1.7

143 20 92
                                    

Park Jimin'den

Roseanne'nin ne olduğunu tam olarak söylemediği 'sorun'un ne olduğunu deli öğrenmek istiyordum fakat Roseanne ne olduğunu söylemek bir yana beni duymazdan geliyor ve yüzüme bile bakmıyordu. Bu durum bu sabaha, yani duruşma sabahına kadar devam etti. Bu sabah ise beni omuzlarımdan sarsarak uyandıran Roseanne'ydi.

"Kalksana be! Ne bu uyku morfin mi çektin Jimin?"

"Ne oluyor be sabahın köründe?"

"Yemin ederim atomuna parçalarım seni Jimin! Ne demek 'Ne oluyo?'! Düşün bakalım bugün günlerden ne?" 

Biraz düşündüm. Neydi ki bugün günlerden?

"AMAN TANRIM! SALI!"

"Tebrikler Jimin! Bildin!"

Mahkeme Salonu

Evden çıkana kadar kıyamet kopmuştu ama neyse ki vaktinde çıkabilmiştik. Roseanne, son bir kez Tae'yle konuşmuştu ve şimdi de hakimin gelmesini bekliyorduk. Sonunda artık aşina olduğum sesi duydum.

"Herkes ayağa kalksın. Sayın hakim geliyor."

Hakim geldi ve duruşma başladı. Fakat daha kimse bir şey diyemeden Savcı söze atıldı.

"Sayın Hakim size söylemem gereken önemli bir şey var."

Hakim kabul ettikten sonra Roseanne ve Savcı Hakimin kürsüsünün yanına gitti. Roseanne'nin Hakimin yanına gitmeden önce bana pis bir şekilde sırıttığını fark ettim. Üçü bir süre bir şeyler konuştu fakat ne konuştuklarını duyamadım. Birkaç dakika sonra ise Roseanne sadist bir kahkahayla kürsüden uzaklaştı ve jüri üyelerine döndü.

"Sayın jüri üyeleri! Savcı Debbie Scott cinayet silahını elimde tuttuğumu iddia ediyor! Peki siz ne düşünüyorsunuz?"

Roseanne cümlesini daha bitirmeden salonda büyük bir uğultu yükselmişti. Kimsenin neyden bahsedildiği hakkında hiçbir fikri yoktu ve belli ki herkes öğrenmek istiyordu. Jüri üyeleri ise birbirlerine şaşkınlıkla bakıp ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Hakim ise kalabalığı susturmak için tokmağını iki kez vurdu.

"Sessizlik!"

Hakimin uyarısı üzerine sessizlik sağlandı. Tam rahatlamışken hakimin kapıdaki polislere kaş göz yaptığını gördüm. Hakimin isteği üzerine polisler Roseanne'ye yaklaşırken Roseanne olan biteni yeni görüyordu.

"Saçmalamayın! Beni bu şekilde tutuklayamazsınız! Dinlemeniz lazım!"

"Bayan Park gerçekten artık fazla oluyorsunuz! Bu size verdiğim son şans! Pekala sizi dinliyorum."

Roseanne polislere öldürürcesine baktıktan sonra konuşmaya başladı.

"Öncelikle davanın çözüldüğünü ve katili bulduğumu söyleyerek başlamak istiyorum. Şimdi ise çözüme giden yolu anlatacağım. 

Buraya gelir gelmez yaptığım ilk şey, maktul Park Hoyeon'un ailesi ile konuşmak oldu. Bunun sonucunda çok önemli bir bilgi elde ettim. Park Hoyeon evlatlıktı. Şaşırmış olabilirsiniz ve bu gayet doğal. Fakat asıl şaşıracağınız şey Park Hoyeon'un, annesinin bile ayıramayacağı kadar kendisine benzeyen tek yumurta ikiz kardeşinin de olması. Bu bilgileri ise maktulün evlat edinildiği yetimhaneden aldım."

"Peki ama bunun davamızla ne alakası var Bayan Park? Eğer bizi oyalamaya çalışıyorsanız büyük bir hata yapıyorsunuz."

"Sayın Hakim lütfen önce dinleyip sonra yorum yapın. İzninizle devam ediyorum.

Bu ikiz kardeşi biraz araştırdım ve onun da ailesiyle konuştum. Aile olanlar karşısında çok şaşırmışlardı. Bu çok doğal çünkü onların da maktulün ailesi gibi kızlarının bir ikizi olduğundan haberleri yoktu. Size biraz maktulün ikiz kardeşi Kim Ayun'dan bahsedeyim. Düzenli bir yaşantısı var ve ailesini de çok seviyor. İşte burada tam hiçbir sorun yok diyorken karşımıza bir sorun çıkıyor. Kim Ayun'un üvey abisi, Kim Jiho. Kim Ayun'dan büyük ve evin öz evladı. Ayrıca kendisinden sonra geldiği için Kim Ayun'dan delicesine nefret ediyor."

The Lawyer-JiroséHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin