Hazırlık

18 3 0
                                        

"... sayısız gün ve gece geçmişti, omega alfasına vardığında geçirdiği onca zamana değdiğini hissetti. Alfa, onu ilk kez karşıladığında 'Değerli olduğunu hissettiği yere varmanın mutluluğu' omegayı sarmıştı. Alfası ona beklemesini, kendisi için geri döneceğini söylemişti. Alfası gelene kadar ufak yuvalarında sıcak yatakta uzandı, eşini beklerken anıları içerisinde uykuya daldı.."

O olaydan sonra 1 aydan fazla geçmişti, Nodur dükü oğlunun davranışlarından ötürü resmi bir özür dileyip anlaşmayı Sudur'un lehine olacak şekilde kabul etmişlerdi. Bu anlaşma sayesinde uzun zamandır planlanan kuzey-güney arasındaki ticaret resmi bir şekilde güvenli hale gelmişti. Yolculuk için yapılacak planlarla ilgili toplantı sırasında Hyuk keyifsizce dilini şaklattı "Her ne kadar istediğimiz gibi yapsakta o piç veliaht prens sürekli saçma sapan isteklerde bulunuyor. Bu ne şimdi, yol boyunca yapılacak hanlara özel eskortlar eklenmeli mi? İnsanlar ticaret yapmak için bu yolu kullanacak eğlence için değil." tuttuğu kağıtları masaya vururken söylendi "Neden hanlar için ayrılacak bütçe ya da yapılacak denetimlerle ilgili konuşmaktan kaçınıyorlar? Matthew hala o piç kurusunu iple uçurumda sallandırmak için geç değil, değil mi?" Matthew kaşlarını çattı sabır diliyor gibi mırıldandı. Jongin de en az onun kadar sinirliydi.

"Biraz daha söylenirsen ilk seni sallandıracağım Hyuk. Hansoo yol boyunca onlardan kaç eşlikçi gelecekmiş bilgi var mı?" Hansoo kafasını iki yana salladı "Ne kadar sorsam da net sayı vermiyorlar." Jongin de elindeki kağıtları masaya vurdu. Alnını ovuştururken iç çekti "O piçin sikini kesmeliydim.." Matthew daha fazla katlanamaz gibi masadan kalktı "Nefret söylemleriniz bir yere götürmüyor bizi farkındaysanız. Neler yapabileceğimiz hakkında konuşsak azıcık?" kimseden çıt çıkmamıştı. Tehdit ederek bu işi halledebilirlerdi aslında fakat bu tür bir yola başvurmak yapacakları ticaret anlaşmalarını ve yeni planı bozardı. Kimseden çıt çıkmıyorken bir anda büyük bir tezahürat koptu. Jongin tek kaşını kaldırdı, cama baktı "Bu ne heyecan? Bugün eğitim mi var?" Hansoo elindeki belgelere tekrar göz atarken bir şey hatırlamış gibi 'ah'ladı "Bugün Kyungsoo amatörlere ufak bir eğitim vereceğine dair söz vermişti. Büyük ihtimalle o başlamıştır." Hyuk heyecanla ayaklandı "Prenses mi? Aman tanrım hemen gitmem lazım!" elindeki belgeleri Hansoo'nun önüne fırlattı, kapıdan tam çıkacakken Jongin'in huysuz sesi kulaklarına geldi "Nereye gidiyorsun, işimiz daha bitmedi. Otur şuraya. Ben çıkacağım." O da ayaklandığı sırada Hyuk isyan etti "Hadi ama Jongin! Bütün eğlenceyi sadece sen mi izleyeceksin, biz de ara verelim işte." Matthew da gülümseyerek onay verdi "Kesinlikle katılıyorum Kyungsoo'nun eğitimleri çok acımasız ve eğlenceli oluyor. Ben de izlemek istiyorum." Jongin gönülsüzce onlara baktı, daha fazla bir şey demeden kafasını salladı. 3 kaptan Jongin ile beraber koridorda ilerlerken Alfred onları selamladı Jongin kahyaya elini uzattı "İçeriyi toparlayın, bir saate antrenman alanına meyve getirin." Alfred dediklerini yapmak için giderken sordu "Çilek sepeti mi getireyim yoksa karma sepet mi?" Jongin gülümsedi "Elbette çilek, öğretmenimizin en sevdiği meyve çilek neticede."

Alana geldiklerinde çaylakların bir daire oluşturduğunu, ortalarında duran Kyungsoo'yu büyük bir hevesle izlediklerini gördüler. Kimse şövalyelerin geldiğinin farkında değildi, heyecanlı bir şekilde mırıldanıp ışıl ışıl gözlerle Kyungsoo'ya bakıyorlardı

"Kyungsoo abi çok iyi değil mi?"

"Evet, evet birkaç hafta önce Yuki'yi tek eliyle savurdu!"

"O da bir şey mi birkaç ay önce duyduğum kadarıyla kaptanlardan biriyle kavga etmiş ve kolunu kırmış!"

"Ne?! Hangi kaptan? Ama o bir omega değil mi bu kadar güçlü olması normal mi? Bence omega değil yalan atıyor."

Hyuk kıkırdadı, küçüklerin korkusuzca dedikodu yapmalarını izlerken Jongin'e bakış attı "Sen ne zaman kapışacaksın onunla? Sözleşmemiş miydiniz?" Jongin onun yem attığını biliyordu umursamadan omuzlarını silkti "Kyungsoo ne zaman isterse o zaman alıştırma yaparız. Acelemiz yok neticede." keyifle omegasını izledi. Kyungsoo karşısında duran çaylağa bir şeyler söylüyordu "Yumruğunu düz bir şekilde yap ileri uzat.. evet şimdi, her zaman elinizin altında ok ya da kılıç bulamayabilirsiniz. Tüm alfalar ve betalar da kurda dönüşemeyeceğinden kendinizi savunabilmeniz için temel birkaç şey göstereceğim bugün." karşısında duran çaylağın önünde durdu Kyungsoo. Gözleri çevresinde duran meraklı kalabalığı tararken yüzü ciddiydi, sert bir şekilde konuşmasına devam etti.

SyndariHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin