1.6

124 22 77
                                    

Park Jimin'den

Tanrıya şükür odadan da evden de çıkmıştı o uğursuz adam! Ama yine de hareket etmeye korktuğum için Roseanne'nin hareket etmesini bekliyordum. Yaklaşık yarım saat sonra Roseanne doğruldu ve abajuru yaktı. Yüzünde sinsi bir gülümseme vardı.

"Kalbin nasılda küt küt atıyordu ama Jimin!"

Gülmeye başladı. Yine benimle alay ediyordu. Yeter.

"Tamam bana güvenmiyorsun anladım da," yastığının altından uzun namlulu bir tabanca çıkardı "ona da mı güvenmiyorsun?"

"Elinde 'o' olan sana güvenmiyorum"

"Pfff. Aptal aptal konuşacağına ayağıma kapansansa? Nankörsün."

"Sen Tanrı olmadıkça ayağına kapanmam Roseanne. Egonu yen."

"Kapat çeneni aptal! Sana ihtiyacım yok anladın mı? Yüzbinlerce hayranım varken sana kalmadım."

"Seni gerçekten seven kimsenin olmadığına eminim."

"Kimse sevmese bile annen seviyor Jimin. O bana yeter merak etme."

Roseanne'yle konuşmanın boş bir uğraş olduğuna kanaat getirip uyumaya karar verdim ve yeniden yorganı başıma çektim. Kısa bir süre sonra derin ve huzurlu bir uykuya daldım.

Sabah 06.12

Odadaki hareketlilik yüzünden güzel uykum bölünmüştü. Uykulu gözlerimi zorla açarak ne olduğuna baktım. Roseanne arkası bana dönük bir şeklide hazırlanıyordu. Büyük ihtimalle izlendiğini hissetmişti ki bana baktı.

"Uyandırdığım için üzgünüm sessiz olmaya çalışmıştım."

"Önemli değil. Nereye gidiyorsun?"

"Davada aydınlanmamış bir kaç küçük nokta var onları aydıtlatmaya. Jennie'ye söylersin. Keşke sende benimle gelebilseydin."

"İstersen gelebilirim"

"Üzgünüm Jimin. Eğer yüzün haberlere çıkmamış olsaydı varlığın bana fayda sağlayabilirdi fakat şuanda zarar verir."

"Sanki senin yüzün çıkmadı."

"Ah Jimin. Roseanne Park'ı küçümsememeyi öğrenmen gerekecek. 2 gün önce Doğa Parkında yürüyüş yaparken sana çarpan sonra da sen özür dilediğin halde sana küfür eden serseriyi hatırlıyor musun? İşte o bendim ve sen bile beni tanıyamadıysan beni sadece fotoğraflardan görmüş insanlar hiç tanıyamazlar. Anladın mı?"

"Nasıl yani o sen miydin? Hayatta inanmam."

"İster inan ister inanma fakat 1 saat içinde Sherlock Holmes'a döndüğümde istemesen bile inanacaksın."

"Dedektif kılığına mı gireceksin?"

"Evet. Bilgi toplamanın en kolay yolu. Neyse hadi tutma beni."

Sanırım Roseanne gerçekten de haklıydı yaklaşık 1 saat kadar sonra karşımda adeta yabancı biri duruyordu. Ne yapacağını görmek için uyumamıştım ve buna değmişti. Nasıl yaptığı hakkında ise en ufak bir fikrim bile yoktu. Daha büyük şaşkınlığı ise Roseanne konuşmaya başladığında yaşamıştım. Garip bir şekilde sesini değiştirebiliyordu.

"Evet sevgili Jimin, Roseanne Park'ı hafife almamayı öğrendiğine göre ben artık gidiyorum. Sahi sen çalışmıyor musun? Hadi Jennie'yi anladım da senin hiç işe gittiğini görmedim."

"Ortağım hapisteyken ne yapabilirim?"

"Demek Taehyung'la ortaksınız... Ne iş yapıyorsunuz peki?"

The Lawyer-JiroséHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin