Mikey ile beraber okulun koridorunda ilerliyorduk. Arka bahçeye geçtik . Mikey iki sıçramada tellerin arkasına geçmişti bense okul bahçesinde bön bön Mikey e bakıyordum.
Bana gülümsedi ve "Hadi çok zor değil Lisa yapabilirsin" dedi.
Bende salak gibi sırıtarak..
"Hehe tabiki yaparım ya şey ehem.. " _
Tellerin üstüne zar zor çıkmıştım ve burda kaldım galiba. Burası ne zaman bu kadar yüksekdi yhağğ..
Aşşağı baktım. Mikey bana bakıyodu. Bu biraz utanç vericiydi..
"Lisa eğer düşersen seni tutarım. Bu yüzden korkmana gerek yok" (Mikey)
"K-kim korkuyomuş ya. Ben korkmuyorum Mikey.. H-hiç hemde.. Haha... B-burda manzara çok güzel sadece o yüzden inmek istemedim.. "
Gerçekten saçmalamaya başlamıştım. Lanet olasıca yükseklik korkusu nereden çıktı amk!
Okul bahçesi tarafında kalan ayağımı tellerin dışına atmaya çalıştım ve ayağım kaydı!
Yere düşecekken Mikey nin üstüne düştüğüm..
"Ay!"
Onun üstünden kalkmaya çalıştım.
"Ow.Mikey üzgünüm hemen şimdi-"
"Ah dur sanırım bilekliğin-"
"Ne? Ay özürdilerim hallediyorum"
gözlerimiz birbiriyle buluştu.Fazla yakınlaşmıştık.Onun simsiyah gözleri karadeliği andırıyordu... Sanki dokunduğu her şeyi içine çekecek olan bi karadelik...
İkimizin de yüzü kizarmişti.Mikey yi ilk defa bu ifade ile görüyordum.Onun üstündeydim ikimizde aynı anda kalkmaya çalıştık.
"Bileğim-! " Ceketini hızla çekti ve ona doğru sürüklendim. Aynı zamanda gözlerim havada uçan bilekliğimi gördü.
Onun üstüne düşmüştüm tekrar. Nası bi an yaşıyorduk biz!
"Mikey gerçekten üzgünüm.. " (Lisa)
Acaba sinirlenmişmiydi.Çok aptalım! Neden sakarlığım şimdi olmak zorundaydı ki!