-fifteen🐈-

774 124 83
                                        

Oy yorum meoww~~~

2 ay...

Tamı tamına iki ay geçmişti. Jisung ne telefonlarına ne de mesajlarına cevap vermişti. Okulda gözükmüyordu bile. Ya hayalet gibiydi, ya da okulu bırakmıştı. Minho, Chris'e onu sorduğunda cevap alamıyordu. Chris'in de gözünden düşmüş gibiydi. Ne kadar Minho haklı olsa da Jisung'un daha fazla üzülmesini istemezdi.

Minho ise her zamanki gibi beklemeye başladı. Yarın gelir konuşuruz, haftaya gelir konuşuruz... Koskoca iki ay olmasına rağmen tık çıkmamıştı.

Arkadaşları sürekli kuyruğunu süründürerek gezen çocuğu neşelendirmeye çalışıyorlardı.

Minho, başını yaslamış bir şekilde sırasında yatarken Felix koşarak yanına geldi ve sıraya kendini attı. Minho irkilerek uyandığında Felix soluklanmaya başladı ve kapalı telefonunu salladı.

"Kim geliyor biliyor musun?"

"Kim?"

"Jeongin dönüyor olum!!" Minho'nun uzun zamandır sönük olan kuyruğu umutla kabarırken gözleri de parlamıştı. Ani bir şekilde doğrulmuştu.

"Harbi mi! Nasıl dönecek?"

"Bilmiyorum bilmiyorum. Ama işleri düşündüğünden hızlı halletmişler, hyungumun üzülmesine izin vermem dedi." Felix kenara ittirdiği Minho'nun yanına oturduğunda Hyunjin de başlarına dikildi.

"Jeongin mi geliyormuş, Ne?" O da aynı şekilde gülümsemişti. O yokken bir sürü kaos çıkmıştı. Hyunjin'in ona geldiğinde hepsini anlatması lazımdı. Şans tılsımları da döndüğüne göre olaylar son bulabilir diye düşündü.

"Bu arada, ona bir şeyler mi anlattın? Ben ne alaka?"

"Yok, anlatmadım." İki kere yutkunduğunda cama doğru ayaklanmıştı.

"Ay çok sıcak oldu."

"Biliyordum, anlatmışsın."

"Ama harbi sıcak oldu ya!" Camı sonuna kadar açtığında içeri soğuk vurmuştu. Leopar desenli kuyruğu olan kız zorla camı kapattırmıştı ona.

Ortamda kısa bir sohbet dönmüş, ardından herkes yerlerine dağılmıştı. Felix zıplaya zıplaya sınıftan çıkarken Minho arkasından onu gülerek izliyordu.

En azından, çoğu şeyi Jeongin'e anlatabilirdi. Küçüklüğünden beri çoğu şeyini ona anlatmıştı. O da aynı şekilde sırlarını paylaşmıştı onunla. Diğerlerinin aksine aralarında gerçekten bir abi kardeş ilişkisi var gibiydi. Birbirlerini tamamlıyorlardı.

Jeongin'in de böyle düşündüğüne emindi. O yüzden mutlu oldu. Jeongin de aynı Minho gibi düşkündü aralarındaki bağa. O acı hissettiğinde, kendisi de hissederdi. Bu yüzden üşenmemiş, kalkıp gittiği yerden geri dönüyordu.

Daha doğrusu dönmüştü.

------

Jisung, sarılıp uyuduğu yastığıyla iç içe girerken sıcak basmasıyla bir kenara fırlattı.

"Ah, sikeceğim." Elini dudaklarına götürdü. Sonra hemen çekti ve yastığına geri sarıldı.

O sırada telefonuna gelen bir bildiri sesi ile telefonuna baktı. Chris dışarıda değildi, bu numara Minho olsaydı bildirim sesi 'bok' diye ses çıkarırdı.

Eline aldığı yabancı numara ona tek bir mesaj yazmış ve konum atmıştı. Yine de bu Jisung'un ilgisini çekmişti.

+82********** 'den bir mesaj: bulaşabilir miyiz? Sana iftira atıldığını biliyorum. Bu konu ve birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum.

Thin Thin, Meow! ~minsung~Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin