MEDİADAKİ- Ufuk ve Damla
İşte o küçük kelime, kalbime anlamadığım duyguları veren tatlı esinti, ya da fırtınam, AŞK'TI...
Bunu anladığım an acı çeken ama şaşkınlığın en derinini yüklenen mavi gözlerimi afallamış olarak onlara çevirdim. İşte bunu ben hiç beklemiyordum. Damla'nın bana bunu yapacağını, beni kendine âşık edeceğini, ne zaman olduğunu bile bilemeyecek hale geleceğimi hiç beklemiyordum. Uzun bir süreden sonra, o ihanetten sonra ilk kez biri kapılarını kapattığım kalbime, o kapıyı aralamaya bile ihtiyaç duymadan tıpkı iki ay önce ofisimin kapısını nasıl kırdıysa aynen öyle girmişti. Ve ben kamyon çarpmış gibi öylece dona kalmıştım. Gerçekten Damla lakabı gibi fırtınaydı. Hiç sormaya bile gerek duymadan gelip beni talan etmişti.
****
DAMLA
Batu'dan ayrıldığımda gülümseyerek ona baktım. Batu kalbimi mutlu olmama neden oluyordu. Neden onun yanında böyleydim hiç bilmiyorum.
''Gidelim mi?'' dediğinde başımla kabul edip onunla evden çıktım. Ayağım yürümemi zorladığından koluna girmiştim. Heyecanla ''Nereye gideceğiz?'' dedim. Batu gözlerimin en derinine bakıp ''Sinemaya gidelim mi?'' dedi.
''Olur gidelim.''
Avm'ye gelince tüm filmlere bakındık. Ve senden bana kalana girmeye karar verdik. Biletleri alıp sinema salonunda ki 'L' den 6 ve 7. koltuklara oturduk. Heyecanla ben beklerken Batu yeniden gidip patlamış mısır ve kola ile geri döndü. Işıklar kapandığında film başlamıştı.
BATU
Yapmak zorundaydım. Damla'nın gözlerindeki pırıltıyı sonsuza kadar Ufuk'a teslim etmeliydim. Bana asla âşık olmamalıydı. Olamazdı...
Ufuk âşıktı ona bunu biliyordum. Çünkü bizi takip etmişti. Arkamızdaki koltuğa oturduğunu fark ettim. O kadar komikti ki size anlatamam. Kılık değiştirmiş, bıyık takmış, eline gazete almış sinemaya gelmişti. Şapşal arkadaşım. Aşkından ölüyordu. Film başlamıştı. Damla tüm heyecanıyla filmi izlemeye başladı. Ufuk'u çıldırtmak için elimi Damla'nın eline doğru uzattım. Çok geçmeden elime gazete ile vurdu. Ama bunu yaparken ayağa kalkması, koltuğumuza eğilip vurup yeniden gizlenmesi çok komikti. Kahkaha atmadan duramıyordum. Damla bana merakla bakınca, herkesin de baktığını fark ettim. E yuh bana. Final sahnesindeyiz, kız ölüyor ben kahkaha atıyorum. Millet iki gözü iki çeşme.
''E yuh! Duygusuz ayı ne olacak!'' diye mırıldanmaları işittiğimde koltukta iyice kaydım. Damla bana yaklaşıp ''İyi misin?'' dediğinde hızla başımı aşağı yukarı salladım.
''Hı hı çok iyiyim.'' Damla yeniden filme odaklandı.
Film bitmişti. Ayna ölürsem sevemezsem seni çalarken gözlerim yaşardı. Kendimi çok kötü hissettim. Bugün nasıl uyurum onu da bilmiyordum. Gözlerimi Damla'ya çevirdiğimde gözleri dolmuştu ama ağlamıyordu. Sadece dalıp gitmişti. Bir şey düşünüyordu. Merakla ''Ne düşünüyorsun?'' dedim. Damla bana döndü.
''Çocuğun yerinde olmak istemezdim. Bundan sonra nasıl yaşayacak? Sevdiğini bir daha görmeden nasıl nefes alacak?'' dediğinde yutkundum. Hatta ondan gözlerimi kaçırdım. Hızla ayağa kalktığımda Ufuk'un yüzünü gizleyerek merdivenlerden koşarak indiğini gördüm. Buda beni güldürmüştü. Büyümüş ama hala çocuk gibi davranıyordu.
DAMLA
Sinemadan çıkınca deniz kenarında yürümeye gittik. Her adımımızda kalbimde garip bir şeylerin olduğunu hissettim. Ama ne olduğunu algılayamıyordum. O yüzden düşünmeyi bıraktım. Mutlu anlar yaşamak iyiydi. Batu sürekli bir yerlere bakıp sırıtıyordu. Merakla ''Neden gülüyorsun?'' dedim. Bana yandan bakıp ''Ufuk'un hareketlerine. Evden çıktığımızdan bu yana peşimizde. Allah aşkına çaktırmadan şu ağacın ardına baksana... Dur şimdi değil. Allah'ım bir de şapka ile gözlük takmış. Ahahaaa...'' dedi. Gizliden o yöne baktığımda kahkaha atmam bir olmuştu. Garip giyinişi ile bir kilometre öteden belli olurdu. Bir erkeğin ilk defa böyle davrandığını görüyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
FIRTINA
RomanceTESADÜF ADLI HİKAYEM DEKİ UFUK VE DAMLA'NIN MACERA DOLU AŞK HİKAYELERİ. UMARIM ÇOK BEĞENİRSİNİZ. ***** Bazı anlar vardır hayatında. Sözlerin boğazında güğüm olduğu, seni nefessiz bırakan anlar. O an durur düşünürsün. Kalbime esen ne? Rüzgâr mı? Ufak...
