0.3

215 34 4
                                    

Park Jimin'den

"Ben o kızı nasıl bulacağınızı biliyorum."

Jennie'nin kurduğu bu cümle ile derin düşüncelerimin içinden çıkmıştım. Jennie'ye dönüp karşılık verdim.

"Bul o zaman çünkü ben nasıl bulacağımı bilmiyorum. Ayrıca acele et. Haftaya salı duruşma var eğer bu duruşma da boktan giderse Tae darağacını görür."

"Ayy düşüncesi bile korkunç. Tamam o zaman ben numarasını bulup arayayım. Umarım kabul eder."

"Kabul etsin bir zahmet. Tae abisi sayılır sonuçta."

Bunu demem üzerine Jennie pis pis sırıtmaya başlamıştı.

"Açıkçası o kızı hiç tanımıyorsun. Daha doğrusu kimse doğru düzgün tanımıyor. Bende dahil onu gören pek çok kişinin çıkarımı aynı. O kız... Nasıl desem yani... Çok soğuk ve alaycı bir tavrı var. Tae bir keresinde herkese tepeden baktığını ve kimseyi kolay kolay sevmediğini söylemişti. Yabani bir tip işte."

"Hıh işimiz zor desene. Neyse sen hâlâ numarayı bulamadın mı? Acele et biraz."

"Hah tamam ofisinin numarasını buldum. Arayalım bakalım ne diyecekler."

Bunu dedikten sonra Google'dan bulduğu numarayı tuşladı ve arama butonuna bastı ve hoparlörü açıp telefona cevap verilmesini bekledi. Telefon bir süre çaldıktan sonra İngilizce konuşan bir kadın sesi doldurdu kulaklarımızı.

"Roseanne Park'ın ofisi. Nasıl yardımcı olabilirim?"

Jennie'de beklemeden İngilizce olarak karşılık vermeye başladı.

"İyi günler. Ben Bayan Park ile özel bir randevu istiyorum. Hatta mümkünse telefona onu bağlayın çünkü çok önemli ve şahsi bir konu."

"Size yardımcı olmak için bilgilerinizi almam lazım. Lütfen kendinizi tanıtın ve nereden aradığınızı söyleyin. Bayan Park kolay kolay kimseyle özel olarak konuşmaz."

"Ben Jennie Kim Güney Kore Seul'dan arıyorum."

"Üzgünüm Bayan Kim. Bayan Park yurtdışına çıkmı-"

Jennie bağırarak sinirli bir şekilde kadının sözünü kesip yeniden konuşmaya başladı.

"BANA DERHAL ROSEANNE PARK'I BAĞLIYORSUN. İSTEDİĞİ KADAR İTİRAZ ETSİN SEUL'A GELMEK ZORUNDA. ÜVEY ABİSİ TAEHYUNG İLE ALAKALI. SÖYLE O ROSEANNE'YE EĞER BURAYA GELMEZSE ABİSİ DARAĞACINI BOYLAYACAK."

Jennie'nin sinirli ve otoriter sesi sekreter kadını biraz korkutmuş gibiydi.

"Bayan Kim lütfen bağırmayın ve beni bekleyin size yarım saat içinde döneceğim."

Deyip telefonu kapatmıştı sekreter kadın. Jennie ise bağırdığı için hızlı hızlı nefes alıyordu.

"Jennie biraz fazla bağırdın sanki? Kadının bir suçu yoktu sonuçta."

"BAĞIRIRIM TABİ. NEYMİŞ EFENDİM BAYAN PARK KİMSEYLE ÖZEL KONUŞMAZMIŞ. NE SANIYOR BU KADIN KENDİNİ YA 2. ELİZABETH FALAN MI?"

"Tamam Jennie sakin ol. Unutma Tae için tek şansımız."

Biz konuşurken telefon çalmıştı. Az önceki numara arıyordu. Jennie aceleyle telefonu eline aldı ve aramayı hoparlöre alarak telefonu masanın üzerine koydu. Fakat bu az önceki kadının sesi değildi. Bu ses çok daha sert ve soğuk bir sesti. Birkaç saniye bekleyip konuşmaya başladı. Korece konuşuyordu.

"Merhaba Bayan Kim sekreterime bağırmanızı yok sayıyorum. Lütfen haddinizi aşmayın. Şimdi konuya gelelim. Evet anlatın bakalım Taehyung ile ilgili durum ne?"

"Merhaba Bayan Park. Öncelikle benimle özel olarak konuşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür eder ve sekreterinize bağırdığım için özür dilerim. Fakat konuya tam olarak hakim olan kişi ben değilim yanımdaki arkadaşım Park Jimin. Aynı zamanda Taehyung ile çocukluk arkadaşıdır kendisi. Şimdi telefonu ona veriyorum ve onunla konuşmanızı rica ediyorum."

Dedikten sonra telefonu bana uzatmıştı. Bende telefonu alıp her şeyin başlangıcı olan o sabahı ve rezil olduğumuz iki duruşmayı anlatmıştım. Karşımdaki kadın ben konuşurken sözümü bölmemiş ama konuşmam bittikten sonra sebebini anlayamadığım bir sürü soru sormuştu. Verdiğim yanıtları biraz düşündükten sonra tekrar konuşmaya başladı.

"Yanılmıyorsam sonraki duruşma haftaya salı günüydü değil mi? Yani çok güzel kullanbileceğimiz 6 günümüz var. Pekâlâ beni aradığınız ve olan bitenden haberim olmasını sağladığınız için ikinize de teşekkür ederim. Yarın ilk uçakla Seul'e geliceğimden emin olabilirsiniz. Fakat otlede kalamam. Bunun dava açısından çeşitli tehlikeleri var. Onun için Bayan Kim'den beni evine almasını rica etmek zorundayım."

Jennie hızlıca telefonu elimden kaptı ve cevap vermeye koyuldu.

"Tabii ki benim evimde kalabilirsiniz. Jimin'de dava bitine kadar burada kalıcak zaten. O zaman siz Seul'e geldiğiniz zaman beni ararsınız ben sizi gelip alırım. Uygun mudur?"

"Ah gerçekten çok naziksiniz. Size zahmet vermek istemem ama gelip beni havaalanından alırsanız gerçekten çok iyi olur."

"Tamam o zaman yarın görüşürüz. İyi günler Bayan Park."

"İyi günler."

Jennie telefonu kapattıktan sonra ikimizin de aşırı rahatladığını fark ettim. Artık bir umudumuz vardı. Öylece otururken sessizliği Jennie bozdu.

"Oh bee oldu bu iş! Hey ne diye köskös oturuyorsun? Kalk hadi Taehyung'un yanına gidip bunu kutlayalım."

The Lawyer-JiroséHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin