24.B

1.7K 101 4
                                        




İşte o bölüüüüm

...

Kapıyı hızla kendime çekerken olduğu yerde öylece donup kalmıştı. Eğik duran bedenine tepeden bakarken kıvırcık saçlarına daldırmamak için zor tuttuğum ellerimi belime koydum. O ağzının içinde bir şeyler mırıldanmaya başladığında kısık kısık gülme sesleri duyuldu merdivenlerde.

"Aha!" dedi yerinde doğrulurken. Bakışları ben hariç her yerde dolaşıyordu. Elindeki tabağı sıkmaktan bembeyaz olmuş parmak boğumlarını gördüğümde kaşlarımı çattım. Ben ağzımı açmadan lafa daldı. "Ablamlar geliyor. Saklan!"

"Ne?" Ben daha ne olduğunu anlayamadan beni omuzlarımdan çevirip eve soktu ve peşimden içeri girdi. Gözlerim kocaman açıldığında şokla ona bakıyordum. O ise hâlâ başka şeylerle meşgul gibi davranıyordu. "Ne yapıyorsun lan sen?"

"Oha senin ağzın bu kadar bozuk muydu?" dedi şaşkınlıkla bakışlarını bana çevirirken. Sonra ne yaptığını anlamış gibi tekrar gözlerini benden ayırdı. "Neyse önemli olan bu değil. Önemli olan benim hayatım."

"Çık dışarıya çabuk, senin benim evimde ne işin var?" Öfkeyle sesimi yükseltirken ellerini havaya kaldırdı. "Aceleyle girdim içeriye. Ablamla abin geliyordu. Eğer abin beni senin yakınında görürse öldürür.

"Ve sende korkuyla benim evime girdin. Neyin kafasını yaşıyorsun sen? Çık dışarıya çabuk!" Onu kolundan tutup kapı koluna uzandığımda elimi tutup kendine çekti. Kaşlarını kaldırıp gözlerini büyüttü. "Geçen sefer bunun yüzünden gözüme yumruğu yedim. Bir daha adını ağzıma bile almamamı söyledi ve ben şuan senin evindeyim. Beni burada görürse ölüm çıkar." Dudaklarını masumca büktüğünde başını yana yatırdı.

"Başıma bela mı olacaksın benim sen?"

"Olayım mı?" Tekrar kolundan tuttuğumda bu sefer koridora doğru itekledim. "Yürü içeri, yürü!"

....

Kat 3 'Texting' (Tamamlandı)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin