FİNAL

622 30 5
                                        

****

UFUK

Aşağı indiğimde Damla yerdeydi. Koşarak yanına ilerleyip, yerdeki kanlar içindeki yüzüne baktım. Korkuyordum. Belki de hayatımda ilk kez bu kadar fazla bu duyguyu hissediyordum.

"Damla! Damla!'' diye haykırırken sevdiğim kadını sarstım. Ama kendinde değildi. Endişeli bir halde onu kucağıma aldım. Koşarak evden çıkıp, geniş merdivenleri indim. Bir yandan da "Damla! Aç gözlerini! Damla!'' diye haykırıyordum. Ama güzel gözlerini bir türlü açmıyordu. Arabanın ön koltuğuna onu yatırıp, arabadaki bezi alıp burnuna bastırdım. Bir yandan da hala endişe ile sesleniyordum. Ama cevap yoktu.

"Damla, yapma bunu bana. Korkutma beni! Hadi güzelim uyan. Uyan!''

Saatler ilerlerken, hastanenin soğuk koridorunda oturuyordum. Üstümdeki beyaz gömlek kan içindeydi. Tabi ellerimde. Ellerimde takılı kalan gözlerimden sicim gibi yaşlar akarken, yanıma koşarak gelen Duman'dı. Endişeli ve korku dolu halde "Damla'ya ne oldu?'' diye haykırdı. Konuşamadım. Tek yaptığım kanlı ellerimi gösterip ağlamaya devam etmemdi. Doktor yanımıza geldiğinde hızla banktan kalkıp yaşlı adama baktım.

"Neyi var?''

Doktor sıkıntılıydı. Ama iç çekip "İyi merak etmeyin. Hastamız uyandı sizi bekliyor.'' Dedi. Meraklanmıştım.

"Neden burnu durmadan kanadı?'' dedim. Doktor arkadaki odaya saniyelik bakıp yeniden gözlerini bana çevirdi.

"Yorgunluktan kaynaklı. Merak edecek bir şey yok.''

İçim hiç rahatlamasa da sevdiğim kadının yanına ilerlemeye başladım.

DAMLA

Gözlerimi açtığımda yaşlı doktor yanımdaydı. Yanındaki doktorla konuşmasını duydum. Benim uyandığımı fark etmemişti.

"Durum o kadar ciddi mi diyorsunuz? ''

Endişelenmiştim.

"Evet, beynindeki ödem, en önemli damara baskı yapıyor. Acilen ameliyat olması gerek. Aksi takdirde beyninde çok önemli komplikasyonlar olabilir.''

"Ne gibi?'' dediğimde iki doktorda bana döndüler. Ve anlattıkları şey her şeyi saklamama neden oldu. Bu şeyi kimse bilmemeliydi. İki doktorda her şeyi saklamaya yemin edip yanımdan ayrıldıklarında, sessiz gözyaşlarımı yanağıma bıraktım.

Ufuk yanıma ağlayarak gelmişti. Üstü başı kan içindeyken tek yaptığı, alnıma sevgi öpücüğünü bırakmaktı. Yorgun gözlerim ona bakarken elimdeki iğnenin sahibi olan kan torbasına çevirdim gözlerimi. Çok kan kaybetmiştim. Belki de yorgunluk bu yüzdendi.

"Korkuttun beni.'' Dedi sevdiğim adam. Gözlerimden yaşlarımı bırakırken unutmak istemezcesine sol elimi hafif sakallı yüzüne dokundurdum. Ufuk yanıma çektiği sandalyede otururken, yüzündeki elimi tutup avucuma öpücüğünü bıraktı.

"İyiyim...'' dediğimde avucuma dokunan gözyaşlarına baktım.

"Ağlama.'' Dediğimde umursamadı gözyaşlarını. Sadece bana baktı.

Ufuk "Sakın beni bırakma.'' Derken burukça gülümsedim.

"Asla bırakmam. En azından isteyerek yapmam bunu.'' Dedim. Anlamamıştı. Onu hiç istemeden bırakacağımı... Kaybolacağımı hiç anlamamıştı. Ve zaman acımasızca daha hızlı akıyordu. Ve o kötü gün yaklaşıyordu.

BEŞ AY SONRA

DAMLA

Öfkeliydim, kızgındım ve kendimden nefret ediyordum.

FIRTINABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin