-six🐈-

1.1K 170 126
                                        

Mrr~~

Birkaç gün geçti yaptığımız turnuvamsı etkinlik üstünden. Biz tayfayla yeniden kendi halimizde takılırken Felix bir kızla sohbet ediyordu. Kızlarla konuşmayı ve onlardan güzellikle alakalı tavsiye istemeyi hobi haline getirmişti, onlardan kat kat güzel olsa da. En sonunda ise kuyruğu için doğal bir karışım bulmuş ve sarı saçlı kızdan bu tarifi almıştı. Şimdi ise düz sohbet ediyorlardı. Bizim tayfa da aynı çember içinde oturup farklı farklı şeyler yapıyorlardı.

"Minho hyung." Yanıma oturan Jeongin'in sessizce bana seslenmesiyle ona cevap verdim.

"Hmm?"

"Haberin var değil mi? Geçen yaptığımız yarışmanın 2. Turu olacak."

Kaşlarımı çattım. "Bitmemiş miydi be o?" Gitmek istemiyordum. Bugün kendimi yorgun hissediyordum. Hatta ders boş olmasaydı kuyruğuma sarılıp uyuyacaktım. Şuan bu haylazlar beni bırakmıyordu.

"Hoca yetiştirememiş. Ve bu daha kısa sürecek muhtemelen. Bu sefer eşli olacak." Dedi ve gülümsedi kuyruğunu sallayarak.

"Umarım tanımadık biri gelmez çünkü ben onunla uyum sağlayamam. Ne yapacağımızı da bilmiyorum... Keşke kendimiz seçebilsek. Seni seçerdim." kulakları düşmüştü.

"Bunu bu kadar ciddiye alma tilki. Alt tarafı birkaç elemanı yeneceksin ya da yenileceksin, sorun yok." Önümdeki kağıtları karıştırmaya başladım.

"Ama eğer kazanırsak Jungil hocaya söyleyecekmiş o da sözlümüzü 100 girecekmiş."

Kulaklarım kalkmış bir şekilde başımı aniden Jeongin'e döndürdüm.

"Kalk gidip pratik yapalım." Üstüme yığılan kağıtların hepsini fırlatıp Jeongin'i kolundan çektim ve ayağa kaldırdım. Mutlu olmuş olmalı ki kuyruğu sallanmaya başladı. Çok çocuk gibiydi ve bu çok tatlıydı. Kardeşim olsa gam yemem.

"Ne çalışacağız hyung?"

"Bilmem ki, sana temel şeyleri öğretmeye çalışacağım. Küçük bir pratik sadece. Mesela önceden yaptığı ses duyarlılığını yine yapabilir bence."

"Ama yaptı zaten."

"Daha farklı şekilde bir daha yapar."

"Doğru." Beni kafasını sallayarak onayladı. O zamana kadar da bahçeye çıktık. Ders boş olduğu için hiçbir sorun olmazdı şuanlık. Şimdilik işte. Hem hiç bahsedildi mi bilmiyorum ama hava almayı çok severdim. Tüylerimin arasından geçen hoş hava kuyruğumu huylandırırdı. Özellikle hafif soğuk bir iklimdeysek.

Jeongini banka değil dümdüz yere oturttum. Karışına da kendimi oturttum.

"Kuş seslerini dinle bakalım."

"Uhm... Sağdan geliyor?"

"Yok, onu sormuyorum, dinle sadece." Jeongin'i çalıştırmam için önce benim de temelleri bilmem gerekiyordu. Yoksa nasıl çalıştırayım!?! Son zamanlarda enerjik olmasına rağmen morali düşüktü ve bu beni üzüyordu. Onu bir abi olarak neşelendirmem gerekir değil mi?

"Huzur dolu değil mi?" Jeongin'in kulakları titredi bir anlık.

"Hmmm hayır... Aniden gelip bir anda kafama sıçacaklarmış gibi geliyor." Gülümseyerek bana çevirdi gözlerini.

"Aynen." Kuyruğumun yere değmesi beni rahatsız ettiği için kıçımın üstüne oturup kuyruğumu da önüme serdim.

"Taşınacak mısınız?" Jeongin'in kulakları ve gözleri önüne düştü. Ardından kafasıyla onayladı üzgün bir şekilde.

Thin Thin, Meow! ~minsung~Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin