünücektin. Şimdi kapa çeneni özgürlüğünü tat artık özgürsün.
Sonra bana hiç bişey demeden telefonu yüzüme kapadı. Acaba duruyu aramalımıydım?
MELİKENİN AĞZIYLA
Duru bizimle iç gündür konuşmuyodu . Çok korkuyodum onun için . Ya başına bişey geldiyse? Onu aramalıydım. Telefonumu çıkarıp Duruyu aradım
............Açmadı!
Tekrar aradım!
............Açmadı!
Neden açmıyodu ki? Annesini aramaya karar verdim!
Annesini arayınca açtı!
MELİKE:
-Selma teyze, Duru evdemi?
SELMA TEYZE:
-Duru sizinle değilmi?
MELİKE:
-Hayır!
SELMA TEYZE:
-Arkadaşıyla dışarı çıkıcağını söyledi! O siz değilmiydiniz?
MELİKE:
-Hayır!
SELMA TEYZE:
-Kızım korkutma beni!
