Uyandığımda yumuşacık bir yerde olmam gerekiyordu. Ama sandalyenin üzerinde ellerim bağlıydı. Bu rüya değildi, arkası dönük bir adam vardı şöminenin önünde. Korkmaya başladım hiçbir şey hatırlayamıyordum. En son hatırladığım Emre'nin beni kucağına almasıydı. Titrek bir ses ile
" Neredeyim ben? Nasıl geldim buraya? " Dedim.
" Ooh güzellik uyandın mı? " Dedi ve önünü döndü.
" E-Emre sen, beni neden bağladın ne oluyor? " Dedim ama lafımı bitirmeden.
" Ne mi oluyor? " Dedi ruh hastası gibi bakıyordu bana.
" Evet, ne oluyor Emre! Sen ne yaptığının farkında mısın? " Dedim bağırarak, birden Ecem'in sesini duydum.
" Gözde uyandın mı? Bu manyak beni odaya kilitledi. Senin içeceğinin içine bir şey katmış. Sen bayılınca hastane diye bindim arabaya. Ama buraya getirdi. Sonra önce beni buraya kilitledi. Sonra... " Derken, Emre bağırdı.
" Eh kes çeneni. " Dedi, birden bana yaklaştı.
" Hatırlıyor musun seninle ilk tanışmamızı Gözdecim? "
- S-sen iyi değilsin Emre iyi değilsin farkındasın değil mi? Bir şey mi içtin, sarhoş musun oluyor? "Dedim, sinirlenmişti. Nefret ile bakıyordu etrafa, onu nasıl tanıyamamışım. Aslında tanımışım ve başında mesafe koymakta da haklıydım.
" Evet, iyi değilim. Ama birazdan çok iyi olacağız. " Dedi. Ne demek istiyordu? İyice korkmaya başladım. Gözlerim doldu, dudaklarım titremeye başladı ona bağırarak;
" Başında senin ile iyi ki arama mesafe koymuşum. Senin orospu olduğunu anlamışım başında... Farkındasın demi! Ruh hastası. " Diye bağırdım hızlı adımlar ile yaklaştı;
" Diye bağırdım hızlı adımlar ile yaklaştı;
" Öyle mi Gözde?" Dedi ve sandalyeme tekme attı. Koltuğun köşesine kafamı vurdum, yere düştüm. Emre hemen kendine geldi;
" G-Gözde iyi misin? Özür dilerim birden sinirlendim özür dilerim. " Dedi. Kaldırdı sandalyemi. Şuan ne yaşıyorum ben. Bu çocuk nasıl bu kadar canavar oldu. Emre korkmuştu kanı görünce. Ecem bu sesleri duyunca;
" Gözde iyi misin? Ne oluyor orada? " Dedi, o da korkuyordu, ağlıyordu sesinden anlamıştım.
" Ben hemen buz ya da pansuman setini getiriyim ." Dedi, Emre ve bir odaya girdi;
" Yok, burada da yok. " Deyip bağırıyordu kendi kendine.
" Ben birazdan geliyorum. Bekleyin burada ." Dedi ve çıktı dışarıya. Mal sanki bu halde nereye gidecek isem. Ecem'e seslendim;
" Ecem telefon ne oldu ?"
" Arabada kaldı ."
" Benim ki nerede ?"
" Kapalı yanımda ."
" Salak ben kapattım onu %65 şarjı. Çabuk Bartu'yu ara polisi arama şuan buradan kurtulunca onun ağzını burnunu kırmak istiyorum. " Dedim.
" Tamam, tamam arıyorum ."
" Hızlı ol. Ya da mesaj at. Telefonu sessize al. Şimdi gelir Emre. " Dedim. Kalbim güm atıyordu. Kapı açıldı. Geldi eve Emre yanıma koştu hızlıca. Başımdaki kan hızlıca boynuma kadar akıyordu. Emre elindeki poşetten pamuk ve tentürdiyot çıkardı. Başımdaki kanı silmeye çalıştı.
" Dokunmabana! Çek elini! " Diye bağırarak geri çekilmeye çalıştım.
" Dur sakin. Korkma ben sana kötü bir şey yapmam ki ." Dedi.
" Emre beni kaçırdın. "
" Evet, farkındayım, çünkü seni seviyorum. " Diyerek boynumdaki kanı temizlemeye başladı. Kulağıma yaklaşarak " Her şeyin farkındayım " Dedi sonra geri çekildi. Ellerimi çözecekti sanırım arkama doğru geçti. Nefesini boynumda hissettim birden. Boynumdan öpmeye çalıştı;
" Ne yapıyorsun sen ya? Ne yapıyorsun. Emre sapık mısın sen. Taciz mi etmeye çalışıyorsun. " Diye bağırdım. Bu kadar kötü bir insan nasıl olmuştu? Allah beni kahretsin onun kolu sakattı. Allah kahretsin. Ben ne yaptım. Ya ona bir şey yaparsa. Neden onu ara dedim ki. Ya benim yüzümden başına bir şey gelirse. Ben ne yaptım? Birazdan gelir buraya. Emre'nin sesiyle irkildim;
" Ne saçmalıyorsun sen. Ne sapığı he, ben sana aşığım ilk gördüğüm günden beri. Bartu sağ olsun. O tanıştırmıştı bizi ." Dedi, yalan söylüyordu. Bartu neden böyle bir şey yapsın ki? Beynimde sorular bitmiyordu. Gözlerimden akan yaş durmuyordu. Birden araba seslerini duyduk hepimiz. Emre mutfaktan bıçak aldı. Kapıya doğru ilerledi. Bartu'ya bir şey yaparsa ben ne yaparım? O, ona zarar verecek. Ayaklarım sandalyeye bağlıydı. Ama kollarım sadece arkadan bağlıydı. Ecem'in kitli olduğu odanın anahtarı kapısının üstündeydi. Sandalyeyi sürükleyerek oraya ilerlesem de ayağım bağlı iken, ayağa kalktım kapıyı açabilir miydim? Evet, açabilirim bunu yapmak zorundayım yoksa Bartu'ya benim yüzümden bir şey olabilir onu korumalıyım. Emre kapıdan dışarı çıktı. Ben hemen sandalyeyi sürüklemeye başladım. Az daha düşüyordum" Hadi " . Ecem'in kapısın önünde elim bağlı bir şekilde açmaya çalışıyordum. Ve sonunda açıldı, kapı açıldı. Ecem'in ağlamaktan makyajı akmış korkudan sesi titriyordu kızın, onu hiç bu şekilde görmemiştim. Dışarıdan sesler geliyordu. Hemen bana yöneldi;
" Gözde iyi misin? "
" Ben iyiyim sen hızlıca beni çöz hadi hızlı ol. " koşarak kapıya yöneldim. Ayaz'da buradaydı. Beni görünce;
" A-abla. " Diye bağırdı. Emre bana döndü. Bartu bana bakıyordu. Tanımadığım biri daha vardı. Emre'nin elindeki bıçak oradan oraya savruluyor. Bartu çok sinirli;
" Şerefsiz sen ne yaptığını sanıyorsun. " Diye bağırdı Bartu, Emre bana bağırarak.
" Sen neden çıktın dışarıya ." sonra Bartu'ya yöneldi. Bıçak birine isabet edecekti. Yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyordum. Ecem çıktı dışarı koşarak ilerledi Ayaz'ın yanına sonra Bartu, Emre'ye yumruk yapıştırdı. Emre'nin elindeki bıçak Bartu isabet edecekti. Koşmaya başladım. Sadece o an aklımda O vardı. Sadece ona odaklanmıştım. Bartu'yu durdurmak için ona sarılarak itmeye çalışıyordum. Gücümün yettiği kadar çabalıyordum. Ama çok zordu.
" Dur!
" Sen ne diyorsun lan ne yapmaya çalışıyorsun " Dedi Ayaz ve yumruğu yapıştırdı. Havada savrulan küfürler ile herkesin sinirleri artıyordu ve sırtımda hissettiğim bıçak ile herkes kendisine geldi. Elbisemden akan kanlar ile Bartu'ya dayanarak düşmemeye çalışırken. O sol eli ile beni desteklemeye çalışıyordu.
" Emre bu hesap burada kapanmayacak oğlum! Bu hesap burada kapanmayacak anladın mı? Faizi ile sana geri dönecek. Duydun mu lan beni duydun mu? " Diye bağırıyordu Bartu.
" Abla! Kan akıyor... Bartu kan akıyor... Bıçaklanmış, abla "
" Gözde... Bana bak güzelim bana bak, sakın kapatma gözlerini. " Yere düşecektim. Ama Bartu tutuyordu. Birden herkes bağırmaya başladı. Emre yere savruldu.
" Gözde! "
" Atlas ambulans ."
" Arabaya binin "
" Abla. "Diyordu Ayaz, koşarak yanıma geldi. Tuttu beni acı hissetmiyordum çünkü vicdanım rahattı. Bartu'ya benim yüzümden bir şey olsaydı kendimi asla affedemezdim. Gözlerim halen açıktı. Ayaz bana bakıyordu. Bartu'dan ayırdı. Kucağına aldı. Arabaya götürdüler beni. Hiç bir yerimi hissetmiyordum. Her şeyi boğuk duyuyordum. Bartu bana kendini suçlarcasına bakıyordu. Elimi uzattım yanağına dokundum ve
- Senin bir suçun yok tamam mı? Dedim, gözleri doldu ağlayacaktı neredeyse.
Gözlerim kapanıyordu engel olamıyordum
Gözlerim kapanıyordu engel olamıyordum. Ecem sesleniyordu. Ama anlayamıyordum dediklerini. Her şey karardı, sesler gitti. Sanırım burada da bitti.
GÖZDE NAZ YAŞAYACAK MIYDI?
HİKÂYEYİ NASIL BULUYORSUNUZ?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sen Daima Benimsin
Teen Fiction" Uyanma vaktin geldi Bartu Vural ! " Dedim sesimi hafif yükselterek . " Sen halen dersini almadın mı ya ? Dünkü korkman yetmedi galiba . " Dedi gözlerini ovalayarak . " Bir ders aldığım doğru . Aslına bakarsan mutluyum bile . Bu yaptıklarından sonr...
